Çorum Tarihi Turizmi ve Doğal Güzellikleri

 
https://tatilyerlerivefiyatlari.blogspot.com/2012/07/corum-bilgileri-ve-gezilecek-yerler.html

Alacahöyük ve Açıkhava Müzesi


Çorum


 Çorum ; Orta Karadeniz Bölümünün iç kısmında yer almaktadır. Doğuda Amasya, güneyde Yozgat, batıda Çankırı, kuzeyde Sinop, kuzeydoğuda Samsun, güneybatıda Kırıkkale ile çevrilidir.Yüzölçümü 12.820 km² dir.

Ortalama yükseltileri 1500 m. dolayında olan Canik, Ilgaz ve Küre Dağları güneye doğru (Bozok Yaylasına) gittikçe alçalır ve  Kızılırmak vadisi ve Yeşilırmak’ın Çekerek Suyu kıyılarında uzayıp giderler. Çorum dağlarının yüksek kısımları İskilip-Osmancık ve Kargı ilçeleri toprakları üzerindedir. Merkez ilçenin kuzeyinde Eğerci Dağ sıraları, Batı yönde Alagöz ve Kösedağları yer alır. Osmancık ilçesindeki Kızılırmak Vadisi boyunca uzanan Çal ve Ada Dağları; Kargı ilçesi sınırları içinde devam ederek Çorum’un en yüksek dağlarından olan Kös Dağlarındaki Erenler Tepesine (2097 m.) ulaşır. (1)

Çorum İlindeki akarsular, sularını ülkemizin iki önemli akarsuyu olan Kızılırmak ve Yeşilırmak Havzalarına boşaltırlar. Çekerek Irmağı,Çorum Çat Suyu (82 km)Mecitözü Çayı  başlıca ve diğer akarsularıdır. Son 2011 Nüfus sayımına göre il merkezinin nüfusu yaklaşık 226.000 dir.

İlçeleri:

    Alaca
    Bayat
    Boğazkale
    Dodurga
    İskilip
    Kargı
    Laçin
    Mecitözü
    Oğuzlar
    Ortaköy
    Osmancık
    Sungurlu
    Uğurludağ

Çorum'da Yapmadan Dönme

-Hititlere 450 yıl başkentlik yapmış olan Çorum'un  Boğazkale-Hattuşa, Alacahöyük ve Ortaköy-Şapinuva’ daki çok önemli kalıntılar  
-Bu kazılardan çıkan eşiz eserlerin tarihi bir mekanda 7000 yıllık gelişiminin sergilendiği Çorum, Alacahöyük ve Boğazköy Müzeleri
-Kargı ve Abdullah, Osmancık Başpınar ve Karaca Yaylaları
-Ortaköy İncesu Kanyonu
-Bakır El Sanatları
-Çorum Mantısı, Keşkek ve İskilip Dolması,Gül burma ve Has Baklavası
-Çorum Leblebisi, İskilip Ayakkabısı

Çorum'a gidenlerin mutlaka, görmesi, gezmesi, alması ve tatması gereken özellikleridir.


 https://www.ucuzatatilyeri.com/gezilecek-yerler/hattusa-%E2%80%93-bogazkale-%E2%80%93-corum-resimler-ulasim



ÇORUM TARİHİ

Çorum'daki bazı bulgular yontma taş çağı (Paleolitik) ve  Cilali Taş Devrinde (Neolotik) yerleşimin varlığını göstermektedir. Çorum ve çevresinde ilk yerleşim M.Ö. 4000  kalkolotik döneme uzanır.  Yörede kazı yapılan merkezlerin hemen hepsinde kalkolotik çağa ait kap, kacak ve bakırdan yapılma malzeme ele geçmiştir.
Yörede zengin maden yataklarının bulunması  zengin etnik guruplara ve krallıkların ortaya çıkarmasına neden olmuş, Alacahöyük, Büyük Güllücek, Boğazköy, Eskiyapar, Kuşsaray'daki yerleşimler bu dönemden itibaren devamlılık göstermiştir.

