Erzurum'un Tarihi Turizmi ve Doğal Güzellikleri

  

  • Saraylar, Camiler, Yapılar
    Müzeler
    İl il Türkiye

    Antik Kentler


ERZURUM



Erzurum , Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki en büyük ve en kalabalık şehridir. Denizden yüksekliği yaklaşık 2000 m., 2012 yılı itibariyle şehir merkezi nüfusu 398.472'dir. Erzurum, tarihin ilk çağlarından beri bir yerleşim yeri olan şehir, tarihi eserleri ve kış sporları tesisleriyle de tanınmaktadır. Yöre halkına Dadaş denmektedir.  Dadaş, yerleşik veya menşe-i olarak bu yörenin insanını ya da yöreye ait bir halk oyunu olan Erzurum barlarını oynayan oyuncuları ifade eder.

Türkiye'nin 14. büyük kenti olan Erzurum büyükşehir olduktan sonra Merkez ilçe 2008 yılında Palandöken, Aziziye ve Yakutiye olmak üzere 3 ilçeye ayrılmış, daha önce ilçe olan Ilıca'nın ismi Aziziye olarak değiştirilmiş ve Büyükşehir Belediyesine bağlanmıştır.


 


Coğrafya

Erzurum 'un, çevresi dağlarla çevrilidir. Şehir merkezi Palandöken dağlarının Batı ve Güney kısım eteğinde kuruludur. Şehrin Batısı ve Kuzeyi açık, ova görünümündedir. Erzurum çepeçevre dağlarla çevrilidir. Yüzölçümünün; %64 'ü dağlık, % 20'si plato ve %12'si yaylalardan oluşmaktadır. Erzurum ilinin bir bölümü Karadeniz Bölgesindedir. Diğer bir bölümü ise Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alır. Yerleşme alanı yer yer 2000 metreye kadar yükselen bir ova üzerindedir. Bölge kuzeyde Dumlu, güneyde Palandöken Dağları ile çevrilidir.

Erzurum 'da sert kara iklimi hüküm sürmektedir. Genel olarak kışlar çok soğuk ve karlı; yazlar ise çok sıcak ve kurak geçer. Erzurum çevresi sapsarı bozkır görünümündedir. Daha önceki dönemlerde yüzölçümünün %9 u orman ve fundalık olan, sarıçam ve meşe ağaçlarının yetiştiği Erzurum bu açıdan günümüzde oldukça fakir kalmıştır.

 


İLÇELERİ

  • ·         Aziziye‎
  • ·         Aşkale‎
  • ·         Erzurum merkez‎
  • ·         Hınıs‎
  • ·         Horasan‎
  • ·         Karayazı‎
  • ·         Karaçoban‎
  • ·         Köprüköy‎
  • ·         Narman‎
  • ·         Oltu‎
  • ·         Olur‎
  • ·         Palandöken‎
  • ·         Pasinler‎
  • ·         Pazaryolu‎
  • ·         Tekman‎
  • ·         Tortum‎
  • ·         Uzundere‎
  • ·         Yakutiye‎
  • ·         Çat‎
  • ·         İspir‎
  • ·         Şenkaya

"Erzurum" İsminin Kökeni

"Erzurum" isminin menşeî: " Azzi ", " Erzen " (Darı), " Arze " kelimlerinden geldiği zannedilmektedir.  Kaynaklara göre şehrin adı Arapların şehri " Erzenu'r Rûm " (Erzen-i Rûm) ismiyle andıkları, [1]aynı bölgedeki eski ve tarihi bir şehirden gelir. Erzurum ismini şehre Türkler vermişlerdir.  Hudûd el-âlem isimli kitapta; bu şehrin müstahkem bir kalesi bulunduğu için, her taraftan gelen gazilerin nöbet tutarak şehri korudukları ve şehirde tüccarların çok olduğu bildirilmektedir.

 


Ekonomi

Erzurum 'un ekonomisini genel olarak tarım - hayvancılık ve sanayi - ticaret unsurları oluşturur. 1957 yılında kurulmuş olan Atatürk Üniversitesi, şehirde ticari anlamda da canlılık sağlamaktadır. Bölgede, Oltu ilçesinde çıkarılan ve yarı kıymetli maden özelliğinde olan Oltu Taşı ve bu taştan yapılan özel aksesuarlar, takı ve benzeri eşyalar bölge insanı ve esnafı için geçim kaynağıdır.  Oltu Taşı genellikle Oltu'nun kuzey doğusundaki Dutlu, Güllüce, Yeşilbaşlar, Taşlıköy, Sülünkaya, Alatarla, Hankaskışla ve Çataksu köylerinden çıkmaktadır. [2]  ( Oltu taşı işlemeciliği için tıklayın: Oltu Taşı ve İşlemeciliği  ) Palandöken dağı kış spor tesisleri ile kış turizmi, son yıllarda önem kazanmış bölge kış turizminin merkezi haline gelmiş, ünü Türkiye sınırlarını da aşmaya başlamıştır.

