Çırağan Sarayı ile Tarihi ve Mimarisi

Ekleyen : Sibel Cihan , 29 Eylül 2012 Cumartesi Beğen 1

Dosya:Pa?ac Ciragan Istambu? RB1.jpg


Çıragan Sarayı


Çırağan Sarayı;  İstanbul’un iş, tarihi ve kültürel çekim noktalarına yakın  Beşiktaş Ve Ortaköy semtleri arasında  Beşiktaş ilçesi, Çırağan Caddesi üzerinde bulunan tarihi saraydır.

18. yüzyılda dönemin hükümdarı III. Ahmet tarafından ve Lale devrinde inşa ettirilmiş, aşkların eğlencelerin ve zevklerin devri olan  Lale Devrinin zevk ve yaşantısını temsil edecek şekilde yapılmıştır. Çırağan kelimesini anlamı Farsça'da ışık anlamına gelen çerağ  kelimesinden  gelmektedir.

Tarihi

Çırağan sarayının bugünkü inşa edildiği yer   Beşiktaş ve Ortaköy arasında bulunan "Kazancıoğlu Bahçeleri" diye bilinen bir yerdi. Bu yer eskiden beri Sultanlara ait bir araziydi. VI. Murat'tan beri burası yalıların yapıldığı bir bahçe olarak kuulanılıyordu.  Dönemin hükümdarı olan III. Ahmet buradaki mülkünü gözde Vezir-i Azam’ı İbrahim Paşa’ya hediye etmiş ve ilk yalıyı İbrahim Paşa yaptırmıştı. (1)  Buradaki ilk yalı II. Ahmet'in kızı Damat İbrahim Paşa'nın eşi Fatma Sultan için yapıldı. Fatma Sultan ve İbrahim Paşa  bu yalıda ışık şenlikleri anlamına gelen çerağ şenlikleri yaptırtıyordu. O yüzden burasının adı çırağan olarak kaldı. (1) Dolayısı ile burada bir yalı da  Lale Devrinde inşa edildi ve Çırağan  adını çiçeklerin aşkların eğlencelerin devri olan Lale Devrinde kazandı.

Çırağan Şenlikleri yapıldığı için de bu yalı Çırağan Yalısı olarak adlandırılmaya başladı  Sultan III. Ahmet’in tahttan indirilmesinden sonra yalı bir süre kendi haline terk edilmişti. Sultan III. Selim (1789–1807) döneminde padişahın kız kardeşi Beyhan Sultan tarafından kullanılmış, Sadrazam Yusuf Paşa buradaki yapıların yıkılarak yerine büyük bir sahil saray yapılmasını istemiş ise de, zamanın ekonomik koşullarından ötürü bu istek gerçekleşememiştir. Beyhan Sultan yalının yanındaki Rodoslu Yalısı’nı satın almış ve yerine bir mabeyn dairesi yaptırmıştır. Yalnızca 1805 yılında buraya bazı yapılar eklenmiştir. (2)

Buna mukabil buradaki sarayın bu günkü şeklini alması daha sonra olmuştur.  Sultan II. Mahmut 1834'te bu alanı yeniden yapılandırma kararı alır. Önce mevcut olan yalıyı yıktırır. Yapının etrafında bulunan okul ve cami ortadan kaldırılır ve mevlevihane yakında bulunan bir yalıya nakledilir. Yeni saray için büyük ölçüde ahşap kullanılır gibi görünmesine rağmen esas bölümün temelinin yapımında tamamen taş kullanılmıştır. 40 adet sütun dikilerek klasik bir görünüm verilmiştir.

Sultan II. Mahmut’un (1808–1839) Çırağan’da, kıyıdaki mabeyn dairesinin arkasına yeni bir daire yaptırılmış  biri deniz kıyısında, diğeri de arka tarafta olmak üzere iki mabeyn dairesi meydana getirilmiştir. Bundan sonra 1836 yılında padişahın sürekli kalabileceği bir saray yaptırılması düşünülmüş, çevredeki bazı yapılar yıktırılmış ve Çırağan Sarayı’nın yapımına başlanmıştır.