M.Ö. 3000 yıllarında Anadolu'da etrafı surlarla çevrili kent devletlerinin yaşadığı bilinmektedir. Çorum ve çevresinde etrafı surlarla çevrili pek çok kent devletinin varlığı yapılan arkeolojik kazılarla belirlenmiş durumdadır.  Alacahöyük bu dönemin en zengin kent beyliklerinden biri olarak karşımıza çıkar. Orta Tunç Devri Anadolu'da Asur Ticaret Kolonilerinin ve Eski Hitit Devletinin ortaya çıktığı dönemdir. M.Ö. 11. bin yılı başlarında Anadolu zengin ve o çağın bayındır ülkelerinden biridir. Anadolu'nun bu durumunu bilen Mezopotamyalılar Asur Devletinin önderliğinde bir ticaret ilişkisi içine girdiler.  Asurlular bazı Anadolu kentlerinin yanına 9 tane pazar kenti "KARUM"lar kurmuşlardır.

Boğazköy'de Hattus Karum adıyla kurulan kent bu ticaret merkezlerinden biriydi. Bu kurumlar Asur'a bağlı olup, tüccarlar ve ticarethane ve yol güvenliği için yerli beylere vergi ödüyorlardı.  Bu çağ sanatında insan ve hayvan heykelcikleri ile hayvan biçimli içki kapları (rython) Çanak Çömlek gibi yerli gelenek ve görenekler mezopotamya sanatıyla etkileşime girerek gelişmiş ve Hitit sanatının temelleri atılmıştır.(1)

HİTİT ÇAĞI M.Ö. 1650-1200

Hint Avrupalı bir kavim olan ve M.Ö. 1850'lerde Anadolu'ya gelen Hititler; önceleri Anadolu'nun yerli halkı yanında paralı asker olarak çalışmışlardır.
Asurluların Anadolu'dan çıkmak zorunda kalmaları sırasındaki mücadelelerde askeri ve idari yönden temayüz ederek devlet idaresini ellerine almışlardır. Anadolu'nun yerli halkıyla kaynaşan Hititler, Anadolu'daki beylikleri birleştirip, siyasi birlik sağlayıp Hitit Devletini kurmuşlardır. Bu devletin kurucusu Labarna, başkenti Çorum İli Boğazkale İlçesi Boğazköy (Hattusas)dür. Hititlerin adı Anadolu'nun yerli kavmi olan Hattilerden gelmektedir.

Hitit tarihi M.Ö. 1650-1450 eski krallık ve M.Ö. 1450-1200 Hitit İmparatorluk Devri olmak üzere iki safhada incelenir. Hititler Anadolu'da hakimiyeti kurduktan sonra Suriye'ye seferler yapmışlardır. MÖ 1650/1600 de Hattuşa yeni kurulmuş Hitit devletinin başkenti olmuştur. Eski Hitit Krallığı olarak adlandırılan ilk döneme (MÖ 1650-1400  civarında) ait yerleşime şimdilik Alacahöyük, Ferzant ve Sungurlu yakınlarındaki Yörüklü’de rastlanmaktadır. MÖ 1400-1200 arasındaki Büyük Hitit İmparatorluğu döneminde  Alacahöyük’te bir kültür merkezi oluşmuş ve Şapinuva/Ortaköy’de önemli bir eyalet merkezi gelişmiştir. (2)  Mısır'la yaptıkları Kadeş Savaşı sonrası, tarihteki ilk yazılı anlaşma olan Kadeş Anlaşmasını yapmışlardır.

Hitit Devletinin kuruluşundan itibaren mezopotamya'lı unsurlar, Anadolu'nun yerli sanatıyla birleşmiştir. Sanatta boyutlar büyümüş anıtsal eserler ortaya çıkmıştır. Büyük Mabetler, Saraylar, Sosyal Yapılar, kaya kabartmaları ve ortosdadlarla önceki sanattan ayrılır. M.Ö. 1200 yıllarında deniz kavimleri gücü ve kuzeyden Kaşka saldırılarıyla zayıflayan Hitit Devleti yıkılır. Başta Boğazköy olmak üzere bütün Hitit şehirleri yakılıp talan edilir. (1) Çorum ve çevresi daha sonra Hititlerrrden sonra , Frig, Kimmer, Med, Pers, Galat, Roma, Bizans, Selçuklu, Danişmend, Moğol, Ertena, Kadı Burhanettin ve Osmanlı hakimiyetine girmiştir.(3)

FRİG ÇAĞI


Hitit Devleti'nin yıkılışından sonra Anadolu'da 300 yıllık bir karanlık devir yaşanmıştır. M.Ö. 800 yıllarında Asur kaynaklarından "Muşki" olarak geçen Frigler, merkezi gordion olmak üzere Kızılırmak yayı içindeki bölgede bir devlet kurarak tarih sahnelerine çıkmışlardır.

