Çukurpınar Anamur ve Mamure Kalesi



ANAMUR'UN MAĞRALARI VE MAMURE KALESİ 

Çukurpınar Mağarası    Çukurpınar Mağarası'ndan Kareler 
https://editorturk.com/636-anamur-cukurpinar-magarasi/

ÇUKUR PINAR MAĞARASI

Anamur’un kuzey batısı, Çamurlu yaylasından dört saatlik bir yolla Çukurpınar EGMA düdeninin ağzına(giriş kısmına) varılır. Mersin Anamur ilçesinin 46 km. uzağında bulunan Çukurpınar Mağarası, Taşeli platosundaki Çukurpınar Yaylası’ndadır. Çukurpınar düdeni deniz seviyesinden1890 metre yüksekliktedir. 1990 yılında bulunan  Türkiye’nin en büyük, dünyanın ikinci  mağarası olduğu iddia edilen mağaranın uzunluğu  924 m.ye kadar ulaşmaktadır. (1) Son araştırmalara göre mağranın uzunluğu 1420 metreye kadar uzamıştır. 

Bilinen mağralar arasında Çukurpınar mağarası birinci sıradaki Fransa’daki mağradan sonra en uzun ikinci mağrası olarak dikkati çekmektedir. Boğaziçi Üniversitesi Mağaracılık Araştırma Kolu (BUMAK) 1990 yılından beri bu mağarayı keşfetmeye uğraşmaktadır. (2)  Mağara içinde yeni keşfedilen her yeni yer isimlendirilmektedir. Zümrüt, derin göl, sanat gölü, sarkaçlı gibi... (3) 
"NATIONAL GEOGRAPHIC dergisinin EKİM 2004 tarihinde yayımlanan sayısında Yılmaz ÖZAKIN bir yazı yazarak Çukurpınar Düdeninde yapılan keşifle ilgili ayrıntılı bilgilere yer vermiştir. Yılmaz ÖZAKIN dergideki yazısında: “Mağaralarıyla ünlü Anamur'da Türkiye'nin inilebilen en derin mağarası Çukurpınar (EGMA) Mağarası notları yer almaktadır. (4)  EGMA Düdeni'nin girişi ilk olarak 1990 yılında keşfedildi. Boğaziçi Üniversitesi Mağara Araştırma Kulübü (BÜMAK), 1992'deki ilk keşif gezisinde -65 metre derinliğe indi. İzleyen yıllarda BÜMAK'la birlikte Mağara Araştırma Derneği'nden (MAD) mağaracılar da EGMA Düdeni'nin bir insanın zorlukla geçebileceği dar geçitlerinden aşağılara doğru yol aldı." (2) 
Yerel halkın Peynirlikönü Düdeni adını verdiği mağara mağaracı Evren Günay ve Mehmet Ali Özel'in adlarından yapılan bir düzenleme ile  EGMA Düdeni olarak adlandırılmaya başlanmıştır.  Çukurpınarmağrasının bilimsel tanımları şu şekilde yapılmaktadır. "Çukurpınar mağarası alp'in kıvrılmasından etkilenmiş horizontel diskordan olarak miyosen denizinde çökelmiş kalker içinde bulunan düden oluşumlu aktif bir mağaradır." (5) 
Yapısı özelliği ile şimdilik izyeretçilerin gezip görmesine uygun olmayan mağranın ilerleyen zamanlarda gezilip görülebilecek hale getirilme düşünceleri varsa da henüz bu yönde aktif bir çalışma içerisine girilmemiştir. 

EGMA Düdeni'nin pek çok yerinde  göller bulunmaktadır. Bu göller mağranın keşfini zorlaştırdığından mağara duvarlarına ipler gerilmiş mağara içi ile dış kam arasında telsizle iletişimin mümkün olmadığından 3 kilometrelik bir telefon hattı döşenmiştir. Tüm bu çalışmlara rağmen mağranın darlığı , gölleri, derinliği ve diğer engelleri yüüznden keşfi ve gezilmesi çok çok zor olmaktadır. Çukurpınar mağarası’nın karakteristik özelliği ise düden oluşumlu aktif bir mağara olmasıdır.

