GÖZE Mİ GELDİ YOKSA ŞİİRLER?

Issızlığı mesken tuttum:

O devasa ayraç ki aşkın b/ölmesi

Her hecede saklı bir taarruz ve teyakkuz

Manidardı bakışların

Mahzundun illa ki:

Ah, o göz kaçışların

Göze mi geldi yoksa şiirler?

 

Gözden düşen aşk gibi ve gece

Sayacı takılı bir önceki iklime

Mevsimsel bir rötuştu varlığın

Nemli toprağı öpüp de başıma koyduğum.

 

Meali neydi bu gidişlerinin?

Mizacı belli ki imkânsızlığın boyumu geçtiği

Geçkin gölgelerde saklı bir aşiret gibi

Duyguların darboğazında

Sevecen bir lanetti illa ki aşk

Depreşen güçsüzlüğün de ikbali

Bayırlarda tozu dumana katan rüzgâr

Sevdiğim kadar

O rahle ki ömür denen kulvar.

 

İmlecin türküsünü söylüyor kalemim

Uçuşan perdelerinde asılı olduğum göğün

Sazsız sözsüz bir gün işte

Devrilen her hece her şive

Koyu gözlerinde matemin bir başkaldırış

Yediemine teslim ettiğim serzeniş.

 

Kuytularda yaşanır belki yalnızlık

Pejmürde gölgelerden çaldığım mutluluk

İçime batan dikenlerin güzergâhı bildiğimse

İçimde saklı cennet bahçesi

İçerlediğimden de fazladır içtiğim şiirler.

 

Bazen bir kipse bazense yakama taktığım rozet

İnsanlığın mola verdiği her durakta

Hecelediğim kadar

Matemle örülü duvarlarım

Ne zamanki acılar kaldı yatıya.

Yatsıda sözlendiğim her kelime

Yaşaran gözlerimin kanattığı

O devasa yara.

 

Yar bildiğim iklim

İklim bildiğim sırdaş kalemim

Kalem bildiğimse yüreğimin türküsü

Sobelendiğim her gecede saklı rüzgarın da öyküsü…





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017