Friglerin Çorum İlindeki önemli yerleşme merkezleri Pazarlı, Boğazköy, Alacahöyük ve Eskiyapar'dır. Bu çağın önemli bir özelliği de, demirin uygarlığa bu çağda girmesi ve Demir Çağına Friglerle başlanmasıdır. M.Ö. I!. Yüzyılın ilk yarısında Kimmerler tarafından yıkılan Frigler; Kültür ve sanattaki etkinliklerini M.Ö. 330'da Büyük İskender'in Anadolu'yu ele geçirmesine kadar devam etmişlerdir. (1)

Kimmerlerin Frig devletinin yıkılmasından sonra Çorum ve çevresi İran'da bir devlet kuran Med'lerin daha sonra da Pers'lerin hakimiyetinde kalmıştır. M.Ö. 276'da Trakya üzerinden geldikleri sanılan Galatlar, Çorum ve çevresinde Hitit ve Friglerden sonra en çok iz bırakan devlettir. Konfedarasyonla yönetilen galatların, Çorum ili dahilindeki merkezleri Tavium, İskilip Avkat ve Nefes Köydür. (1)

Roma İmparatoru Julius Cesar zamanında bu bölgede Romalıların eline geçmiş ve M.S. 395'te Roma İmparatorluğunun ikiye ayrılmasından sonra Çorum ve civarı Roma (Bizans) İmparatorluğu'nun hissesine düşmüştür. Bu devirde Çorum'un adının Yonkinya olarak görmekteyiz. Bölge, Hellenistik/Galat döneminde(M.Ö. 300-25) Kelt kökenli Trokmi boyunun hakimiyet bölgesine dahil olur. Roma döneminde de bölge kısmen Kapadokya eyaletine dahil edilir. Amasya’ya uzanan önemli antik yol buradan geçmektedir. Bizans döneminde ise bölge yoğun yerleşime sahne olur. 1071’de kazanılan Malazgirt savaşıyla Orta Anadolu Selçuklu hakimiyetine girer. (2)


ÇORUM'UN TÜRK YÖNETİMİNE GEÇİŞİ

1071 Malazgirt Zaferinden sonra Türk beylikleri birçok koldan Anadolu kalelerini Bizanslılardan almışlardır. Çorum ve çevresini Türkler tarafından fethi konusunda iki ayrı görüş vardır. İlk görüşe göre; Çorum ve çevresi Danişment Ahmet Gazi tarafından 1075 yılında feth edilmiştir. İkinci görüşe göre; Melihşah'ın ümerasından Emir Tutak ve Emir Altuk'un Çorum'u fethettikten sonra yeni fetihler için Bağdat'a tayin edildiği ve Ahmet Gazi'nin bundan sonra bu bölgenin yönetimine getirildiği biçimindedir.

DANİŞMENT BEYLİĞİ DÖNEMİNDE ÇORUM

Danişmentliler Anadolu Selçuklularına bağlı olarak Çorum'da içinde olmak üzere Sivas, Tokat, Ankara, Çankırı, Kastamonu ve Yozgat çevresinde hüküm sürmüştür. Çorum ve çevresinde Danişment beyliğinin en önemli olayları Haclı seferlerine karşı mücadeledir. Danişment beyliği, 11. Kılıç Arslan tarafından 1178 yılında Anadolu Selçuklu devletine bağlanmıştır.

ANADOLU SELÇUKLULARI DÖNEMİNDE ÇORUM

11. Gıyasettin Keyhüsrev zamanında Çorum'un idari bölümlerinden Serleşkerlik (Bölge Komutanlığı ve Sancak Beyliği) olduğu ve başında Hatirüddin Zekeriya adlı bir komutanın bulunduğu bilinmektedir.

Anadolu Selçuklu Devleti 1243 Kösedağ Savaşı'nda Moğollara yenildikten sonra Anadolu'da karışıklıklar çıkmış, 1276'da Kunduz Bey'in Oğlu Emir Celalettin Çorum'daki Moğolları yenerek Çorum ve Amasya'yı kurtarmıştır. Çorum'daki Kunduzhan Mahallesi adı da bu Bey'e ilişkin olarak verilmiştir.

OSMANLILARA KADAR ÇORUM

Selçuklu Devleti 1308 tarihinde yıkıldıktan sonra Çorum Anadolu'da kurulan beyliklerden Eretna Beyliğinin daha sonra Kadı Burhanettin Ahmet Devletinin yönetimi altına girmiştir. Osmanlı Padişahı Yıldırım Beyazıt Anadolu'da birliği kurmaya çalışırken 1398'de Çorum, Osmancık ve İskilip'ten sonra Amasya'yı da alarak oğlu Çelebi Mehmet'i Amasya'ya Vali atadı.