"Son yapılan araştırmada mağarada 1420 metre derinliğe kadar inilmiş, mağara ile ilgili detaylı bilgiler elde edilmiş bulunmaktadır. BUMAK araştırma ekibi mağaranın i,çerisinde yer alan bölümlerin büyük kısmını isimlendirmiştir. İsimlendirmede keşfi yapılan bölümlerin özellikleri de dikkatte alınarak bölümlere, ışıltılı, kurnalı galeriler, zümrüt, sarkaçlı, derin göl, basamaklı, sanat gölü gibi adlar koymuşlardır. Şu anda normal yollarla bu mağaraya inilip, ziyaretçilerin bu bölümleri görmesi mümkün bulunmamaktadır. Bir takım teknik cihazlar ve iniş, geçiş malzemeleri de kullanılmak suretiyle mağara içinde uzmanlar keşif faaliyetini süründürebilmektedirler." (1) 
 
Çukurpınar mağarasında birikip yeraltına inen sular duru pınar ismiyle Anamur’un Toros dağ köylerinden olan Sugözü köyünde ortaya çıkar ve Kocaçay’a (Dragon’a) karışır.

Çalışmalar ilerlemiş olmasına rağmen mağara tam olarak keşfedilebilmiş de değildir. Belki ileri tarihlerde mağaranın keşfi tamamlanacak, ulaşım için yol yapılması ile birlikte insanların ziyaretine açılabilecektir. 


ÜĞÜ MAĞRASI

    
https://www.google.com.tr/imgres?q=üğü+mağarası&hl=tr&biw=1

Üğü Mağarası ise Anamur-Yayla karayolunun 12. kilometresinden Karalarbahşiş köyü çıkış kısmından Kükür köyüne doğru uzanan dere yolu üzerindedir.  Karalarbahşiş ile Üğü deliği arasındaki yol stablizedir. Karalarbahşiş köyünden itibaren 6. kilometrede yolun solunda dağdan soguk bir su çıkar. Bu suyun çıktığı yer Üğü deliğidir. Mağaranın bulunduğu alan Güneybahşiş köyü sınırları içindedir.  Suyun çıktığı kısımda herhangi bir giriş yoktur. Su çıkışına göre sağ tarafta hemen üst kısımda da 3 metre çapında dairesel bir alandan mağaranın içine girilebilinir. Mağara girişi dar olmasından dolayı karanlıktır. İçeriye ışık girmez. Ya meşale, ya da aydınlatma araçları ile mağaraya girmek mümkündür. İçerisinde de su akmaktadır. Yer yer geniş göllere rastlanır. Mağara içinde birbirine geçit veren beş ayrı bölüm bulunmaktadır. Tavan yüksekliği ter yer 10-20 metre arsında değişiklik gösterir. Keşvedilen kısımlarda altı adet göl bulunmaktadır ve bu göllerin bir kısmı bir hayli derindir. Bugüne kadar mağara içinde pek fazla araştırma yapılamamıştır. Sadece TRT program yapımcısı Ertürk Yöndem Sugözü köyü ile ilgili yaptığı bir program sırasında mağara içerisine kameramanlar eşliğinde girmiş ve mağara girişi ile mağara gölüne kadar olan kısmını gün yüzüne çıkarıp yayınlamıştır.(6) 


KÖŞE BÜKÜ MAĞRASI 

   Anamur'un 9 km. kuzeybatısında, Ovabaşı köyünde bulunan bu mağara 500 m2.lik alana sahiptir. Mağaranın 2000 yıllık bir geçmişe sahip olduğu anlaşılmaktadır. Mağaranın astım hastalığına iyi geldiği bilinmektedir. Nem oranı % 80, hacim basıncı 762 mm. ve sıcaklığın 18 derece olduğu Köşekbükü Mağarası 3 bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümünün adı Huzur,İkinci bölümünün adı Şifa,üçüncü bölümünün adı Dilektir.Birinci bölümde basınç; 761.5 mm., ikinci bölümde basınç 760 mm.,sıcaklık 18 derece, rutubet % 80'dir. üçüncü bölümde basınç 762 mm. olup, sıcaklık 18.2 derece, rutubet %82'dir. (12 ) 


ANAMUR- ANAMERİUM  ANTİK KENTİ 

   anamurium-antik-kenti-anamu2r 

Anemurium, Anadolu’nun güneyindeki en uç noktasında bulunan Anamur burnunun doğuya bakan yamaçları üzerinde kurulmuş bir antik kenttir. Roma öncesine dair bulunan  kalıntılar olmadığı için İ.Ö. 4. yüzyılda var olduğunu söyleyebiliyoruz. Anemurium adının "rüzgarlı yer" anlamında kullanıldığı da antik kaynaklarca ifade edilir. 

