SUÇ ALETİ

Tabanları yanıyor mevsimin ve şakağında şakayıklar bir düş’e özlem duyan gerçeğin sükûn dilendiği şiir öncesi hezeyanlarına yenik düşüyor şair ve gece gerçi hangisi hangisinden ibaret, bilinmezliğe de şerh düşüyor Tanrı.

 

 

Aşkın kisvesi

Bazense yüreğin kinayesi ama kendine.

Hadislerde saklı huzur

Bunun bilincinde şair

Ve geceyi b/ölen her saniye

Sancılı bir doğum ne ki

Ölüm öncesi varsa bir hikmet

Varoluşun nidalarına

Işık tutuyor evren

Kürediği kadar yalnızlığı

Kalabalık bir hicret.

 

Mesken tuttuğu geceden sarkan bir el gibi

Dingin bir dünya özlemi

Edilgen olmayı sevmese de şair

Etken olan sadece ruhu

Yürekte kardığı sözcüklere rükû ettiği

Duyulmazlığın utkunda

Uykusuz satırlarda saklı gizemi.

 

Mevsim beyitlere bölünmüş

Beyitler ise duygulara

Hırpani ruhlar sokağında

Ceset avına çıkmış şair

Kazdığı her çukur

Hazır ol’da kalem

Titizlikle dikiyor geceyi.

 

Suç aleti nasıl ki kalem

Kanlı imgelerin bayrağında nakşediyor

Acının amblemi.

Acısız ruh nasıl şiir yazar?

Şiirse yazılan

Kazılan çukurda mı saklı imgesi misafirliğin?

Elbet bir misafirhane her şiir

Nükseden hayaller

Duygu küfesinde saklı içeriği bilinmezin.

 

Bilindik ne kaldı madem?

Bir bohçada saklı esaret

Kıyametin öncüsü takındığı cesaret

Mademki düştü yola

Mezarını kalemi ile kaza kaza.

Her ölüm çok erken

Gel gör ki şair geç kalmışken:

Elbet kendine dokunmadan

Oysaki sözcüklere âşık yüreği

Nasıl da okunmadan geçer hani zaman?

Okudukları da kar mı kaldı hani yanına?

 

Nüktedan bir yürek ve seyyah adeta

Yazmaya durduğu her enstantane

Ne gölgesi kayıp şairin

Ne de şehrin büyüsünde yol aldı durduk yere:

Şair ve şehir ve gece üçlüsü

Mademki kazık kakacaktı umuda ve hayallere

Çok geç oysa ölüm

Şair için

Erken kalkan değil de geç kalanmış

Yol alan

Büyüttüğü devasa bir aşk için için

Bir içimlik olsa da her gece ve şiir…

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017