Ekonomi tarım ve hayvancılığı dayanmaktadır. 460 bin hektarlık tarım arazisinin 306 hektarlık bölümü sulanabilir konumda olup, 268 bin hektarlık bölümünde ekim yapılmaktadır. [3]Bitkisel üretimi; tahıllar, yem bitkileri, baklagiller, endüstri bitkileri, yumrulu bitkiler, yağlı tohumlar oluşturmaktadır. ahıl türlerinden en fazla buğday, arpa ve çavdar ekimi; sanayi bitkilerinden ise çoğunlukla şeker pancarı, patates ve ayçiçeği ekimi yapılmaktadır.

 


Yapmadan Dönme

  • ·         Palandöken'de kayak yapmadan,
  • ·         Çifte minareli Medreseyi, Yakutiye Medresesi'ni ve müzeleri görmeden
  • ·         Yolunuz İspir'e düşerse rafting sporu yapmadan,
  • ·         Yolunuz Tortum'dan geçerse Tortum Şelalesi'ni ve gölünü görmeden,
  • ·         Cağ kebap, su böreği, ayran çorbası, kadayıf dolması yemeden
  • ·         Erzurum evleri restoranına girip gezmeden ve etnografik eserleri izlemeden Erzurum’dan Dönmeyin.

 





Erzurum’un Tarihçesi

 

Erzurum'un MÖ 4000 yıllarından beri bir yerleşim yeri olduğu sanılmakta, ilk çağlarda Hurriler, Asurlar, Kimmerler, İskit lerin  (Sakalar) bölgede hâkimiyet kurdukları bilinmektedir. Hititler'in sınır bölgesi olan Erzurum'un pek çok savaşlara sahne olmuştur.  Bölge Pers ler tarafından M.Ö. 6. yüzyılda istilâ edilmiş, M.Ö. 4. yüzyılda Makedonya Kralı  İskender ‘in hâkimiyetine girmiştir.  İskender ‘in ölümü üzerine önce Seleaukosların sonra  Roma lıların eline geçen bölge, Roma' lılar ile Partlar arasında büyük savaşlara sebep olmuştur.[4] Roma ’nın bölünmesiyle M.S. 395 yılında Doğu Roma (Bizanslılar'a) verilmiştir. Daha sonraki dönemde şehir, Sasaniler ve Bizanslılar tarafından yönetilmiştir.

 M.S. 422 yılında Bizanslılar Erzurum yakınlarında " Theodosiopolis" şehrini kurdular. "Theodosiopolis" Ömer bin Hattab'ın komutasındaki İslam Orduları tarafından 633 yılında fethedildi. Müslümanların eline geçen bölgenin nüfusu çok sürede hızla arttı ve 200 bin kişiye kadar ulaşmıştı. [5] Erzurum İslâm devletlerinin iç mücadeleye başlamaları ve zayıf düşmeleriyle Bizanslılar diğer şehirleri ve Erzurum'u geri aldılar.

1048 yılında  Selcuklu lar Pasinler meydan muharebesinde Bizanslıları mağlup etti.  Böylece 1071 Malazgirt meydan muharebesinden 22 yıl önce Erzurum; Tuğrul Bey, kardeşi Çağrı Bey ve Süleyman Şah'ın babası Kutalmış Bey tarafından fethedildi. . Bu süreçte Bizans’la yapılan anlaşma üzerine Erzurum Bizans'a geri iade edildi. Fakat, 1071 Malazgirt zaferinden sonra Alparslan’ın komutanlarından olan  Ebul Kasım Erzurum 'u feth etti.

 

Erzurum 1202 yılına ilk Türk Beylerbeyliği olan Saltık (Saltuk)oğulları " Saltuklular Beyliği tarafından yönetildi. 1071-1202 döneminde: Melik Ebul Kasım (1071-1103), Melik Ali (1103-1174), Melik Nasreddin Mehmed (1174-1884), Melikşah (1184-1202), Melik Alâeddin (1200-1202) hüküm sürmüşlerdir. [6]

Erzurum 1202 yılında Konya 'daki Anadolu Selcuklu larına tabi oldu. 1242 yılında ise Moğollar tarafından istilâ edildi ve  İlhanlı lara tabi oldu.  1202-1335 yıllarında Erzurum'da hüküm süren İlhanlılar'dan sonra bölge Eretna ( Ertenç) Türk Beyliğinin himayesine girdi. 1300'lü yılların sonunda Erzurum 'u önce Karakoyunlular sonra da Timur kuşattı. Karakoyunlular bölgede 15 'nci asrın ortalarına kadar hüküm sürdüler. 1467'de Akkoyunlular'ın önderi Uzun Hasan'ın gerçekleştirdiği ani bir baskın sonucu Cihan Şah'ın ölümüyle Karakoyunlu devleti yıkıldı, Erzurum Akkoyunlular 'ın eline geçti. Akkoyunlu Devleti, ŞAH İSMAİL tarafından 1508'de ortadan kaldırılınca yöre   Safevi lerin eline geçti. [7]