1960 yılında Toronto Üniversitesinden Elisabeth Alfoldi Rosenbaum, daha sonra Kanada'lı Prof. James Russel tarafından kazılar sürdürülmüş 2000 yılında kazılara son verilmiştir. Anemurium kenti diğer Roma sahil şehirleri gibi  yukarı ve aşağı kent olmak üzere iki bölümdür. Kentte alıcı  surlar, 3 hamam, 60 m. genişliğinde tamamlanamamış tiyatro, 900 kişilik oturma yeri bulunan odeon (konser salonu), paleastra aşağı kenttedir. Liman caddesinin her iki yanındaki kaldırımların belirli bölümlerinde yer yer zemin mozaikleri bulunmuş olup, bunların bir kısmı müzede sergilenmektedir. Kentin surları dışında kalan mezarlığı, Anadolu'nun en iyi korunmuş nekropol alanını oluşturur. Bunların sayısı 350-400 civarındadır. Tonozlu mezarların tek ve iki katlı örneklerinin bir kısmının duvarlarında freskler ve mozaikler bulunmaktadır. (7) 

Anamerium antik kentinde bulunan kilise mozayiğinde bulunan kral Isaah (Ayseah) adına düzenlenmiş betimlemede barış simgelenmektedir. Kıbrıs'ın deniz aşırı komşusu olmamız nedeniyle bu mozaikteki anlatımın bir anlamı olsa gerek. Zamanında Kıbrıs-Girne barış şenlikleri Anamur'da yapılmıştır. Diğer bir deyişle Anamur bir barış kentidir.
Anamur ve çevresinin roma döneminde bir dinlence ve tatil yeri olduğu, Kanlıören'de (Titiopolis) bulunan, Şam alayından emekli bir Roma askerine ait bronz belge kanıt oluştururu. Yine Anamerium'da bulunan holy (İncil) Apostelos kilisesi (5.Yüzyıl) yapıldığında Hz. İsa'nın Paulus ve Barnabas'a adanmıştır. (6) 

Bunların dışında edikula formunda, dört cephesi kemerli ve kesik koni biçiminde mezar tipleri de yer alır.Kentin içme suyunu sağlayan su kemerleri (akuaduct) dışında, Erken Hıristiyanlık dönemine ait birkaç kilise kalıntısı da saptanmıştır. (7) 


ANAMERİUM MÜZESİ

Anemurium antik kentinde Amerikalı ve Kanadalı bilim adamları tarafından 1960 yılında başlatılan bilimsel arkeolojik kazılar sonrasında elde edilen tarihi ve kültürel kalıntıların, eserlerin sergilenebilmesi için açılmıştır
Anamurium kazılarında ortaya çıkarılan birçok eser ve ürünler çevre ilçelerde bulunan müzelere nakledilmişti. Bu müzeler Silifke ve Alanya müzeleriydi. 1990–1992 yılları arasında Anamur’a ait olan ve çevre ilçe müzelerinde bulunan ürün ve eserlerde sergilenmektedir. (8) 
Müzede sergilenen Anemurium buluntularının en ilginç grubunu pişmiş toprak insan yüzlü yağ kandilleri oluşturur. Bunun dışında süs eşyalarından oluşan bronz ve kemikten yapılmış bazı mezar armağanları, Roma çağına ait olan tunçtan yapılmış tanrıça Athena biçimli bir kantar ağırlığı, Bizans çağına ait halk sanatını yansıtan çeşitli malzemelerden yapılmış objeler diğer önemli buluntular arasında yer alır.  Erdemli müzesinden getirlen eserler de buraya taşınınca Anamur Müzesindeki eser sayısı  10.000 sınırına dayanmıştır. (8) 
Müzedeki en önemli parçalardan birisi  Issah adına düzenlenmiş mozaiktir. Mozaikte palmiyenin iki yanında yer almış leopar ve oğlak desenleri Necropol’daki (mezarlık) kilisenin tabanında bulunmuştur.  Müzede pişmiş topraktan yapılmış  insan yüzlü kandiller, bronz ve kemikten yapılmış süs eşyaları, mezar armağanları ve Roma dönemine ait bazı bulgular, eski kavimlerin yaşadıkları dönemlere ait para(sikke) örnekleri,  sergilenmektedir. MS.V.yüzyıla tarihlendirilen zemin mozaiği, Nagidos antik kenti mezar buluntuları; MÖ.IV.-III.yüzyıllara ait ölü ve adak eşyaları; Anemurium kentinde ortaya çıkarılan pişmiş topraktan yağ kandilleri, Roma Çağına ait tunç Athena heykeli, tunç kantar ağırlıkları bulunmaktadır. (9) 


