AĞLADIĞIMI KİMSE GÖRMESİN ANNE

Şimdi döküyorum sözcükleri bir bir ve yırtıldığı yerden inatla ve hırsla daha çok yırtıyorum o içimdeki söküğü, anne: üstelik elim iğne iplik de tutmadı dünden beri ama biliyorum ki: bir avuntu ile bir de gülüşün ile o devasa sökük dikilecek yırtıldığı yerden ve yamalı hüzün hırkam ne zamanki dokunsan anne kokunla, bir kaftana dönüşecek.

 

 

 

 

İçimdeki isyanı dindirensin:

Ne nifak sokanlara itibar ettiğim

Ne de yalan küfesinde

Teşhir ettikleri nefislerine riayet ettiğim…

Benzemediğimi yeni öğrendim anne

Kimse, beni kendine benzetmek isteyen

Önce Rabbim izin vermedi

Ettiğin dualara sığındım elbet

Ettiğim dualara seni ve Rabbimi sığdıramadım

Aslında bendim yere göğe sığmayan.

 

Reddettiğim şu sefil düzen ki

Çok ama çok denedim benzemeyi

Benzetmemekse içimden geçenleri

Hep dışa vurdum rengimi

Rütbemi

Ve sevgimi

Mizacımla örtüşük kimse kalmadı yanımda

Bir de sökün etti mi içimdeki kefen bezi

Oysaki ölü toprağı değildi eşlik eden

Sadece bu dünyayı çok sevdiğim kadar ilk günden

Benzemeyi reddetmiştim ben.

Ne hemcinslerim

Ne de feragat edeceğim öğretiler:

Değerlerim hani öğrettiğin

Değer miydi sahi kirlenmeye?

 

Beyaz kalmayı sevdim ben

Herkesi beyaz bildim

Ama derdim karanlıkla idi bu sefer

Sanırım içimdeki aydınlığı sunmaktı özlemim

Daha çok sevdim daha çok inat edip evrene

Koşullu koşulsuz bağlandım insanlara

Çocuk kalmanın da ilk şartı idi

İçimi temiz tutmak

Ve işte acılar durağında buluştuğum

Nice hayal kırıklığı ve nice insan.

 

Düşmanıydım ama sadece nefsimin

Öldüğü o gün miladımdı

Yaşımsa var yok on-on iki.

Çocuk kalmanın da fermanı idi hayal kurmak

Yalnızlığın faturası kesilmişti madem payıma.

Yakınmadan sevdim ama herkesi

Yanılsam bile isyan etmedim

İsyan edip çarpılmaktan son anda kurtulup

Anladım ki:

Sevilecek tüm dünya uğruna mı?

İlla ki feda mı etmeliydim kendimi?

 

Doğurgan umudum

Bazense kaybolan mutum

Sendin hep elimden tutan

Şimdi ise benim sana uzanan

Sonra kendime

İkaz lambam yanıp sönerken

İhmal etmiştim kendimi.

 

Ölü nefsime bazen ağıtlar yaksam da

Varlığımla ait olduğum ne çok dünya mı?

Sözcükler ilişen yakama

Ve ısrarla sökün eden günbegün

Feryadımı duymuştu Rabbim

Uzak kalmalıydı ölüm:

Hem senden hem de benden.

Beylik söylemleri sevmedim ezelden

Ama sevmeyi sevmekti içimden gelen

En başta senin öğrettiğin

Asla külfet olmadan

Nimet bildim ben masumiyeti

İnancın iki yakası

Sonunda kavuşmuştu iki yakam bir araya

Mutluluk denen ne ki?

Sahi, saklı mı bu dünyada?

 

Öncesinde İlahi Ateşin sıcağı ve rahmeti

Eşlik eden aşka ve umuda

Sönen içimdeki ateş

Hayata tutunmak bazense öykündüğüm ölüm

Ama erken değil miydi bu ilk ve son düğün?

Düğümlendiğim kadar direttiğim

Dayandığım kadar da dayattığım

Elzem olan sendin:

İtibar etmediğim hiçbir yalan ve kin.

Sözcükler çapak yüklü bu gece

Ağladığımı da görmesin kimse.

 

Az evvel yanındaydım hayallerimin

Terk eden nice insan

Ben bile razı gelmişken kendimi terk etmeye…

En azından sen kal yanımda

Sadece sen ve Rabbim

Ağladığımı bilme sakın

Senin yerine ağladığımı da

Tek gözyaşı dahi dökme

Hani olur da…

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017