1514 yılında Yavuz Sultan Selim  Erzurum 'u feth ettiyse de bir müddet sonra Safeviler Erzurum 'u geri aldılar. Daha sonra Kanûnî Sultan Süleyman Erzurum'u kesin olarak Osmanlı topraklarına kattı. Erzurum  Osmanlı  döneminde eyalet merkezi olarak gelişti. Trabzon - Tebriz ticaret yolu üzerinde bir serhat şehri statüsüne sahip olmuştu. Erzurum 'u, Osmanlıların İran'a yaptığı seferlerin askeri üssü konumuna gelmişti. Günden güne gelişerek; ticaret, kültür, san'at, sanayi ve askeri merkez haline geldi. Osmanlılar tarafından Erzurum merkezli kurulan eyaletin sınırları dâhilinde; Erzurum, Gümüşhane, Erzincan illeri ve Muş'un Malazgirt, Bingöl ‘ün Kiğı ilçeleri yer alıyordu. 1600 'lü yılların ortalarında Erzurum eyaleti 49.324 km2 yüz ölçüme sahipti. [8]

Erzurum, 1828- 1829, 1878 ve 1916 'da üç defa Rus istilâsına uğradı. Rusların büyük tahribatlar yaptığı istilâlar geçici olmuştu.  1877-1878 Osmanlı Rus savaşında de Gazi Ahmet Muhtar Paşa, Rus General Arshak Ter-Gukasov 'u Karayazı yakınlarında Halyaz meydan muharebesinde (21 Haziran, 1877 ) ; Rus Başkomutanı Ermeni asıllı Melikof 'u da Zivin Meydan Muharebesinde (25-26 Haziran 1877 ) mağlup etti. Fakat Rusların sürekli takviye almaları sebebiyle sonuç Rusların lehine dönüyordu.[9]

General Melikof 'u azledilmesinden sonra Ahmet Muhtar Paşa, Rus ordusu ile Kars ve Gümrü arasında Gedikler Meydan Muharebesinde üçüncü defa karşılaştı. Rus ordusu yine mağlup olmuştu.  Bunun üzerine İkinci Abdülhamid, Ahmet Muhtar Paşa 'ya " Gazi " unvanını verdi.  Ruslar pes etmiyordu. Fakat Gazi Ahmet Muhtar Paşa Yahniler Meydan Muharebesinde; 34 bin askeriyle, 74 bin Rus askerini mağlup etmeyi başardı. Ruslar aşırı derecede kuvvet yığınca Gazi Ahmet Muhtar Paşa, ordusunu Erzurum 'a çekti. Ruslar aldıkları ek takviyeyle 9 Kasım 1877 - 13 Temmuz 1878 döneminde bölgeyi işgal altında tuttular. Rus devrimi(6 Kasım 1917) üzerine Ruslar, Erzurum 'u terk ederken şehri Ermeni çetelerine teslim ettiler. Ermeni çetelerinin bölgedeki katliam ve tahribatları Ruslar'dan çok korkunç oldu.  Erzurum ve yöresinde Ermeni mezalimi başlamıştı.

27 Şubat 1918 Alaca köyünde,  26-27 Şubat 1918 Erzurum'da binlerce insan yaktılar.  İhtilal sonrasında 15'inci Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir, Ermeni çeteleri ile girdiği muharebede galip geldi ve Erzurum'u Ermeni işgalinden kurtardı (12 Mart, 1918) .Ermeni çeteleri binlerce insan katletmiş, Selçuklular ve Osmanlılara ait tarihi eserlerin çoğunu tahrip ve imha etmişti. [10]

 


Erzurum Kongresi Kararları (23 Temmuz, 1919)

Rus ve Ermeni çetelerinin baskısı sonucu Erzurum 'dan göç eden Erzurumlular, kısa süre sonra tekrar Erzurum 'a dönmeye başladılar. Türk İstiklâl Harbi, Milli Mücadele , Millî Birlik ve Bağımsızlık Hareketinin temeli 23 Temmuz 1919 'da Erzurum 'da toplanan ve Erzurum Kongresi 'nde alınan:

 “Vatan bir bütündür, bölünemez Millet her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı, topyekun kendisini savunacak ve direnecektir. Milli gücü kullanmak ve milli iradeyi hâkim kılmak temel ilkedir.” kararları ile atılmıştır. Milli Mücadele, Misak-ı Milli Beyannamesi ile Erzurum 'da fiilen ve hukuken başlatılmış oldu. Mustafa Kemal Atatürk 23 Nisan 1920'de, Ankara'da, Türkiye Büyük Millet Meclisi  'nin açılışında, Erzurum mebusu sıfatıyla Meclis ve Hükûmet Başkanlığına seçilmiştir.