MÜZENİN ETNOGRAFYA BÖLÜMÜ

Etnoğrafik seksiyonda 

19 yy sonlarına kadar, Aydınlı yörükleri, Menemencioğulları, gibi göçerlerin kışlık mekanlarından birisi olan Anamur, Gülnar, Erdemli ve Kızkalesi ovaları ve yaylarında yaşayan göçer Türkemenlerden kalan hatırları sergilemek amacıyla açılan Etnografik eserler bölümünde göçerlik döneminden yerleşik döneme geçinceye kadar ki  Anamur yöresi  folklorik eşyaları ve geleneksel sanatlarımızın en güzel örnekleri,  sergilenmektedir. Ahşap kahve değirmeni, kahve soğutucusu, kahve kutusu, aynalık, sedef kakmalı çekmece, kaşık formunda oyularak yapılmış kaşıklık, barutluk, ahşap urup, dibek, aşık sopası, kazma stampa ve repousse tekniğinde çeşitli madeni kapkacak yanında, niello tekniğinde savatlanmış kılıçlar, çoban tabancaları, filiğre tekniğinde gümüş sallama, gerdanlık, küpeler, çeşitli takılar, bakır kazan ve tabaklar için çorap, uçkur, peşkir, heybe, kuşak, tütün ve para kesesi, deve Yuları, saat örnekleri vb. sayısız eser yer alır. 

Alanya ve Silifke müzelerinden getirilen Anamur kaynaklı eserlerin yanısıra Bakanlıkça kapatılan Erdemli Müzesi'nden getirilen eserler ve Anamur halkının büyük bir duyarlılıkla getirdiği eserlerin sayısı bu gün için 7000 âdete yaklaşmıştır.

Müze binasının ilk temeli 1976 yılında atılmış 1990 yılında Yalıevleri Mahallesi'nde tahsis edilen 2630 m²lik arsa üzerine inşa edilmiştir. 

Müze adres: Yalıevler Mahallesi Atatürk Caddesi 
Fahri Görgülü Sokak No:8 Anamur 
Tel : (0324) 814 16 77 


KELENDERIS 
 
Kelenderis'in kalıntıları, İçel ili, Aydıncık ilçesindedir. Kentin kim tarafından ve ne zaman kurulduğu hakkında kesin bilgilerden yoksunuz. Antik yazarlardan Apollodoros Kelenderis'in bir Hitit tanrısı olan Sandon tarafından kurulduğunu belirtir. 1986 Yılından beri yürütülen kazılarda da M.O. 8. yüzyıla kadar giden buluntular ele geçti. (8) 
 
Antik Kelenderis'den günümüze ulaşan kalıntıların sayısı çok azdır. Surlar Orta Çağ’dandır. Liman hamamı M.S. 4. veya 5. yüzyılda yapılmış olmalıdır. Tiyatronun da Roma Çağı'na ait olduğu anlaşılmaktadır. Kentin mezarlıklarında, M.Ö. 6. yüzyıldan başlayarak, M.S. 4. yüzyıla kadar süren kaya mezarları, tonozlu mezarlar ve pramidal çatılı anıt mezar görülebilir. Müzede sergilenen eserlerin çoğu, kentin bu mezarlarından gelmektedir. 1992 de bulunan zemin mozayiği, kentin M.S. 5. yüzyıldaki panoraması açısından eşsiz bir örnektir.(10) 

NAGIDOS 
 
Kelenderis gibi, bölgenin en eski kentlerinden biri olan Nagidos'un kalıntıları Bozyazı İlçesinde, kıyıya yakın bir tepe üzerindedir. Hakkında çok az bilgiye sahip olduğumuz kentten günümüze ulaşan kalıntılar, bu tepenin zirvesine yakın yerde kalıntıları görülebilen surlardan ibarettir. Ayrıca Bozyazı çayı üzerindeki köprünün ilk biçiminin Roma Çağı'ndan olduğu anlaşılmaktadır. Bundan başka, bir suyolu kalıntısı ile bir hamamın temelleri yine Geç Roma, Bizans Çağı kalıntıları arasında sayılabilir.

