TÜRKLERİN YARADILIŞ DESTANI

YARADILIŞ DESTANI HAKKINDA
 
Yaratılış Efsanesinde Şaman dini inanışlarından, mühim çizgiler vardır.
Şaman dini, hatta Türkler ve Mogollar olmak üzere, umumiyetle eskiSibirya kavimleri arasında ortak bir dindir.
Totem dininden sonra Türk vicdanında yerleşip genişleyen ilk mühim inanış budur
. Bu din: a)Gökteki nur âlemi;      b) Yeryüzü
 c) Yer altındaki Karanlıklar. Âlemi olmak üzere
üç alem esasına dayanır. Gök Âlemi:On yedi kat halinde, engin bir nur âlemidir.
Burada iyilikler, güzellikler ve iyi ruhlar bulunur.
Bu âleminhâkimi, bütün varlıkları yaratıcısı
olanTengri Kayra Han = Ülgen'dir. Ülgen,
hemen hemen Tek Tanrı inanışlarını andırır, büyük
bir kudret bilinde tasavvur edilir.
Yeryüzünde İnsanlar, başka canlılar ve yer- sup
melekleri vardır. Bunlar, Tanrı'nın yeryüzüne yolladığıiyilik melekleridir.
Yeryüzünde, ayrıca yeraltı âleminden gönderilmişkötü ruhlar ve cinler de vardır
Yer Altı Alemi, yedi yahut on dört tabaka halindebir karanlıklar âlemidir.
Bu âlemin hâkimi Erlig isimli bir şeytan veya canavardır.
Bu dine göre, dünyada ölen iyi ruhlar, umumiyetle,bir kuş kılığına girerek, iyilik derecelerine
göre gökteki nur âlemine yani Uçmak'a (Cennet'e) yükselirler.
 Bir ışık ve hararet âlemi olan Uçmak,Sibirya iklimi İçin tabii bir Cennet’tir.
Kötü ruhlar ise yer altında yaşayan, akrep, çıyan v. b. gibi hayvanların biçimine girerek,
 kötülüklerinin derecesine göre, Erlig'in karanlıklar alemine giderler.
İlk insanların dokuz dallı bir ağaç altında,dokuz insan soyunun ataları olarak yaratıldığını
 belirten, gerek sayı gerek hayal bakımındançok manalı kompozisyon da, muhteşem
 bir ağaç ve insan tablosudur.
Yaratılış destanının türlü rivayetlerinde, bunlardan başka,
Türkler tarafından kabul edilmiş çeşitli dinlerin eski ve yeni, türlü inanışların izleri vardır.
 
Nihat Sâmi Banarlı Resimli Türk Edebiyatı Tarihi
Ord.Prof Fuat Köprülü  Türk Edebiyatı tarihi
 
 
 
TÜRKLRİN YARDILIŞ DESTANI
 
Ne gökyüzü, ne yıldızlar, ne de yeryüzü vardı,
Tanrı Kayra Han ile uçsuz bucaksız su vardı.
 
Ondan başka bir gören, sudan başka görünen,
Yoktu bir başka varlık, cism haline bürünen.
 
Kayra’nın yalnızlıktan canı sıkılıyordu,
Sade sudan âleme hep nazar kılıyordu.
 
Su birden dalgalandı ve Akana belirdi
Kayra’ya “Yarat” dedi ve tekrar suya girdi.
 
Kayra da Akana’nın yarat sözüne uydu,
Bir varlık yaratarak “Kişi” adını koydu.
 
Kayra Han’la o Kişi iki siyah kaz gibi.
Uçmaya koyuldular beraber şahbaz gibi.
 
Sonra Kişi nedense değişiklik aradı,
Kayra’dan daha yüksek uçmak idi muradı.
 
Bunu sezen Kayra Han uçma gücünü aldı
Kişi suya düşerek bir anda naçar kaldı.
 
Boğulmak üzereyken Kayra’dan af diledi,
Kayra “Yüksel” emriyle Kişi’yi af eyledi.
 
Kişi böylece suyun derinliğinden çıktı,
Yaptığı hatanın gafletinden ayıktı.
 
Tanrı’nın yükselttiği bir yıldıza oturdu
Batmaktan boğulmaktan bu suretle kurtuldu.
 