OSMANLILAR DÖNEMİNDE ÇORUM


Çorum, Yıldırım Beyazıt'ın fethinden Cumhuriyete kadar Osmanlı yönetiminde kalmıştır. Ankar Savaşından sonra Timur'un himayesinde Amasya'da egemenliğini yürüten Çelebi Sultan Mehmet, Çorum'da bir subaşılık kurarak tüm bu çevreyi Osmanlı yönetiminde tutmuş, 1413 yılında Anadolu'da birliği sağladıktan sonra, oğlu 11. Murat'ı Amasya'ya Vali atamıştır. Bu dönemde Çorum Sancağı'da Amasya'ya bağlı idi.

Çelebi Mehmet'ten Osmanlılar'ın yıkılışına kadar geçen süre ile ilgili yeterli bilgi ve belgeye sahip olmamakla birlikte, XVl. Yy'dan sonra meydana gelen Celali İsyanları nedeniyle Çorum'un yeterince gelişemediği de bir gerçektir.



ÇORUMDAKİ  MÜZELER


ÇORUM MÜZESİ


 H.1332 yılına tarihlenen ve yapıldığı günden bu yana Hastane, Ziraat Mektebi, Makine Meslek Yüksek Okulu olarak hizmet veren bina, 1986 yılında  1989 yılında Müze hizmet binası olarak kullanılmak üzere restore edilmeye başlanmış, 2003 tarihinde ziyarete açılmıştır.

Müze binasında, Arkeolojik ve Etnoğrafik teşhir salonları birbirinden bağımsız olarak düzenlenmiştir.

Dört katlı  Arkeolojik eser salonunun ilk katında, Alacahöyük, Kuşsaray ve Büyük Güllücek kazılarında bulunmuş olan Kalkolitik Çağ eserleri ile başlayan kronolojik bir teşhir yapılmıştır. Yine bu salonda Eski Tunç Çağına ait Alacahöyük kazı buluntuları ile müzeye satın alma yoluyla kazandırılan aynı döneme ait eserler sergilenmektedir. (Boğazköy-Hattuşa, Alacahöyük, Yörüklü Hüseyindede) açığa çıkartılan Hitit dönemi eserleri ile Boğazköy-Hattuşa’da açığa çıkartılan yapıların mimari kesiti ve magazinler, fotoğraflar ve tanıtım levhaları eşliğinde sergilenmektedir. Hitit kralı II. Tuthaliya’ya ait (M.Ö.1430) ünik bronz kılıç’ta yine aynı katta sergilenmektedir.

Hitit yazılı belgeleri (Çivi Yazılı tabletler) ile başlayan 2. katta, Boğazköy-Hattuşa kazılarında arşiv halinde bulunan kil mühür baskılı bullaları, kronolojik olarak Ortaköy-Şapinuva kazı buluntusu Çivi Yazılı tabletler ve mühür baskılı bullalar izlemektedir

3. katta, Pazarlı kazısında açığa çıkartılmış olan Frig Dönemi buluntularını aynı döneme ait Boğazköy-Hattuşa ve Alacahöyük buluntuları izlemektedir. Bu kattaki kronolojik sergileme Hellenistik, Galat ve Roma dönemi seramik eserleri ile son bulmaktadır. Ayrıca, Hellenistik dönemden itibaren başlayan ve Roma dönemi ve bu döneme ait şehir sikkeleri ile Bizans ve İslami dönem sikkelerinden oluşan Çorum Müzesi Sikke koleksiyonu da bu katta sergilenmektedir.

Roma dönemi cam eserleri, altın ve gümüş süs eşyaları, heykelcikler, kandiller ile Bizans dönemi eserlerinin sergilendiği 4. kat ile müze teşhiri son bulmaktadır.

Arkeoloji bölümü teşhire açılan Çorum müzesinde Etnoğrafik salon ve bahçe tanzim çalışmalarına ise devam edilmektedir. (4)




 ALACAHÖYÜK MÜZESİ

Çorum Müzesine bağlı olarak hizmet üreten Alacahöyük Müzesi, Alaca İlçesi, Alacahöyük beldesinde yer almakta olup, Çorum’a 45 km uzaklıktadır. Alacahöyük’te ilk yerel Müze, 1940 yılında teşhire açılmış, 1982 yılında ise Örenyeri içerisindeki yeni binasına taşınmıştır.