Bugün müzede sergilenen eserler, kentin batısında rastlantı sonucu bulunan mezarlardan gelmektedir. Pişmiş topraktan yapılmış lahit mezarların yanına ve içine konan oldukça zengin ölü armağanları M.Ö. 4. ve 3. yüzyıllara aittirler. (10) 

Anamur Mamure Kalesi 

MAMURE KALESİ

Mamure Kalesi, Antalya-Mersin karayolu üzerinde Anamur'a 8 km. uzaklıkta Bozdoğan köyü sınırları içerisinde yer alan ülkemizdeki kalelerin içerisinde mimari açıdan en göz alıcı olanlarından biri olduğu gibi oldukça  sağlam ve korunaklı kalan kalelerin en başında gelmektedir. Üç bölümden oluşan kalenin 39 kulesi, camisi üç tane avlusu, sağlam ve görkemli kalmış surları ve hamamı bulunmaktadır. "Anamur mamure Kalesinin yapılış tekniği Alanya Kalesi gibidir. Mazgal delikleri, siperleri ve korunma yerleri dantel gibi kale duvarlarına işlenmiştir" (11) 

Akdeniz’in hemen kıyısında iç kalesi git gide hafif bir meyille yükeslen bir tepe üzerinde ve Anamurun kıyısında inşa edilmiştir. Kalenin duvarları denizin hemen kıyısından itibaren görkemli bir görüntüyle yükselmektedir. Hmen kıyıda inşa edildiği için dalgalar zamanla kalenin duvarlarını tahrip etmeye başlamış; bu yüzden Güney taraftaki denize doğru uzanan kale yapılarının bir kısmı yıkılmıştır. Denizin tahribatını önlemek için kalenin deniz tarafına büyük kayalar dökülerek bir dalgakıran yapılmış ve denizin kale üzerindeki tahribatının önüne geçilmiştir.

Mamure kalesi bir çok Anadolu kalesinde olduğu gibi antik temeller üzerine kurulmuştur. 1988 yılında Anamur Müzesi Müdürlüğünce yapılan kurtarma kazılarında M.S. 3.-4. yüzyıllara ait. "Ryg Monai" adlı fazla etkili olmayan Geç Roma kentine ait tabanları mozaik döşeli yapı kalıntıları ortaya çıkartılmıştır.

Mamure kalesi 14. yüzyılda Karamanoğulları tarafından önemli ölçüde onarım gördüğünden adı. "Mamure" olarak değiştirilmiştir. Kale daha sonra 15 ve 16. yüzyıllarda küçük onarımlar görmüş, 18. yüzyılda Osmanlılar tarafından yeni eklentiler yapılmıştır. 
Şikari tarihine göre; Anamur ve Taşelinin kafirler tarafından zapt ve harap edilmesi üzerine, Karamanoğlu Mahmut bey (1300 1308 M.) beyleri ve 36.000 kişilik ordusuyla düşmanı bozguna uğratıp, kaleyi ele geçirdiği ve yeniden mamur edip, adını "Mamure" koyduğu kaydı geçer. (11) 
Yapıda, mazgal ve siperleriyle üst yapı, alt kısımları etek gibi genişleyen duvarlar görülür.

Kale birbirinden yüksek duvarlarla ayrılmış, doğudaki iç avlu, batıdaki dış kale, bunların güneyinde kayalıklar üzerine inşa edilmiş iç kaleden meydana gelir 

