UMUDUN SESİNDE DOĞACAK ŞAFAK

Hangi düş’ün sağanağından sökün etti yalnızlık ve hangi günün öğretisi idi elbet mevsimsel bir hüzünden öte evladiyelik acılar sancılı mevsimin her öğün vakti pay ettiği çığlığı dünün günden de öte gümbürtülü bir iç ses, na’şı sözcüklerin nal toplayan imgeler en çok da basireti bağlanmışken mutluluğun…

 

 

 

Çömeldikçe diz(e)leri şairin

Çöken her bulutta saklı tebessüm

Kaybolmanın ertesi şiar edindiği

Yaldızlı yolu ölümün

Kürediğinden öte

Küstüğü evrende saklı en muhteşem hediye

Ne aldatı idi aşk ne de alıntı

Çalıntı gölgelerin uzun sakallarında saklı

Sırlar ser verenden öte

Surlara serilen hece hece…

 

Kimliği şairin

Hicabında evrenin

Hazandan mütevellit bir sitem

Çemkiren iblise ses etmeden

Sığındığı rahmet dolu istikamet

Bir karartı ise sonlanacak

Sancılı bir ömürse yeniden nefes alacak

Sabırla çizdiği yolun dikenlerinde saklı maruzat

Elbet sevecen rahmetin

Dingin yarınlara meyleden

Umudun sesinde doğacak şafak.

 

Bir nesilse hüzün

Nasıl demeden de çözülecek düğüm

Kor hecelerin istilası

Kös kös yaşamanın çok ötesi

Simasında saklı gizem

İndinde benliğin

Bazen kimse basıp ezen:

Düşkünlüğü Rabbine

Düşmeden insanların diline

Düşmekse aşka ilk günün yüzü suyu hürmetine.

 

Bir kıvanç ve inanç

Sevinci illa ki bağrına basacak

Sağdıcı iklimin

Kayıp gitse de ellerinden zaman

Yeter ki kaybolmasın o sönmez ışık ezelden

Kamaştıran gözlerini

Cennet kokulu bir sevgi masalında

Dokunmaksa umuda yarınların hatırına.

 

Külçe külçe hüzün çözülecektir illa ki

İman yüklü yüreğin ikbali nasıl ki ateşin çeperinde

Saklı bir mümin olmanın verdiği huzur ile

Dokunduğu sonsuzluk sadece

İlahi Aşkın bitimsiz esintisinde…





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017