1935 yılında başlayan Alacahöyük kazılarında açığa çıkartılan Kalkolitik, Eski Tunç Çağı, Hitit ve Frig eserlerinin sergilendiği müzede ayrıca Alaca Pazarlı örenyeri kazısında bulunan Frig dönemine ait eserler de sergilenmektedir. (4)



BOĞAZKÖY MÜZESİ

12 Eylül 1966 yılında açılan Müze, (Hattuşa) kazılarında açığı çıkan ve çevreden müzeye gelen eserlerin depo ve sergilemesinin yapıldığı mahalli bir müze konumundadır.
Hitit dönemine ait eserlerin ağırlıklı olduğu müzede; Kalkolitik, Eski Tunç, Hitit, Frig, Roma ve Bizans dönemlerine ait eserler de sergilenmektedir.

Giriş holünden geçilen birinci salonda; Kalkolitik, Eski Tunç ve Asur Ticaret Kolonileri Çağına ait pişmiş toprak eserlerin sergilendiği vitrinler ile bu salondan büyük salona geçilen bölümde ise Yazılıkaya’dan getirilen Tanrıça İştar kabartması yer almaktadır. İkincisi salonda; kronolojik olarak yapılan teşhir düzenlemesinde Asur Ticaret Kolonileri Çağı ile Eski Hitit dönemine ait büyük boy gaga ağızlı testiler ve bunların buluntu durumlarını gösteren fotoğraflar yer almaktadır. Bu vitrinlerin devamında yer alan vitrinlerde ise Eski Hitit ve İmparatorluk dönemine ait pişmiş toprak ve taş eserler, Frig dönemine ait boyalı seramik kapla, fibulalar, Roma dönemine ait pişmiş toprak ve cam eserler, Bizans dönemine tarihlenen bir kiliseye ait bronz malzemeler sergilenmektedir. Ayrıca müzede yer alan orta vitrinlerde yine Hitit dönemine ait çivi yazılı tabletler, mühür, baskılı pişmiş toprak bullalar, silindir ve damga mühürler, bronz baltalar vb  yer almaktadır. (4)


https://www.ucuzatatilyeri.com/wp-content/uploads/2011/08/hattusa2.jpg
https://www.ucuzatatilyeri.com/wp-content/uploads/2011/08/hattusa2.jpg



TARİHİ YERLERİ

Hattuşa-Boğazkale

Hitit İmparatorluğun başkenti Hattuşa, Çorum’un 80 kilometre güneybatısında, Boğazkale ilçesindedir. Bölge 1988 yılında Tarihi Milli Parklar statüsüne alınmıştır.

Hattuşa 1834 yılında Fransız mimar Charles Texier tarafından keşfedilmiş, 1906 yılında ilk büyük çaplı kazı yapılmıştır.  1931-39 yılları arasında ve 2. Dünya Savaşı nedeniyle verilen aradan sonra 1952’de yeniden başlatılan kazılar, kesintisiz olarak Alman Arkeoloji Enstitüsü tarafından sürdürülmektedir.

Hitit İmparatorluk döneminde, yani M. Ö 14 ve 13.yy  şehir yaklaşık altı kilometre uzunluğunda bir surla çevrilmiştir. Daha geç bir imar evresinde bu surların önüne ikinci bir duvar daha örülerek, kent daha sıkı bir savunmaya alınmıştır. Bu yeni sur üzerinde bulunan, anıtsal şehir kapılarının çoğu günümüze kadar oldukça sağlam durumda gelmiştir. Güney batıda, dış yüzünde aslan yontuları bulunan Aslanlı Kapı’yla, iç yüzünde, silahlı tanrının bulunduğu Kral Kapı, bunların en önemlileridir. Kentin güney ucundaki Yer Kapı’nın özel bir rolü olmalıydı. Burada 30 m. yüksekliğinde, 250 m. uzunluğunda ve 80 m. genişliğinde bir toprak set oluşturulmuştur. Bu set üzerinden geçen kent surunun ortalarında Sfenksli Kapı yer alır. Bu kapının tam altında, Hatuşa’nın bugün içinden geçilebilen tek potern (tünel) vardır. 71 m. uzunluğunda ve 3 m. yüksekliğindeki poternden geçilerek sur dışına çıkılmaktadır.

