ŞİİRLERDEN ÖRDÜĞÜM

Hangi rengin tasladığında saklıdır aşk ve hangi dönemeçte şerit değiştirir acılar?

 

Terk edilmiş bir kasaba ıssızlığındadır kalbim

Belki de bilmeliydim

Hazırlanmış o kabrin yaşarken mekânım olacağını.

Sözcükler cebbar

Hayatsa bazen yalan ve inkâr yüklü

Gölgelerden köşe bucak kaçtığımın da meali

Tutuşan eteklerinde gecenin

Albenili bir isyan ve itiraf…

 

Göğe konan gözlerimden dökülen yıldız tozları

Elimle koymuş gibi bulduğum izleri kalbimin

Belki de yaftalardan doğacak bir teselli

İçimde kalan bu ya da şu ukde

Resmi var mıydı sahi yalnızlığın?

Rengine müptelayım da özlemin

Aşka kefil olduğum soytarı bir sitem

Rediflerde doğan ve batmayan

Güneşin sıcağında eriyen

İç sesim.

 

Matemle ördüğüm bir kilim gibi

Üzerinde tepindiğim zemin gibi

Başım sanki

Erecekmişçesine göğe

Dolunayda saklı ruhumun ihbarı

Yıldız olmanın nesi kötü hem?

Yanarken gözlerim çakmak çakmak

Gök gürültülü bir sağanak adeta aşk

Hüzünlü günde bulduğum tek teselli

Yalnızlığın figanı ile dikilesi

Şiirlerden ördüğüm o yanık ceket.

 

Ucunda püsküller

Başında kasket

Ayağında yırtık bir iskarpin

Bense azalıp çoğalırken

Yaslandığım o dağ ve izlek

Kapışan gecenin rehaveti çökerken üstüme

Yalnızlığın asaleti ile yazmaksa boynumun borcu

Bilemedim de boynuma geçen ipin kalem olduğunu.

Ama acılarıma âşık ve talibim ben

Bir renksem en coşkulusu

Tüten dumanın isinde saklı bulutu

Geçirmişken üstüme şiir niyetine

Bir ömür afalladığım yolların kayganlığı

Yoksa nasıl uçardım ben durduk yere?

Konmaksa zirveye

Aşkın layığı ile yaşattığı kıvancı

Elbet koşmak coşkuyla Rabbime…





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017