AĞLAYAN ŞEHİR

 

Düşler ördüm, sevgili şehir, düşler…

Ne afrasına ne tafrasına uzandı elim

Ellerimden kayıp düşen zamandı madem

Röntgenini çektiğim mazim ve şehir

Renklerin Ulubatlı Hasan’ı

İçimde kıpraşan hazan ve hüzün nameleri

Henüz yeşermemiştim ben annemin içinde saklı

Yaşarmamıştı da gözlerim

Yüreğimdeki masum ve sevecen çocuk

Hem ant içmiştim ben değişmemeye.

 

Yaş aldım sonra.

Yas aldım yaşardım.

Yoksul düştü bedenim

Yorgun düştü sevdam

Hamt ettim ve arz ettim

Hep de baş koyduğum uğruna

Naz ettim sevdiklerime

Niyazımsa saklı Allah katında.

 

Recim edilen sözcükler vardı

Resmettiğim yüreğim ve evrendi

Matem vakti susmadı gözlerim

Mutlandığımda açıp ellerimi

Şükrüme sabrıma sadık

Aşktı sadece aşk

Katık ettiğim bazen kütük gibi suskundu zaman ve insan

Körelmeden yaşamaya kendimce şerh düştüğüm

Şiarımdı madem içtenlik ve sevgi

Allah rızası için yaşayıp da sevdiğim

Makûs talihime razı

Metruk yüreklere yabancı

Rızası olmalıydı da illa ki Rabbimin.

 

Maviden mintanım…

Ah, sevdalı şecerem

Ah yanıp söndüğüm kimi yürekse sömürgem

Aşka binaen

Özleme el salladığım

İçimde saklı her nazı niyazı katık ettiğim.

Bir devri-âlem ki seyyah yüreğimle

Hem sadık kendime hem sevdalı şehrime…

 

Yılmaz bir türküydüm yanık yüreklerde

Yalnız bir nakkaştım aşkı nakşeden

Şehri sevgiyle resmeden

Ağlayandı şehir yaşaran kardeş şehirleri duasında saklı tutan.

Bir semazen gök taşı belki de

İçine düştüğüm her zorlukta

Kaçışan yılkı atları

Endamlı yüreğimde bazen suskun

En çok da dirayetim iken sınanan

Şehirdim ve şiir

Şair değildim lakin şiir bildiğim devasa evren…

 

Aşkın katlarında saklı heceler

Kanadığım ne ki bunca acıyı dokurken melekler

Kandığım ne ki kandırmadıktan sonra

Bir gece vakti düştüm yola şehrin sırtında

Uç uç bitmek bilmedi yolculuğumda

Saklı her niyazla örterken ülkemin yaralarını

Yandıkça yandım yaktım yürekteki fitili

Yakardım sadece Rabbime.

 

Ben İstanbul’dum ve Ankara ve Muğla

Yanan cennetin sönmeyen feri

Neferi olmaksa ülkemin

Vatanına sevdalı bir Türk kızı

Semada saklı umut denen misafiri

Kucaklarken yüreğimle ve ülkece

Ümidin de her zerresine

Bandıkça kaderi ve kederi

Sönmeliydi bu ateş

Sonlanmalıydı iblis ve vahşet

Solmadan gün ışığı

Aydınlık kılsın yeter ki Rabbim cennet ülkemi

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017