1840'da Çırağan Sarayi

Abdülmecit 1857'de Sultan II. Mahmut'un yaptırdığı ilk sarayı yıktırmış, batı mimarisi tarzında bir saray yaptırmayı planlamış ancak 1863'te vefat ettiğinden ve parasal sıkıntılar yüzünden sarayın yapımı yarım kalmıştır. (3)

1871 yılında Sultan Abdülaziz tarafından Saray Mimarı Serkis Balyan’a  yeni sarayın inşaatını  tamamlatmış ancak stil olarak batı değil, doğu mimarisi seçilmiş ve Kuzey Afrika İslam Mimarisi uygulanmıştır. Sarayın müteahhitliğini  saray imari olan Sarkis Balyan ve ortağı Kirkor Narsisyan yapmıştır. Eski Çırağan Sarayı'nın tahta binası yıkılarak yerine yenisinin taştan temelleri konmuştur. Sarayın paha biçilmez işlemeli kapılarından bin altın değerinde olan biri Vortik Kemhacıyan'ın elinden çıkmıştı. 4 yılda 4 milyon altına mal olan yapının ara bölme ve tavanı ahşap, duvarları  mermer kaplıydı.  Saray mermerden olup, toplam mekân 80 bin metrekare kadar yüz ölçümüne yayılmış olarak inşa edildi (4)

Sultan II. Abdülhamit bu kapılardan bir tanesini, onları çok beğenen dostu Almanya İmparatoru Kayzer II. Wilhelm'e armağan etmiştir. Dünyanın her yanından nadide mermer, porfir, sedef gibi maddeler getirtilerek sarayın yapımı için kullanılmıştır. Yalnız sahil inşasında 400.000 Osmanlı lirası harcanmıştır. Yapımına 1863'te başlanan Çırağan Sarayı 1871'de bitirilirken 2,5 milyon altın harcanmıştır.(2) Taş işçiliğinin üstün örnekleri sütunları zengin döşenmiş, mekanlar tamamlardı. Odalar nadide halılarla, mobilyalar altın yaldızlar ve sedef kalem işleri ile süslüydü. (5) Renkli mermerle süslenmiş cepheleri, abidevi kapıları vardı ve arka sırtlardaki Yıldız Sarayına bir köprü ile bağlanmıştı. Cadde tarafı yüksek duvarlar ile çevriliydi. 4 yılda 4 milyon altına mal olan yapının bitirilebilmesi için Avrupa devletlerinden borç para alınmıştı.  Fakat   sarayın inşa alanının genişlemesi için Mevlevihane'nin taşınması, sarayın uğursuzlukgetireceği söylentisinin  çıkmasına sebep olacaktır.

Son kez 1876 yılının Mart ayında buraya gelerek bir süre dinlenen Sultan Abdülaziz, halk arasında mevlevihanenin yıktırılarak saray arsasına katılmasının uğursuzluk getireceği gibi söylentiler çıkması üzerine Çırağan Sarayı'nı terk ederek Dolmabahçe Sarayına yerleşti. (3)

Sultan Albdülaziz'in yeğeni olan V. Murat 30 Mayıs 1876'da padişah olmuş, 31 Ağustos 1876'da tahttan akli dengesini yitirdiği için indirilmiş ve bugün Beşiktaş Lisesi olarak kullanılan Harem binasına nakledilmiştir. Saray’ın Ana binasının yanında, harem ve ağalar dairesi olarak üç bölüm vardır. Abdülaziz tahtan indirildikten bir süre sonra ailesi ile birlikte Saray’a hapsedilmiştir. (3-4)  Abdülaziz'in yaptırdığı bu sarayda bir süre sonra ölü bulunması söylentileri haklı çıkartmış olur. Abdülaziz  yaptırdığı halde  gönüllü olarak kalamadığı bu saraya , tahtan indirildikten sonra  zoraki getirilmiş 29 Ağustos 1904 tarihinde garip bir tecelli ile gönüllü olarak kalmaktan korktuğu bu sarayda gözetim altında tutulurken ve bir sabah sarayda esrarengiz bir şekilde ölü bulunmuştur. (5)

