MİHRİBAN

İhmal etme düşlerimi, Mihriban

Yolun düşmese de uğra bir ara düşlerime ki

Aymazlığında acı gerçeklerin

Ördüğüm düşlerde saklı tut sesini

En azından yüreğimin perçemine dokun titrek elinle

Yetmedi çık tepeme

Bil de seni başımda taşıyacağım

Her rengin ılıman dokusunda

Aşkın da şerefine

Ektiğim sözcüklerden bir dünya inşa ettim edeli kendime

Yalnızlığın nakaratı da sonlandı, Mihriban

Ne cüssem ne cübbem

Asılsız olan hangi duyguysa

Yoktur da yalanım, Mihriban.

 

Kazayağı imiş acıların yüzüme eşlik eden

Alnımda beyazdan bir hilal

Gecenin hükmünde

Yaşardığım kadar yeşeren umutlarım

Temsil ettiğim de değil hem

Elbet içimin bire bir tezahürüdür yazdığım şiirler

Varsın aşkın kancasına takılı

Varsın yokluğun müdavimi

Varsa yoksa varlığımın meali

Yoksa şerh düşemezdim ömre

Ve kapım da açık penceremde

Hangi iklim olursa olsun gel, Mihriban.

 

Doku tek tek duygularını

Bil de eşleştiğimizi

Ben senim, Mihriban

Sense yorgunluğum ve çocukluğum

Hüzzam makamındayım bu gece yine

Gözlerimde s/üzülen kayıklar

Görmez misin nasıl da dolu dolu göz pınarlarım

Gözümü her yumduğumda

Küçük bir çocuğa dönüştüğüm.

 

Feri sönmeyen bir aşk ve özlem bu

Yalnızlığın dilemması

Sözcüklerin frekansı

Tut elimi, Mihriban

İhtiyacım var böyle bir dosta

Hiç var olmadığını bilsem de dinle sen

En azından yazdığıma binaen

Saklı tut sırrımı

Sırra kadem basan kimse

Hiç yokmuşçasına tara saçlarını yorgunluğumun

Münazara ettiğim sadece ruhumdaki tırtıklı bir hece bu:

Mademki dost bildim seni

Dostane bir selam gönder bana

Ettiğim kelamı da al koy yüreğine

Yüksünmeden sevdiğim kimse

Kimliğime sahip çıkan zaten en ulvi rahmet.

 

Aşkın gıyabında tutuşan mısralarım

Andıkça Mevla’mı

Su tutan hecelerin ayakları

Bil de sinemde saklıdır varlığın

Bense bir ömür sinmeden

Hep sevdim insanları, Mihriban

Dostluğun rütbesidir uzattığım elim

Sevgiye müptela bir imge adeta

İçimdeki kubbe

Bil ki dostluğun mealidir

Her dokunduğumda kalbine, Mihriban.

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017