Şehirde ayakta kalmış, izlenebilen yapıların büyük bölümü, surlar gibi, M.Ö 13. yy.’ dan kalmadır. Kraliyet yapılarının yer aldığı Büyükkale’de, direkli galerilerle çevrili avlular, konutlar, depo binaları ve büyük bir kabul salonuyla, büyük bir saraya ait kalıntılar ortaya çıkartılmıştır.

Yukarı şehir’de tapınaklar yanında, kraliyet saraylarının bulunduğu Büyükkale’nin önünde, resmi işlere ayrılmış, bazı anıtsal yapılar açığa çıkartılmıştır. Şehrin bu bölümünde, son Hitit Büyük Kralı II.Şuppiluliuma’ nın Luvi hiyeroglifleriyle, taş üzerine kazınmış, kendisi ve babası IV. Tuthaliya’nın yaptığı işleri anlatan iki büyük yazıt bulunmaktadır.

Hattuşa’da son yıllarda yapılan kazılarda, büyük boyutlarda, sayıları 11’ i bulan yeraltı siloları bulunmuştur.

Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla, Hattuşa şehrinin  yerleşim tarihi devam eder.  Frig etkilerini yansıtan bir taşra kasabasına dönüşüp büyümeye başlaması  M.Ö 8. yy.’ da gerçekleşir. Yerleşim, Pers döneminde de devam etmiştir. Hellenistik, Galat, Roma ve Bizans’a ait yerleşme ve tahkimat izleri de görülmektedir. (5)
https://3.bp.blogspot.com/_63duo0MliAg/TPTpT68jWmI/AAAAAAAAAAU/lKSVrD2Unf8/s1600/Hattusas-city-wall.jpg

Yazılıkaya Tapınağı

Tapınak’ta 90’dan fazla tanrı, tanrıça, hayvan ve hayal ürünü yaratıklar kaya yüzeyine işlenmiştir. Yazılıkaya A Odasında kayaya işlenmiş kabartma figürlerin özel bir düzeni ve tertibi vardır. Burada sol kaya yüzeyinde ikisi dışında yalnız tanrılar, buna karşın sağ tarafta da yalnız tanrıçalar belirtilmiştir.
B Odasındaki kabartmalar ana odadaki gibi kuşaklar halinde değildir; yan duvarlara dört bağımsız figür işlenmiştir. (5)

Alacahöyük

Çorum’un 45 km. güneybatısında, Ankara’nın 160 km. doğusundadır. Alacahöyük’te Hellenistik, Roma, Bizans, Selçuklu-Osmanlı dönemleri ile temsil edilmektedir. 1. kültür katta, Geç Frig çağında höyüğün her yanı iskan edilmiştir. Küçük evlerden oluşan bu kat, seramiğine göre, M.Ö. 650’den daha eski değildir.

Mabedi, büyük yapıları, özel-blok evleri, sokakları, büyük küçük su kanalları, şehir suru, biri kabartmalı ortastadlarla süslü sfenksli, diğeri poternli anıtsal kapılarıyla Hitit İmparatorluk Çağı’nın müstahkem olmayan, düz ovaya kurulan tipik temsilcisi höyüğün 2. kültür katını oluşturur.

Kalker temel üzerine andezit bloklarla inşa edilmiş olan Sfenksli Kapının genişliği 10 metredir. O, bir yolla bağlandığı büyük mabedin anıtsal geçididir.
Alacahöyük Eski Tunç Çağı hanedan mezarları, bu çağın en önemli buluntularıdır. İntramural mezarlar özel olarak ayrılmış bir alanda toplanmıştır. Dört yanı taşla örülmüş dikdörtgen mezarlar ahşap hatıllarla(kiriş) kapatılmış, damları üzerine kurban edilmiş sığır başları, bacakları yerleştirilmiştir.(5)


Ortaköy – Şapinuva

Hitit Devletinin önemli kentlerinden biri olan Şapinuva, (Ortaköy), Çorum’ un 53 km. güneydoğusundadır. Çekerek nehri etrafında yer alan Göynücek Ovası ile Alaca Ovası arasındaki geçit üzerindedir.