Kişi artık uçamaz diye, Tanrı Kayra Han,
Dünyayı yaratmayı düşündü işte o an
 
Kişi’ye emreyledi suyun derinine dal,
Suyun ta dibine var ve bir avuç toprak al.
 
Kişi toprağı aldı ama kötü düşündü,
Bir miktar toprağı da ağzına alıp döndü.
 
 Gizli bir dünya kurmak idi asıl niyeti,  
  Avcundaki toprağı suyun üstüne serpti.                                       
 
Tanrı Kayra toprağa “Büyü” emrini verdi,
Bu toprak büyüyerek bir dünya oluverdi.
 
Kişi’nin ağzındaki toprakta büyüyordu,
Tanrı”Tükür” demese Kişi boğuluyordu.
 
Kayra Han’ın dünyası önce dümdüz bir yerdi,
Ne dağ vardı, ne dere, ne de bataklık, vardı.
 
Kişi’nin tükürdüğü topraklar dağıldılar,
Kayra’nın düz yerini engebeli kıldılar.
 
Dünyada bataklıklar, tepecikler türedi,
Kayra kızıp, Kişi’yi âlemimden ıradı.
 
Ve kovarken de ona Erlig adını verdi,     
Sonra yerden bir dokuz dallı ağaç bitirdi.
 
Her dalın altında bir ayrı adam can buldu,
Dokuz insan cinsinin atası bunlar oldu.
 
Bu yeni insanlar hep güzel ve iyiydiler,
Fakat Erlig onlara kötülük yapmak diler.
 
Onları Kayra Han’dan kendisine istedi,
Kayra razı olmadı ve Erlig’i tersledi.
 
Fakat Erligonlardan bir kısmını aldattı,
Kendi kötülüklerine onları dâhil etti.
 
Erlig’in çeldikleri yoldan çıkarak azdı,
Kayra Han şeytana kapılanlara kızdı.
 
Erlig’e kapılanlar artık Ondan ıraktı,
Ve onları hep kendi hallerine bıraktı.
 
Erlik’i lanetleyip cezaya layık gördü,
Karanlıklar yurdunda üçüncü kata sürdü
 
Kendisi için göğün on yedinci katını,
Nur Âlemi yaratıp kurdu saltanatını.
 
İnsanları başıboş bırakmak istemedi,
Onlara doğru yolu göstermeyi diledi.
 
Doğru yolu gösteren (May-tere )yi gönderdi.
Onlara, muallimlik etmesini önerdi.
 
Erlig, Kayra Han’ın semasını görünce,
Kendisi için bir gök olsun diledi önce
 
Birçok yalvarışlarla Kayra’dan izin aldı,
Kandırdığı kötüleri kendine muti kıldı.
 
Erlig’e inananlar çok rahat yaşıyordu,
Kayra Han onların bu hallerini gördü.
 
Erlig’in dünyasını yok edip yıksın diye,
Emir verdi kahraman, güçlü Mandişere’ye.
 
Mızrağıyla vurarak, korkunç gürültülerle,
Parça parça eyledi, vahşi görüntülerle.
 
İri dünya parçaları bozdular yeryüzünü,
Kaldırdılar ortadan ilk dünyanın düzünü
 
Ve şimdi yüksek dağlar, derin boğazlar oldu,
Balta girmez yemyeşil ormanlar ile doldu.
 
Erlig’i de dünyanın en alt katına sürdü,
Orda ne güneş, ne ay, ne de yıldızlar vardı.
 
Kayra, ona orada oturmayı emretti,
Erlig’in saltanatı işte böylece bitti.
 
Tanrı Kayra Han şimdi on yedinci kat gökte,
Bütün bu kâinatı yalnız tedvir etmekte…
 
Yedinci kat gökte Gün Ana oturmaktadır,
Altıncı kat gökte de Ay Ana durmaktadır.
 
İbrahim Sağır
 
Not
Yaratılış destanının ana çizgileri bunlardır.  Destanın İki varyantı vardır. Diğeri ise Rus Asıllı Papaz Misyoner Werbtisky  tarafından Altay Türklerinden derlenmiştir.  Bu destan  XIX. asırda Prof. W. Radloff tarafından, .Sâmanî Altay Türkleri arasında derlenmiş olan varyantın asıl çizgilerine bağlı kalarak yazdığım manzum halidir. 





İbrahim SağırVip Üye / Erkek / 1/20/2016