UMUDUN TA KENDİSİ

Kibirli bir düşten çıkıp da yola yaldızlı bir güzellikte resmediyorum geceyi aşkın kisvesinde saklı buhran gibi belki de buğusu ömrün yoksa buğrası mı yalnızlığın…

 

 

 

 

Meylettiğim neyse günü b/ölen

Kuramadığım hangi hayalse heybemden kaçan

Bir iplik gibi

Bozulan bir yemin gibi

İhbar ettiğim elbet sevginin zümresinde

Kanat açan büyülü bir mısra özlemi ile

Kilitli yüreğimden taşan bir avuç su gibi.

 

Rüzgârın nefesinde

Seyyah bir mevsimin özleminde

Varlığıma atıfta bulunduğum bir şiire duyduğum

Hürmet ile

Bir o kadar bağrı yanık şairlerin kaleminde

Kıskıvrak yakalandığım aşkın hevesinde

Uçuşan bir buluttan da yok iken farkım…

 

Hayatın da sandukası adeta

Sihirli bir yolculuk meylettiğim

Frekansı huzurun

Dibine vurduğum bin yıllık ömrün

Fermanında vuku bulan özlemin

Seyyah hecesinde

Göğe otağı kurduğum

Nazenin bir gönlün

Çeşmesinde

Nöbet tuttuğum

Suyun soğuk yudumunda

İçime tutulan bir ışıktan

Medet bulduğum

Umudun ta kendisi.

 

Öyküm yok hem benim

Ne de öykündüğüm birileri.

Özlemsiz geçmez ömrün o ılık busesi

Saf tuttuğum cennetin kapısından geçmenin güncesi

Niyazımla dirilttiğim çocukluğumun safiyeti

Hala çözemedim şifresi

Ölümsüzlüğe nazire eden seyyah yürekte saklı

Aşkın ibaresi.

 

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017