Hitit Çağında, hem siyasi hem de coğrafi konumu nedeniyle stratejik bir noktada yer alan şehir, önemli bir askeri ve dini merkezdir. Ortaköy kazılarında açığa çıkan ve sayıları 4.000’e ulaşan çivi yazılı tablet ve fragmanların (parça) oluşturduğu arşivde, Hititçe yazılmış olanların yanısıra Hattice, Hurrice ve Akadca yazılmış idari, askeri, dini ve fal metinleri bulunmakta olup, bunların büyük bir kısmı Orta Hitit dönemine (M.Ö. 14. yy) aittir. Devam eden kazı çalışmalarında bugüne kadar A binası ismi verilen anıtsal idari yapı ve B Binası olarak adlandırılan ticari yapı açığa çıkartılmıştır. (5)

corum
https://www.blogloji.com/page/7/?s=Blogloji+de+Ara



OSMANLI ESERLERİ


Han Cami, Hıdırlık Cami, Türbe ve Haziresi ,İskilip Şeyh Muhiddin Yavsi Cami ,Kargı Oğuz Köyü Cami, Mecitözü Elvançelebi Zaviye Ve Türbesi, Osmancık İmaret Cami başlıca camilerdir.

Çorum, han kervansaray, külliye, medrese  hamam ve köprüler bakımından da zengin bir ilimizdir. Hüseyin Gazi Külliyesi ,Kalehisar Külliyesi (Behramşah Külliyesi) , Hüseyin Gazi Medresesi, Kalehisar Medresesi ( Behramşah Medresesi) , Hüseyin Gazi Türbesi, Demirşıh Türbesi Koyunbaba Türbesi, Veli Paşa Hanı, Ali Paşa Hamamı (Yeni Hamam), Paşa Hamamı, Baltacı Mehmet Paşa Çeşmesi , Koyunbaba Köprüsü  başlıca tarihi eserlerdidir.


KALELER

iskilip Kalesi, Osmancık Kandiber Kalesi, Hacıhamza Kalesi ve İskilip’teki Redif Kışlası başlıca kaleleri ve kışlasıdır.

İlçe Merkezinde Kızılırmak’ın kuzey kenarındaki tabii kayalığın üzerine inşa edilmiştir. Selçuklu Dönemine tarihlenen kale içinde ikinci bir kapı daha bulunmaktadır. Kale, İstanbul’dan Amasya’ya uzanan ticaret yolu üzerindedir. Kalenin güneyinde Roma Dönemi kaya mezarları yer almaktadır.

Çorum Saat Kulesi

Şehrin merkezinde ve minare stilinde yapılmıştır. Beşiktaş Muhafızı Çorumlu Yedi-Sekiz Hasan Paşa tarafından 1894 yılında yaptırılmıştır. Güneye açılan yuvarlak kemerli kapısı üzerinde, 8 sıralı araları cetvelli ve 1312 tarihlidir. Sarı renkli kesme kum taşından yapılan kulede, sekizgen kaideden Türk üçgeni motifli bir papuçla gövdeye geçilmektedir. Üzeri kurşun kubbeyle örtülü olan kulenin dört bir tarafında saat kadranı vardır. Şerefeye yuvarlak kemerli kapıdan 81 basamaklı merdivenle çıkılmaktadır.(6)

Sungurlu Saat Kulesi

Kule, 1891 yılında Kaymakam Edip Bey tarafından yaptırılmıştır. Kare prizma gövdelidir. İkinci kat hariç her katta yuvarlak kemerli küçük pencereler yer alır. Kesme taştan yapılan kulenin en üst katında, dalgalı saçaklı ahşap bir köşk, onun altında dört yönde yuvarlak saat kadranı ve altta demir parmaklıklı bir balkon bulunur. (6)

Tarihi Çorum Evleri
Çorum'un eski evleri Türk toplumunun geleneksel yapısı ile bütünleşmiştir. Sözkonusu evlere; Çorum'un Çepni , Karakeçili, Devane gibi eski mahalleleri ile İskilip, Sungurlu ve Kargı'da rastlanılmaktadır.



DOĞAL GÜZELLİKLERİ GEZİLECEK YERLERİ




ezberim.org/tarihi-eserler-antik-kentler/60988-corum-tanitim-nasil-gidilir-ne-yenir/


İNCESU KANYONU :

      Ortaköy İlçesi İncesu Köyünde, 12.5 km uzunluğunda, 40-60 metre eninde her iki yamacı sarp kayalık, yer yer ormanlık alanlara süslenen bir kanyondur. Kanyon rafting  ve trekking sporları için uygun özellikler taşımaktadır. Bir doğa harikası olan kanyon , görülmeye değer bir yerdir. Ortaköy, Amasya’nın Göynücek İlçesine bağlayan yoldan 3 km sonra sağa ve  6 km ileri  gidilerek İncesu Kanyona ulaşılır.

YAYLALAR

Çorum harika yaylaları ile zengin bir ilimizdir. Biirbirinden güzel Kargı ve Abdullah, Osmancık Başpınar ve Karaca Yaylaları eşsiz güzellikte muhteşem manzaralar sunar.