ERZURUM'UN TARİHİ MEKANLARI

 


Çifte Minareli Medrese (Hatuniye Medresesi),

Selçuklular dönemine aittir ve Erzurum ilinin sembolü haline gelmiştir. Bu görkemli Medrese binlerce yerli ve yabancı turist tarafından ziyaret edilmektedir. Sultan I. Alaeddin Keykubad'ın kızı Hüdâvent Hatun tarafından 1253 yılında [11] yaptırılmış olduğu düşünülen bu tarihi yapı, Anadolu'nun en büyük san'at şaheserlerinden biridir. Hüdâvent Hatun'dan dolayı "Hatuniye Medresesi" olarak da adlandırılır. Fakat Medresenin İlhanlılar tarafından yaptırıldığı daha büyük bir ihtimaldir.

Avlulu, 2 katlı, 4 eyvanlı olup, 37 oda ve bir camiye sahiptir. 1.824 m2 (38m x 48 m) lik bir alan üzerine kuruludur.  İki katlı ve 35x48 m. boyutlarındadır. Taş bezelemeleri ve minareleriyle dikkati çeken bir yapıdır. [12]Avlu 26x10 m. ölçülerinde dört yönden revaklarla çevrilidir. Zemin katın revakları kalın sütunlar üzerine oturmaktadır. Sütunların çoğu silindirik, dördü de sekizgen gövdeye sahiptir. Odalar beşik tonozla örtülüdür. [13] Açık avlulu medreselerin Anadolu 'daki en büyük örneğidir.[14]

Çifte minareli taç kapısı güneyde ana eyvanla bitişen kümbetle değişik düzenlemeye sahiptir. Kuzey cephedeki taç kapı tam bir sanat eseridir. Cephede, taçkapı formundan başka çeşme nişleri ile yarım yuvarlak iki payanda vardır. Taçkapının iki yanında yükselen çok dilimli silindirik minareler sırlı-sırsız tuğla, pabuç kısımları ise mozaik çinilerle süslenmiştir. Taçkapı formundan ziyade çeşme nişleri ile yarım yuvarlak iki payanda vardır. 16 oluklu, firuze renkli çini kakmalı tuğladan yapma minarelerin kürsüleri dikkat çeker. Taçkapının iki yanından yükselen silindirik minareler, tuğla ve mozaik çiniler ile süslenmiştir. Taç kapı üzerinde bitki süslemeleri,  panoların içinde "ejder", "hayatağacı", "kartal" motifleri bulunur. Taç kapının sağında ve solunda dört adet kabartma bulunmaktadır. Sağdakinde çift başlı kartal panosu yer almaktadır.  Taç kapı Sivas, Gökmedres, Divriği Ulucami, Sivas Şifahiye Medresesi ve Çifte Minareli medreselerle birlikte Türk Taş ve Mermer İşçiliği  sanatının eşsiz örneklerindendir. ( Türklerde Taş işçiliği için tıklayın (Türk Mezarları Süsleme Hat Motif ve Biçimsel Unsurları ) Türk  Taş  Süsleme sanatının inceliğini ortaya koymaktadır. ( Bkz: TAŞ İŞLEME SANATI, TARİHİ ,TAŞ İŞÇİLİK ESERLERİ)

Taç kapıda, avlu sütunlarını birbirine bağlayan kemerlerin yüzeylerinde ve kümbetin iç kısmında bitkisel süslemeler mevcuttur. Ön dış cephedeki hayat ağacı ile kartal motiflerinin,  Türk ve Ortaasya inanışında, güç ve ölümsüzlüğü dile getirdiği düşünülür. Yaklaşık sekiz asır önce imar edilen bu şaheserin önceki dönemlerde Osmanlı Sultanı IV. Murat tarafından kapsamlı olarak tamir ettirilmiştir. [15] .   Medrese Rus İşgali esansında tahribat görmüş, Kümbet kısmından sökülen Çini Sanatı ve Oyma   Taş motif örnekleri Ruslar tarafından sökülüp götürülmüş ve bu parçalar Leningrad müzesinde sergilenmektedir.[16] Çifte Minareli Medrese mimari yapısı Taş oyma ve kabartma ve Türk Çini  Süsleme leri ile muhteşem bir şaheserdir.

Ana eyvanın sonunda altlı-üstlü merdivenlerle kümbetin mumyalık ve gövde kısmına geçilmektedir. İçten haçvari planlı mumyalıkta iki lahit mevcuttur. Onikigen planlı kümbet, Anadoludaki bu tür mezar anıtların en büyüğüdür.[17]

 


Yakutiye Medresesi:

Medrese taç kapısında bulunan kitabeye göre, İlhanlı Hükümdarı Sultan Olcayto zamanında Gazan han ve Bolugan Hatun adına, Cemaleddin Hoca Yakut Gazani tarafından Hicri 710 (milâdi 1310) yılında yaptırılmıştır. Kapalı avlulu, eyvanlı ve revaklı medrese tipinin Anadolu’da iyi korunmuş örneklerinden biridir.