V. Murat da tahtan indirildikten sonra ailesi ile birlikte 29 sene burada gözaltında tutulur.  Bazı padışahların göz altında tutulduğu yer olarak hafızalarda kalan sarayın uğurusuzluğu bitmeyecektir. Bu saray II. Abdülhamit tarafından içerisindeki eşyaları ile birlikte Meclis-i Mebusan’a verilmiş 14 Kasım 1909'da Çırağan Sarayı Meclis-i Mebusan Binası olarak kullanılmaya başlanmıştı.  15 Kasım 1909’da büyük bir törenle açılmış,  1908 yılında II. Meşrutiyet’in ilanından sonra Meclis Binası olarak da kullanılmaya başlanmıştı. Bu dönemde sarayda II. Abdülhamid'in büyük sanat koleksiyonundan Rembrandt ve Ayvazovski'nin eserlerine yer verilmiştir.(2-3)
 Bu sırada sarayın iç bölümleri meclis toplantıları için değiştirilmiştir. Üst katta, denize bakan son derece görkemli salona padişah için bir taht yerleştirilmiştir. Ortadaki salon Ayan Meclisi’ne ayrılmıştır.(2)



SARAYIN MİMARİ ÖZELLİKLERİ

Çırağan Sarayı, 1863-80′li yıllarda yaygınlık kazanmış olan oryantalist üslubun en önde gelen örneklerinden birini teşkil etmektedir. Endüslist Emevilerinin Elhamra sarayından esintiler taşıyan oryantalist eğilimlere uygun olarak inşa edilmiştir.

Saray Beşiktaş’tan Ortaköy’e kadar uzanan alanda beş bölümden meydana gelmiştir. Bunlar Merasim ve Mabeyn daireleri, Daire-i Hümayun, Harem ve Veliaht Dairesi başta olmak üzere on yapıdan meydana gelmiştir. Bu sarayın en görkemli bölümü de ortada bulunan mermer sütunlarla hareketlendirilmiş cephe görünümü ile padişaha ait olan daire idi.

"Saray plan açısından başlıca dört kısma ayrılır. Bunlar; Mabeyn, Yatak ve Valide Daireleri’nden oluşan Büyük Saray-ı Hümayun, Harem Dairesi, Ağalar Dairesi ve çeşitli yapılardan oluşan müştemilatı. Sarayın bulunduğu alan 115 metre genişliğinde 664 metre uzunluğunda olup toplam 76.360 m2 lik bir alanı kaplamaktaydı. " (6)

"Büyük Saray-ı Hümayun; bodrum kat dahil üç kattan oluşmuştu. Toplam olarak 9.850 m2 lik bir alanı kaplıyordu. En üst katta birbirinden şekil itibariyle farklı yapılmış, fakat büyüklükleri birbirine yakın olan üç sofası vardır ve üçü de merkezi tiptedirler. Her birinin deniz ve kara tarafında eyvanlar vardır. Yalnız Ortaköy tarafındaki bölümdekinin o tarafa nazır bir eyvanı daha vardır. Bölümler merdivenlerin iki tarafına alınmış çifte koridorlarla birbirine bağlıdır. " (6)

"Saraya deniz tarafında iki yönlü büyük mermer merdivenlerle girildiği gibi, öteki yönlerinde de mermer merdivenler bulunmaktadır. Deniz tarafındaki merdivenlerle "Direkli Salon"a girilir. Bu salon 40 m. uzunluğunda, 20 m. genişliğinde ve 14 m. yüksekliğindeydi. Sarayın dış cephelerinde ve içinde 1.300 mermer, porfir, somaki direk bulunuyordu. İçinin duvarları tümüyle beyaz, pembe ve yeşil mermer ile işlenmişti. " (6)

"Çırağan Sarayı süsleme açısından oldukça zengin bir görünüşe sahipti. Saray içerisinde ağırlıklı olarak geometrik süslemeler kullanılmıştı. Temelde saray, bütün yönleriyle birbiriyle uyum içinde olan bir düzene sahiptir. Mobilyasından kapılarına, pencerelerinden sütunlarına ve halılarından tavanlarına varıncaya kadar bilinçli bir süsleme anlayışı içerisindedir. " (6) ( Geniş bilgi için bkz, http://bilgininadresi.net/Madde/33866/ )