Güneyde, sahil kenarında, kuzey doğuda baş kule olarak adlandırdığımız yüksek ve çok katlı gözetleme formlarında beş kule, köşe burcunun yanında üst örtüsü tamamen yıkılmış fener kulesi yer alır. İç avlunun kuzey batı sınırını oluşturan yüksek surda değişik şekilli yedi adet burç olup, bunlardan kuzey doğu tarafındakiler duvarla birlikte yıkılmışlardır.  Bu kulelerden en yükseği  Güneydoğu köşede deniz ile karanın birleştiği noktada yer alan baş kuledir. Bu kule bütün çevreyi, denizi, karayı ve kale içini tam olarak gören ve kale bayrağının asıldığı en yüksek ve en üst kuledir. Bu kuleye fener burcu da denilmektedir. Fener burcunun üst kısmı  yıkılmış durumdadır. Fener burcunun  etrafında  beş adet gözetleme kulesi daha vardır. Ana kuleye kapalı bir geçitle  kule içinden döner merdivenle çıkılır. Bu merdivenin dibinde kale zindanı dipsiz, karanlık bir kuyu  yer alır. (11)  
Dış kalede çeşmesi, depoları, sarnıçlar ve işlevini hala çözemediğimiz bazı yapı kalıntıları yer alır.
Kaleden zamanımıza gelmiş tek yazıt batı cephe duvarları üzerindedir. Yazıtta özetle; "Karamanoğlu Alaaddin oğlu Mehmet oğlu Sultan İbrahim inşa etti. Bu tarih Mükerrem Şevval ayında " yazısı vardır."  (6) 

"İç avlu bölümünün kuzey tarafındaki yüksek surlarda yedi adet burç daha yer alır. Bunlardan bir kısmı kale duvarları ile birlikte yıkılmıştır. Kale komutanının veya dizdarının ikametgâhı iç kale girişinin karşısında yer almaktadır. " (11) 

Dış kalede çeşme, depo, sarnıç ve erzak veya alışveriş yapılan dükkânlar olduğu sanılan yapı kalıntıları bulunur. Mazgallar ve gözetleme kulesindeki dışa doğru açılan pencereler  diğer kalelerde de olduğu gibi içe doğru gittikçe genişleyen, kale dışına doğru daralan bir şekildedir. Oldukça sağlam ve aslına uygun olarak kalmayı başarmış bu mazgallar ve pencereler dışardan atılan oklara karşı içerdekileri koruyacak şekilde yapılmıştır. 

Kale içindeki bölümlerin bir çoğu  galerilerle birbirine bağlantılıdır. Üst katlara, burçlara ve  ile mazgallara merdivenlerle ulaşılmaktayken özellikle açıkta olan yerlerde merdivenlerin bir kısmı  yıkılmış durumdadır. "Kalenin suya olan ihtiyacı ana giriş kapısının kuzeydoğusundaki burcun yanından suyolu ile sağlanmaktadır. Kale kuşatıldığında veya tehlike anlarında ise su ihtiyacı kale içindeki sarnıçlardan sağlanmıştır." (11) 

Anamur Silifke kara yolunun hemen bitişindeki bu kale ziyaretçilere açık durumdadır. 

Anamur Mamure Kalesi    Anamur Mamure Kalesi 
Resim alıntı: https://editorturk.com/696-anamur-mamure-kalesi/

ANAMUR'DAKİ DİĞER TARİHİ YAPILAR. 

                  TOL KERVANSARAYI

   Tol Kervansarayı Alanya karayolunun 22. kilometresinde, Demirören köyünde yer alır.
Yörenin sert kırmızı ve sarı renkli kayan ve moloz taşları ile inşa edilmiş yapı, güney kuzey yönünde iki sahınlı olup yuvarlak tonoz örtülüdür.Yapılış tarihini belirten herhangi bir yazıt bulunmamakla birlikte 14-15. yüzyıllara ait olmalıdır. 

                  AKARCA HANI
   Akarca mahallesinde Ak caminin karşısında yer alan yapı moloz ve kayan taşından inşa edilmiş olup, tek sahınlı ve tonoz örtülü bir yapıdır.

                 ALTI KAPI HANI
    Anamur-Antalya karayolunda “Kharadrus”un kuzey batısındaki yaklaşık 800 m.'lik bir yolu izleyerek Altı Kapı Hanına ulaşılır.Yörenin siyah ve sarı renkli taşı ile kayan taşından araları Horasan harçlı olarak inşa edilmiş Altı Kapı Hanında doğu - batı yönünde yuvarlak kemerli altı giriş kapısı birbirine bitişik altı yuvarlak tonozlu mekana açılır. Bu mekanların önünde yine yuvarlak tonozlu payandalarla taşınan revak yer alır. 
Yapı 14 - 1 5. yüzyıllara ait olmalıdır.