Osmanlı döneminde bir süre dökümhane, 19. yüzyılın sonlarından itibaren ise askeri depo olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet döneminde 1964 ve 1973'te Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından, 1991'de ise Turizm Bakanlığı tarafından onarımdan geçirilen medrese halen müze olarak kullanılmaktadır.[18]

Eyvanlar arasında hücreler yer almaktadır. Batı eyvanı değişik bir tarzda ele alınarak iki katlı inşa edilmiştir. Güney eyvanı mescit olarak planlanmış ve bu eyvanın her iki duvarına mermer vakfiye kitabesi yerleştirilmiştir. Orta avlunun üzeri mukarnaslı bir kubbeyle örtülmüştür. Doğu eyvanın bitiminde kümbet yer almaktadır. Kümbette mezar bulunmamaktadır.[19]

Taş kapısı üzerinde çok kıymetli sanat şaheserleri değerinde taş işlemeler ve motifler bulunmaktadır. Cephede yer alan bitkisel, geometrik motifler ve sembolik tasvirlerde de denge ve simetriye önem verilmiştir. Kubbeli olan Medrese; dört eyvanı, kapalı avluludur. Taçkapı ön cephenin tam ortasındadır. Kesme taştan yapma iki silindirik istinat kulesi, medrese cephesinin her iki köşesine de yerleştirilmiştir.

Özellikle taçkapının yan kanatlarında sivri kemerli yüzeysel nişlerin içinde bir su kaynağından veya vazodan çıkarcasına betimlenmiş hayat ağacı, altında karşılıklı iki aslan, üzerinde çift başlı kartal figürleri İslam ikonografisi açısından önem taşır.  Bu figürün bir benzeri de Çifte Minareli Medrese’nin kapısı üstünde vardır. Ayrıca minare gövdesinde sırlı (firuze ve patlıcan moru renkte) ve sırsız tuğlalarla oluşturulan geometrik süslemeler görülmektedir. [20]

 


Erzurum Ulu Camii (Atabeg Camii, Atabey Camii),


Yakutiye merkez ilçesinde  şehrin en eski, en büyük camisi olma özelliğini taşıyan camidir. Erzurum Ulu Camii, 1179 yılında Saltukoğullarından Melik Nasirüddin Muhammed Bey (1174-1185) zamanında yapılmıştır. Erzurum Ulu Camii Selçuklu mimarisine uygun olarak yapılmıştır. (52,5m x 41m) 2152,5 m2 alana kurulu, iç kullanım alanı 2000 m2 dir. 6000 kişi kapasitelidir. [21]

Caminin beş kapısı vardır. Kapılardan ikisi doğuda, üçü de kuzeydedir. Kapıların hiç birisi bir diğerine benzememektedir. Doğudaki ilk kapının her iki yanında da birer mihrapçık olup, kenarına 1860 yılında yapılan onarımın kitabesi yerleşiktir. Caminin üç kubbesi vardır. İlk yapımındaki mihrap duvarı ön kısımları sivri şekilde olan kemerlerin üzerine oturtulmuş büyük pandantifli bir kubbe ile örtülüdür. Yapıldığı günden beri orijinal hali ile günümüze kadar varlığını sürdürmüş olan bu kubbe "kırlangıç örtü" diye adlandırılan ahşap örtüdür. [22]

Camide 51 m x 54 m boyutlarında, dikdörtgen şeklinde planlı olan ve caminin mihrap duvarına dik olacak şekilde yer alan yedi ayrı sahın mevcuttur. On altı tanesi duvarlara bitişik olan kırk paye, caminin üst örtüsünü taşımaktadır. Caminin ilk bölümü beşik tonozla örtülüdür. İkinci bölümün ön kısmındaki iki alan, 10sütunun taşıdığı tonoz örtülüdür. Üçüncü ve dördüncü bölümlerin üst örtüsünü payeler taşımaktadır. Camii mihrabının bulunduğu kısım beş payenin taşıdığı kubbe ile örtülüdür. Camii içerisinde toplam 47 sütun yer almaktadır.[23]

 



Erzurum Cami ve Mescitler Listesi

  • Kale (İç Kale) Camisi
  • Ulu (Atabey) Cami
  • Lala Mustafa Paşa Cami
  • Murat Paşa Camisi
  • Ali Paşa Camisi
  • Ali Ağa (Gürcü Kapısı) Camisi
  • Ayaz Paşa Camisi
  • Bakırcı Camisi
  • Boyahane Camisi
  • Caferciye Camisi
  • Derviş Ağa Camisi
  • Gümrük Camisi
  • İbrahim Paşa Camisi
  • Kasımpaşa Camisi
  • Kurşunlu (Feyziye) Cami
  • Şeyhler Camisi
  • Esat Paşa Camisi
  • Cennetzâde Camisi
  • Topal Çavuş Camisi
  • Ulu Cami
  • Kale Mescidi
  • Çarşı (Tuğrul Şah) Camisi
  • Narmanlı Camisi
  • Arslan Paşa Camisi
  • Sıvaslı Camisi
  • Süleyman Han Camisi
  • Ulu Cami
  • Bardız Camisi [24]