"Çırağan Sarayı’nın en ilginç ve en üstün tarafı planıdır. Bu planın kuvveti Türk ev mimarisi geleneğine bağlı kalmış olmasıdır. Bu tarihe kadar bu büyüklükte tek vücut saray bölüğü yalnız II. Mahmut yapıları Çırağan ve Beylerbeyi saraylarında ahşaptan, 15 sene evvel de Dolmabahçe Sarayı’nda yarı kâgir olarak uygulanmıştır. Fakat bu planlar nedense yeni Çırağan Sarayı planına nazaran eski klasik Türk planlarından daha uzak kalmışlardır. Çırağan’a en yakın olan örnek XVIII. yüzyıla kadar uzanan Kıbrıslı Yalısı planıdır. Çırağan Sarayı’nda üç sofalı klasik Türk planı büyük ölçüde uygulanarak sıkı bir dikdörtgen içine alınmış ve eski Türk saraylarını anımsatacak pitoresk cumba ve çıkmalardan kaçınılmıştır. Üç bölükten oluşan plan, cephede de aynen ifade edilmiş ve her bölük arasına birer girinti şeklinde teras konması uygun görülmüştür. Her bölüğün ortasındaki sofa, özel ve büyük pencere elemanları ile belirtilmiş ve bu arada ortadaki cephe elemanı, Avrupa mimari anlayışına benzetilerek sağ ve soldakilere oranla biraz geniş tutulmuştur. Böylece Selamlık Sofası haç şeklinde yani dört kollu olmuştur. Bunun dışında gerek sofalarda gerekse odaların yerleşme ve boyutlanmalarında tümüyle serbest ve fonksiyonel bir şekilde hareket edilmiş, bu tutum cephelerde de belirtilmiştir. Daha fazla önem verilen ve daha zengin olan Hünkâr Hamamı ise ayrı bir kol içinde uygulanmıştır. Bu kol bir köprü şeklinde, sarayı yolun karşı tarafındaki bahçeye bağlamaktadır.”  (2)



1910'da Çırağan Sarayı yangını

20 Ocak 1910 yılında Meclis-i Mebusan Salonu'nun üst bölümünde ve çatı katındaki kalorifer bacasından çıkan bir yangınla saray 5 saat içerinde yanmıştır. Çok değerli antikalar, II. Abdülhamid'in özel koleksiyonu ve V. Murat'ın kütüphanesi de yanarak kül olmuştur. (3 )  Meclis-i Mebusan ve Ayan’ın Çırağan Sarayı’na taşınmasından iki ay dört gün sonra 6 Ocak 1910’da sarayda çıkan yangın birkaç saat içerisinde  sarayı tamamen sarmış ve saraydan geriye yalnızca dört ana duvarı ayakta kalabilmiştir. Bu yangının elektrik kontağından çıktığı ve sarayın itfaiyenin yetersizliğinden ötürü yandığı söylenmektedir. 1871 de bitirildiği sırada ortaya atılan uğursuzluk söylentileri gerçekleşmiş  mevlevi dervişlerinin mezarı ve mevlevihanenin üzerine inşa edilen sarayın başından pek çok uğursuzluk geçmiş en sonunda da  saray yanıp kül olmuştur.

I. Dünya Savaşı sonunda İstanbul'un işgal altında bulunduğu dönem içerisinde Çırağan Sarayı harabeleri 'Bizo Kışlası' ismiyle bir Fransız istihkam kıtası tarafından kullanılmıştır.

1930'da Saray'ın bahçesi, Beşiktaş Futbol Kulübü tarafından ulu ağaçlar kesilerek "Şeref Stadı" adiyla bir futbol sahası haline getirilmiştir.

