ELBET YATIYA KALACAKTI UMUT

İstimlak edilmiş bir düş’tü sadece: mavi perdelerin uçuşturduğu gölgeme prangalar iliştiren çatık kaşlı çehremde saklı yangından da büyüktü esemediğim kadar içime.

 

 

 

Rengi yoktu ki günün

Düş öbeklerinde saklı eski bir resim gibi

Nidaların solduğu çatı katına

G/izlendiğim yalnızlığın

Çıktığı idam sehpası

İyi de sevmekten başka yoktu tek hayalim.

 

Kardığım kadar yeri göğü

Ruhuma eşlik eden gizin talihi

Bahtsız bir çeşmeydi işte

Dökülen hecelerde gizlenen

Mealim

Hangi yetim imge idi ki sırdaş?

Sır küpü değildim hep

Sadece uzanmak boylu boyunca.

 

Hatırına mevsimin

Hala kiremit rengi saçlarında yenilginin

Bir çiy tanesinden

Başlarken yolculuğum

Denk düştüğüm o devasa su küresi

Kölesi idim madem enginliğin

Reşit bir kılavuzdu işte karga

Gül ekip sevgi biçtiğim

Hangi anlamsız lehçede

Saklıydım sahi öncesinde?

 

Solgun feri yıldızın

Sinen bağrıma katıksız yalnızlığımın

Mürşit olandı eşlik eden

Deşmek değildi hem niyetim

Daha yükseklere dokunmak niyetine

Bir kalpten

Diğerine seken hüzün gibi

Kifayetsizliğin sunduğu

Rehavet

Bir düş sepetine yerleştim gizlice.

 

Düşe kalka ektiğim her umut

Koyu gözlerinde gecenin

Sükûna dokunan vebali

Dünü de terk edip

Terk edemediğim neyse güne eşlik eden

Yine de gün yüzlü bir ikbaldi uzandığım

Uzatmaksa zamanı

Dirlik zamanı olmalıydı

Beni bekleyen

Ve dinginliği özleyen.

 

Hasretle dolu bir yolculuk

Vadesi dolmadan mevsimin, şiirin

Esen her hecede saklı bir misafir gibi

Elbet yatıya kalacaktı umut.

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017