Erzurum Medreseler Listesi

  • Çifte Minareli Medrese
  • Yakutiye Medresesi
  • Ahmediye Medresesi
  • Kurşunlu Medrese
  • Pervizoğlu Medresesi
  • Şeyhler Medresesi
  • Kadıoğlu Medresesi



Erzurum hamamlar listesi

  • Lala Paşa Hamamı
  • Kırk Çeşme Hamamı
  • Murad Paşa Hamamı
  • Saray Hamamı
  • Gümrük Hamamı
  • Çifte Göbek Hamamı
  • Şeyhler Hamamı
  • Tahta Hamamı
  • Fuadiye (Pastırmacı) Hamamı
  • Boyahane Hamamı
  • Küçük Hamam[25]

 


Erzurum Türbeler Listesi

  • Ane Hatun Türbesi
  • Mahmut Paşa Türbesi
  • Rabia Hatun Türbesi
  • Cemaleddin Hoca Yakut Türbesi
  • Abdurrahman Gazi Türbesi
  • Alaettin Ali Türbesi
  • Ali Baba Türbesi
  • Ferruh Hatun Türbesi
  • Ethem Baba Türbesi

 


Rüstem Paşa Kervansarayı,

Erzurum’da bulunan 16. yüzyıl yapısı bir kervansaraydır. “Rüstem Paşa Bedesteni” veya “ Taş Han” olarak da adlandırılır. Fevziye Mahallesi’nde, Menderes Caddesinde, Pervizoğlu Camisi ile Boyahane Hamamı arasında bulunan Rüstem Paşa Kervansarayı, Kanuni’nin damadı ve sadrazamı Damat Rüstem Paşa tarafından 1554- 1561 yılları arasında yaptırılmıştır. Dikdörtgen bir avlu çevresinde sıralanmış odalardan oluşan iki katlı bir eserdir. Bu yapı kaynaklara kervansaray veya bedesten olarak geçmiş olmasına karşılık mimari yapısı ve özellikleri han olarak yapıldığını göstermektedir.  [26]Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından 1970 yılında restore edilmiş olan yapı, günümüzde çarşı olarak kullanılmaktadır.

 

Çobandede Köprüsü

Erzurum'un Köprüköy ilçesinde Aras Nehri üzerindeki tarihi köprüdür. Köprü 1297-98 yıllarında İlhanlıların Veziri Emir Çoban Salduz tarafından yaptırılmıştır Dönemin önemli yapılarından biri olan tarihi köprü, günümüzde koruma altına alındığından kullanılmamaktadır ve halen yenileme çalışması devam etmektedir.

Köprü  Bingöl Deresi ile Pasinler Deresi’nin birleşerek Aras Nehri'ni oluşturduğu bölgededir. Aras Nehri havzasındadır.

Köprü üzerindeki kitabe tahrip olduğundan köprüyü kimin yaptırdığı bilgisi kesin değildir. İlhanlılar zamanında 7 adet kemer gözlü olarak inşa edildi. Aras Nehri ve Hasankale Çayı’nda akım miktarının en üst düzeye ulaştığı Ağustos ayında köprü taşkınlara maruz kalır. 1729 yılındaki bir taşkın sırasında köprü zarar gördü ve tamir edildi. 1872'de yine bir taşkın nedeniyle kemerlerden biri yıkıldı ve tamir edilerek tamamen kapatıldı. Günümüze 6 kemer gözü ulaşabildi.[27]

 


Erzurum Kalesi ve Saat Kulesi

Erzurum Kalesi ve Saat Kulesi; Erzurum’a hâkim, şehir merkezinde bir tepe üzerinde yer almaktadır. Saat Kulesinden şehrin panaromik gürüntüsünü izlemek,  yerli ve yabancı turistlerin ilgisini çekmektedir. " Tarihi eserleri ortaya çıkarma" çalışmaları çerçevesinde, Erzurum Kalesi çevresindeki çarpık yapılaşma görüntüsü veren ve tarihi eserleri gölgeleyen binaların yıkılması sonucu, kale surlarını ve iç kalenin görüntüsü iyice açığa çıkmıştır.

Erzurum Kalesi,  bir iç kale ve dış kaleden oluşmaktadır. İç Kale sekiz burcu ile günümüze kadar varlığını koruyabilmiş olmasına rağmen Dış Kale konumundaki ikinci kat sur kısmen mevcuttur.  İç kale duvar kalınlıkları 2-2.5 m. arasındadır. Kalenin M.S. 5. yüzyılın ilk yarısında Bizanslılar tarafından yaptırıldığı tahmin edilmektedir. Erzurum Kalesi İç kale kısmında, ilk Türk-İslam eserlerinden Saltukoğulları dönemine ait Kale Mescidi (Kale Camii) yer almaktadır. [28]  Kale Selçuklu ve Osmanlılar döneminde onarılmıştır. Üç kat surla çevrili olan kalede, yüz on burç ve kule bulunmakta olduğu kaynaklardan öğrenilmektedir. Kalenin Tebriz Kapı, Gürcü Kapı, Uyucan Kapı ve Yeni Kapı olmak üzere dört kapısı vardı. İkinci kat surun günümüzde kısmen mevcudiyetine rağmen Üçüncü kat sur (Şehri tam olarak çevreleyen sur) tamamen kaybolmuştur.