Daha sonradan da Prof. Bonatz ve ünlü Türk mimarı Prof. Sedat Hakkı Eldem tarafından, buraya turistik bir otel yapılmak üzere tetkiklerde bulunulmuştur. 1946 yılında Saray'ın bodrum katında bulunan mevlevi dervişlerine ait mezarlar, bir istihkam yüzbaşısının altın aramak için yaptığı kazılarda tahrip edilmiş aynı yıl içerisinde Saray çıkarılan bir kanunla İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bırakılmıştır.(3)

Cumhuriyet döneminde sarayın Beşiktaş tarafındaki birinci binası önce İlkokul, sonra da İETT’ye tahsis edilmiştir. Ondan önce gelen boşlukta Et Balık Kurumu, Soğuk Hava Deposu yapılmıştır. Kıyıdaki eski harem binasına Beşiktaş Kız Lisesi yapılmıştır. Yanmış saray binasından sonraki Yaverler Binası Yüksek Denizcilik Okulu’na, ondan sonra gelen bölümler Galatasaray Lisesi ile Beşiktaş Ortaokulu’na, son bina da Kabataş Lisesi’ne tahsis edilmiştir. (8)

12 Eylül 1980’den sonra İETT deposu boşaltılmış ve restore edilerek Devlet Konukevi haline getirilmiştir. Sarayın bahçesi Türk futbolunda önemli bir yeri olan Şeref Stadı olarak da kullanılmıştır. Bundan sonra sarayın kalıntıları modern bir otel haline getirilmek için Alman turizm şirketi Kempinsky İşletmesi’ne tahsis edilmiştir.
1987 yılında otel olarak kullanılmak amacıyla Japon Kumagai Gumi ve Türk Yüksek İnşaat tarafından restorasyonuna başlanmış 1990 yılında otel 1992 yılında ise Saray hizmete açılmıştır. Uzun süren tasarım ve inşaat çalışmaları sonrasında "Çırağan Sarayı Oteli" 1990 yılında açılmış bu tarihi saray o günden itabaren otel olarak kullanılmaktadır.


Saray'da bundan sonra yapılan restorrasyon  ise 20 Nisan 2006'da bitirildi ve Saray süitleri tamamen yenilendi. Yıllar boyu harabe halinde duran kalıntı büyük tamirler sonunda yeniden ihya olmuş, yanına ilave edilen eklentiler ile bir sahil oteline dönüştürülmüştür.  retore edilen Çıragan Sarayı  bu gün bir otel olarak kullanılmaktadır.

Günümüzde otel olarak kullanılmakta ve birçok sosyal aktiviteye ev sahipliği yapmaktadır. (7)


KAYNAKÇA
  1. http://www.ciraganpalace.net/ciragansarayi.aspx
  2. http://www.asdefinem.com/index.php/antik-yapilar/173-cragan-sarayi
  3. http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87%C4%B1ra%C4%9Fan_Saray%C4%B1
  4. http://www.ibb.gov.tr/sites/ks/tr-TR/1-Gezi-Ulasim/istanbul-saraylari/Pages/ciragan-sarayi.aspx
  5. http://harika.istanbul.gov.tr/Default.aspx?pid=360
  6. http://bilgininadresi.net/Madde/33866/%C3%87%C4%B1ra%C4%9Fan-Saray%C4%B1%E2%80%99n%C4%B1n-Mimari-%C3%B6zellikleri-
  7. http://www.kempinski.com/tr/istanbul/ciragan-palace/welcome/
  8. http://www.kenthaber.com/marmara/istanbul/besiktas/Rehber/saraylar/ciragan-sarayi
  9. http://www.3dmekanlar.com/tr/ciragan-sarayi.html

Dosya:Ciragan Palace 1840.JPG

1840'da Çırağan Sarayi- Alıntı: http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87%C4%B1ra%C4%9Fan_Saray%C4%B1

Dosya:Dreamworlds Ciragan-Palace.jpg

Çırağan Sarayı - giris salonu. http://tr.wikipedia.org/wiki/Dosya:Dreamworlds_Ciragan-Palace.jpg


 Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim, Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak, bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Bengisu KUZUCULAR
12 Haziran 2018 Salı 14:30:52
teşekkür ederiz

Bengisu KUZUCULAR
12 Haziran 2018 Salı 14:31:12
teşekkür ederiz

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...