                 ÇOBAN KALESİ 
   Anamur-Gazipaşa yolunun 15. kilometresinde solda deniz kenarında sık ormanlık sahada, hakim bir tepe üzerinde yer alan Çoban Kalesi, geniş avlu çevresinde çok sayıda odalardan oluşan bir plana sahiptir. Avlu içinde uzun dikdörtgen pencere uygulamalarıyla duvarlarda hareketlilik sağlanmıştır. İki katlı yapı yüksek duvarlarıyla gotik etki yaratır. 16 - 17. yüzyıllara ait yapı bir Osmanlı derebeyine ait olmalıdır. (12) 




KAYNAKÇA
  1. https://www.anamurunsesi.com/tarihdoga/magaralar/cukurpinar.htm
  2. https://www.kenthaber.com/akdeniz/mersin/anamur/
  3. https://editorturk.com/636-anamur-cukurpinar-magarasi/
  4. NATIONAL GEOGRAPHIC Ekim 2004)
  5. https://salkiturizmtanitim.blogcu.com/cukurpinar-magarasi/1112789
  6. https://www.anamur.bel.tr/tr/76/Tarih-ve-Kultur
  7. Anamur Halk Eğitim Merkezi, https://www.anamurbasin.com/turizm-tatil/item/133-anamerium_antik_kenti
  8. https://www.anamurunsesi.com/tarihdoga/
  9. https://www.kenthaber.com/akdeniz/mersin/anamur/Rehber/muzeler/anamur-muzesi
  10. https://kvmgm.turizm.gov.tr/TR,43884/mersin--anamur-muzesi-ve-orenyerleri.html
  11. https://www.anamurunsesi.com/tarihdoga/mamure/kaleyapisi.htm
  12. https://okulweb.meb.gov.tr/33/02/156911/anamur.htm
  13. https://editorturk.com/696-anamur-mamure-kalesi/
  14. https://wowturkey.com/forum/viewtopic.php?t=26277

Türkiye'nin Başlıca Gezilecek Yerleri

  • Abant Gölünü gezelim
  • Alaçatı'yı Gezelim - İzmir-Çeşme
  • ALANYA'YI GEZELİM Mİ ?
  • Amasra: "Çeşm-i Cihan Bu mu Ola?"
  • Assos- Behramkale-Aristo'nun Aşk Beldesi
  • Aspendos Tiyatrosu ve Antik Kenti
  • Antalya'da Çağlayanlar
  • Ayas'ı Hiç Gördünüz mü? ( Yumurtalık- Adana )
  • AĞVA'YI GEZELİM Mİ?
  • AYDER YAYLASI VE GÜZELLİKLERİ
  • AYVALIK'TA GEZİNELİMİ
  • Demre ve Noel Baba
  • Efes ( Ephesus ) Antik Kenti İzmir -Selçuk
  • Edirne'de Dolmenler
  • Eğirdir Gölü ve Doğal Güzellikleri
  • Fethiye ve Ölü Deniz
  • Dalyan ve İztuzu Plajı
  • Gediz Deltası ve İzmir Kuş Cenneti
  • Girlevik Şelalesi - Erzincan
  • Göbeklitepe- Cihanda İlk Yerleşke ve Gizemleri
  • GÖKÇEADA VE GÜZELLİKLERİ
  • Göreme'nin Turizm, Doğal ve Tarihi Özellikleri
  • Gülşehir Nevşehir
  • GÜRÜN GÖKPINAR GÖLÜ ALLAH' IN AKVARYUMU
  • IHLARA VADİSİ TARİHİ VE DOĞAL DOKUSU
  • Hazar Gölü ve Kömürhan Köprüsü Elazıg
  • Harput Şehri Kalesi ve Tarihi Eserleri
  • Harran'da Tarih Kültür Mimari ve İlk Üniversite
  • İznik ve İznik Kalesi
  • GÖKSU VADİSİ
  • Gerger ve Yeni Kale Cendere Köprüsü ile Vadisi ( Kahta )
İliniz, ilçeniz hatta köylerinizin, doğal güzellikleri hakkında yazılar yazabilir, Turistik, tarihi ve doğal güzellikleri fotoğraflarınız ile  paylaşabilrisiniz. 

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com





EsaAdmin / Erkek / 24.08.2016