Saat Kulesi

Saat Kulesi, Erzurum’un şehir merkezindeki en yüksek tepesinde yer alan "İçkale" dedir. Saltukoğulları tarafından 12. asırda gözetleme kulesi olarak yapılmıştır. Gövdesi tuğla, kaidesi ise kesme taştandır. . 19. yüzyılda üst kısmına ahşap külah ilave edilmiştir. Kale içerisinde bulunan "Kale Mescidi" nin minaresi olarak da kullanılmıştır. Kale mescidi kitabesinde "İnanç Beygu Alp Tuğrul Bey Ebi-l Muzaffer Kasım" yazılıdır. Erzurum Saat Kulesi (Tepsi Minare), Anadolu  'daki en eski Selcuklu minarelerden biridir. İlk Selcuklu minaresi Kars', Ani Kenti'ndedir. [29]

 

Dosya:Aziziye Tabyası Şehitler Anıtı3.jpg


Erzurum Tabyaları

 

1877-1878 Osmanlı-Rus savaşında Erzurum 'u düşmana karşı savunmak için yapılan ve güçlendirilen askeri yapılardır. Başlıcaları şunlardır:

  • ·         Aziziye Tabyaları ,
  • ·         Mecidiye Tabyası,
  • ·         Ağzıaçık Tabya,
  • ·         Sivişli Tabyası,
  • ·         Ahali Tabyası,
  • ·         Dolangez Tabyası,
  • ·         Gez Tabyası,
  • ·         Küçük Höyük Tabyası,
  • ·         Büyük Höyük Tabyası,
  • ·         İlâve Tabya,
  • ·         Uzun Ahmet Tabyası,
  • ·         Büyük Kiremitlik Tabyası,
  • ·         Küçük Kiremitlik Tabyası,
  • ·         Çobandede Tabyası,
  • ·         Toparlak Tabya,
  • ·         Küçük Palandöken Tabyası,
  • ·         Büyük Palandöken Tabyası,
  • ·         Karagöbek Tabyası,
  • ·         Tafta Tabyası, [30]


Dosya:Erzurum Üç kümbetler.jpg

Türbeler, kümbetler ve ziyaret yerleri


Türbeler

  • Abdurrahman Gazi Türbesi
  • Ahi Tuman Baba türbesi
  • Ebu İshak-ı Kazuruni türbesi
  • Emir Şeyh (Abbas Şeyh) türbesi
  • Habib Baba ve Timurtaş Baba türbeleri

 

Erzurum Üç Kümbetler

Üç Kümbetlerden sekiz köşeli plan üzerine oturtulmuş olanının Saltuklu Devletinin kurucusu Emir Saltuka ait olduğu tahmin edilmektedir. Tamamiyle kesme taştan yapılmış olan kümbetlerin diğer ikisinin ise kimlerin mezarı olduğu bilinmemektedir. Bunlar Türklere ait kümbetler arasında plan, malzeme ve süsleme yönünden ayrı bir önem taşımaktadır

 

Kümbetler

  • Üç kümbetler
    • Emir Saltuk kümbeti
    • İkinci kümbet
    • Üçüncü kümbet
    • Dördüncü kümbet
  • Cemalettin Hoca Yakut kümbeti
  • Cimcime Sultan kümbeti
  • Çifte Minareli Medrese kümbeti
  • Karanlık kümbet
  • Mehdi Abbas kümbeti
  • Kırklar türbesi
  • Mahmut Paşa türbesi
  • Rabia Hatun türbesi
  • Hasan-ı Basri türbesi
  • Maksut Efendi türbesi
  • Gümüşlü kümbet ve Şehitlik
    • Fosfor Mustafa Paşa
    • Mehmet Ali Paşa
    • Harbiye Nazırı Cemal Paşa
    • Hafız Hakkı Paşa

 


Müzeler

  • ·         Erzurum Arkeloji Müzesi
  • ·         Erzurum Atatürk Evi Müzesi
  • ·         Erzurum - Türk İslam Eserleri ve Etnografya Müzesi (Yakutiye Medresesi)

 

 

Erzurum Evleri


ERZURUM'UN  TURİSTİK  VE DOĞAL GÜZELLİKLERİ


Palandöken Kayak Merkezi:

Uluslararası Kayak Federasyonunca dünyanın ikinci büyük kayak merkezi olarak nitelendirilen Palandöken dağındaki 6.5 km.'lik profesyonel kayak merkezi yılın 180 günü kayak yapma imkânı tanımaktadır.


Tortum Gölü ve Şelalesi:

Bu doğa harikası, Erzurum ilinin 103 km. kuzeyinde, Tortum gülünün kuzey kenarındadır. Çağlayan da dâhil, bu çevrede çok yüksek bir su sporları ve dağ sporları turizmi potansiyeli vardır.