Çatak Tabiat Parkı

Orta Karadeniz Bölgesinde Çorum ili Merkez ( Laçin ) ilçesi sınırları içerisindedir. Tabiat Parkına Çorum- Laçin karayolu ile ulaşılır. Çorum'a takriben 17-20 km. uzaklıktadır. Doğal yapısı manzara zenginlikleri ve özelliklerine sahip bulunması nedeniyle sahanın 387.5 hektarlık bölümü 1984 yılında ayrılmıştır.Sahada hakim ağaç türü karaçamdır. Az miktarda sarıçam görülmektedir. Tilki, tavşan, kurt, ötücü kuşlar ve keklik faunayı oluşturur.(7)


Kaplıcalar

Hamamlıçay Köy Kaplıcası: Merkeze 12 Km. uzaklıkta Hamamlıçay Köyündedir. Bayanlara ve erkeklere ayrı ayrı yüzme havuzu mevcuttur. 10 adet özel kabin vardır. Suyu 42 derece sıcaklıkta olup; Romatizmal hastalıkları, cilt hastalıkları ve böbrek taşlarının düşürülmesine iyi gelmektedir.

Figani Beke Kaplıcas
ı: İlçenin 16 km. doğusunda, Mecitözü ilçesinin Figani köyü yakınındaki Beke kaplıcasının vücut ısısındaki suyu oldukça boldur. Su küçük bir havuzdan kaynayıp oradan büyük havuza aktarılmaktadır.

Bu kaplıcanın, idrar sökücü etkisiyle vücuttaki metabolizma artıklarının idrar yoluyla atılmasında ve asit ortamında oluşan taşların düşürülmesinde faydalı olduğu bilinmektedir.



KAYNAKÇA

  1. https://www.corum.bel.tr/icerik.php?icerikid=33&katid=62
  2. https://www.corum.gov.tr/ilimiz.php
  3. https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87orum
  4. https://www.corumkulturturizm.gov.tr/TR/belge/1-65403/muzeler.html
  5. https://www.corumkulturturizm.gov.tr/TR/belge/1-65404/orenyerleri.html
  6. https://www.corumkulturturizm.gov.tr/TR/belge/1-65405/kuleler-kaleler.html
  7. https://www.turkeyarena.net/turkey/42063-corum-gezilecek-yerler.html

https://www.corum.com.tr/Resim/-kargyayla-gu62152jjpg.html


 

İLGİLİ SAYFALAR

  • ADANA'NIN TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ
  • ADIYAMAN, TARİHİ VE TURİZMİ
  • AFYON'UN TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ
  • AĞRI'NINTARİHİ TURİZMİ VE TURİSTİK YERLERİ
  • Aksaray'ın Tarihi ve Turistik Yerleri
  • Amasya'nın Tarihi ve Turistik Yerleri
  • Ankara'nın Tarihi ve Turistik Yerleri
  • Antalya'nın Tarihi, Turizmi ve Antik Yerleri
  • Artvin'in Tarihi, Turizmi, Yayla ve Vadileri
  • Aydın'ın Tarihi, Turizmi , Antik ve Doğal Güzellikleri
  • Balıkesir:Tarih, Turizm ve Gezilecek Yerler
  • Bartın'ın Tarihı Turizmi , Görülecek Yerleri
  • BATMAN'IN TURİZM, TARİH VE DOĞASI
  • Bayburt'u Gezelim mi?
  • Bilecik'i Gezelim mi?
  • Bingöl ve Güzellikleri
  • BİTLİS'İ GEZİP GÖRELİ,M
  • BOLU'YU GEZİP GÖRELİM
  • BURDUR'UN TARİH DOĞA VE KÜLTÜRÜ
  • Bursa'yı Gezip Görelim
  • Çanakkale: Tarihi, Turizmi ve Doğası
  • Çankırı'nın Tarihi Turistik ve Doğal Güzellikleri
  • Çorum , Tarihi, Turizmi ve Doğal Güzellikleri
  • DENİZLİ , TARİH TURİZM VE DOĞAL GÜZELLİKLERİ
  • Elâzığ Tarih Turizim Doğal ve Diğer Özellikleri
  •  

İliniz, ilçeniz hatta köylerinizin, doğal güzellikleri hakkında yazılar yazabilir, Turistik, tarihi ve doğal güzellikleri fotoğraflarınız ile  paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com







EsaAdmin / Erkek / 24.08.2016