 


Narman Peri Bacaları:

Bu jeoloji oluşumlar, Narman İlçesinin 7 km güneyinde yer almaktadır. Rüzgar ve yağmurun kumlu toprağı aşındırmasıyla kırmızı kaya başlıklı peri bacaları ve dar vadilerden oluşan bu olağanüstü doğa harikası oluşmuştur.







Kaynakça


  • [1] Rehber Ansiklopedi, Cilt 5, s.189
  • [2] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/sanat/91-oltu_tasi_ve_islemeciligi.html
  • [3] https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum#cite_note-kafkas-13
  • [4] https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum#cite_note-3
  • [5] https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum#cite_note-3
  • [6] https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum#cite_note-3
  • [7] Rehber Ansiklopedi, Cilt 5, s.189
  • [8] Rehber Ansiklopedi, Cilt 5, s.190
  • [9] Rehber Ansiklopedi, Cilt 5, s.190
  • [10] Rehber Ansiklopedi, Cilt 5, s.191
  • [11] Türkiye Gazetesi Rehber Ansiklopedi,Cilt 5,syf.199
  • [12] https://www.erzurum.bel.tr/city_guide/city_guide.asp?cg=1&dt=2
  • [13] https:// www.erzurumkulturturizm.gov.tr/Turizm Activiteleri/Medreseler]
  • [14] https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ifte_Minareli_Medrese_%28Erzurum%29
  • [15] [https:// www.erzurumkulturturizm.gov.tr/Turizm Activiteleri/Medreseler]
  • [16] [https:// www.erzurumkulturturizm.gov.tr/Turizm Activiteleri/Medreseler]
  • [17] https://www.erzurum.bel.tr/city_guide/city_guide.asp?cg=1&dt=2
  • [18] b "Medreseler". Erzurum İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü. Erişim tarihi: 27 Temmuz 2012.
  • [19] https://www.erzurum.bel.tr/city_guide/city_guide.asp?cg=1&dt=2
  • [20] Doğan, Nermin Şaman."Bezemeye Bakış: Anadolu’da İlhanlı İzleri"Hacettepe Üniver.i Edebiyat Fak. Der., Erişim :27 Temmuz
  • [21] https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum_Ulu_Camii
  • [22] https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum_Ulu_Camii
  • [23] https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum_Ulu_Camii
  • [24] https://www.erzurum.gov.tr/turizm.asp
  • [25] https://www.erzurum.gov.tr/turizm.asp
  • [26] .kenthaber.com/dogu-
  • [27] https://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87obandede_K%C3%B6pr%C3%BCs%C3%BC
  • [28] https://tr.wikipedia.org/wiki/Erzurum#cite_note-kafkas-13
  • [29] https://www.edebiyadvesanatakademisi.com/forummesaj/50-ani_kentini_gezelim.html
  • [30] Rehber Ansiklopedisi,

 





  İLGİLİ SAYFALAR


  • ADANA'NIN TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ
  • ADIYAMAN, TARİHİ VE TURİZMİ
  • AFYON'UN TARİHİ VE TURİSTİK YERLERİ
  • AĞRI'NINTARİHİ TURİZMİ VE TURİSTİK YERLERİ
  • Aksaray'ın Tarihi ve Turistik Yerleri
  • Amasya'nın Tarihi ve Turistik Yerleri
  • Ankara'nın Tarihi ve Turistik Yerleri
  • Antalya'nın Tarihi, Turizmi ve Antik Yerleri
  • Artvin'in Tarihi, Turizmi, Yayla ve Vadileri
  • Aydın'ın Tarihi, Turizmi , Antik ve Doğal Güzellikleri
  • Balıkesir:Tarih, Turizm ve Gezilecek Yerler
  • Bartın'ın Tarihı Turizmi , Görülecek Yerleri
  • BATMAN'IN TURİZM, TARİH VE DOĞASI
  • Bayburt'u Gezelim mi?
  • Bilecik'i Gezelim mi?
  • Bingöl ve Güzellikleri
  • BİTLİS'İ GEZİP GÖRELİ,M
  • BOLU'YU GEZİP GÖRELİM
  • BURDUR'UN TARİH DOĞA VE KÜLTÜRÜ
  • Bursa'yı Gezip Görelim
  • Çanakkale: Tarihi, Turizmi ve Doğası
  • Çankırı'nın Tarihi Turistik ve Doğal Güzellikleri
  • Çorum , Tarihi, Turizmi ve Doğal Güzellikleri
  • DENİZLİ , TARİH TURİZM VE DOĞAL GÜZELLİKLERİ
  • Elâzığ Tarih Turizim Doğal ve Diğer Özellikleri

 

İliniz, ilçeniz hatta köylerinizin, doğal güzellikleri hakkında yazılar yazabilir, Turistik, tarihi ve doğal güzellikleri fotoğraflarınız ile  paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com






EsaAdmin / Erkek / 24.08.2016