ŞİİRLERLE AVUNAN KÜLKEDİSİ

Ölü iklimin tevazu yüklü sesiydi ve göç etmeyi unutmuş düşlerin de tekmili, aşka hürmeten beyitlere asılı kaldığım derken mavi düşler kundaklandı ve yüreğimi kurcaladı lanet belli ki aşkın aksiydi içimde sır küpü bir yolculuk aşkı mübalağa etmeden en tepeye yerleştirdiğim elbet o farkındalık hani düşlerimde g/ördüğüm sesin ve ruhun iken bana yoldaş ve işte kıblemin sarmalında ve aşkın hâkimiyetinde kul köle oldum fakir yıldızlara…

 

 

 

 

 

Bir müebbet ki ettiğim yeminde saklı

İsi mevsimin

İzini sürdüğüm aşkın da bir batında

Doğurduğu ay ve güneş

Artık nasıl ereceksem huzura

Bu aşkın güncesinde saklıdır yatıya gelmiş

Nice misafir hatıra.

 

Bir düş kuvözünde büyüdüm ben

Dokunulmazlığım emanetti sevdiklerimden

Sahi, hangi karede asılıydım da

Düdük çalar çalmaz koşuyordum nöbete?

 

Ah, matemden çıkıp da yola

Varamadığım o minval

Göğün katlarında asılı izafi bir yürek

Kat çıktığım her gece ve şiir

Delik deşik fistanı ömrün

Sunumu ile aşkın

Bir baltaya sap olamamış bu benlik mi?

Çekecek derdini kalan ömrün de

Boşluğa serildiği

Asla değil bir rivayet.

 

Hangi menzilde saklıyım?

Hangi firari kuşun kanadında ve de?

Bir düş mahzeni madem gizlendiğim

Bir de aşkın itibarı peşi sıra sürüklendiğim.

 

Konuşlu olduğum gezegen

Muhatabım hangi imge ki

Ser verip sırlarımı da serdim

Ayaklarının dibine

Sökün eden göçmen kuşlar

Ruhumla oynaşır durur gamzeli rüzgâr

Elbet gülücükler biriktirdiğim

Aşkın kayrasında apışıp kaldığım bir istikamet.

 

Elden ele mavi rengin

Sonunda uğradığı hüsran

Kelebek kanatlarında umudun

Sararıp da solacak mı sahi bu şiir de?

Beti benzi atan bir hicret

Matem yüklü mahzen

Kulluğuma binaen nasıl bir tezahür ki

İçimde kıpraşan imge imge

Yıkamadığım tabularım,

Aşkın da ayak izidir bu isyan.

 

Elbet tütsülediğim ömrün rahlesine

Dolan ay ışığı gibi

Gecenin sirayet ettiği bir eksen

Maviden düşlerime asılı kaldığım kadar

Firar edeceksem hemen

En azından bir dinle beni

Kapıp da koyuverdiğim gözyaşım

Sel yüklü bir Haziran.

 

Kenetlenen yüreğim tüm evrenle

Ve kat çıktığım yasın miadı

Artık nasıl dolmadıysa bu metruk gölgede

Saklı bir ihtar

Rabbime dönük yüzüm

Uğurladığım kadar içimde kalan son ukdeyi

Henüz salıvermedim enginlere

Kaybolmaksa en reşit imge

K/ayıp bir şiirden hallice

Sevdiğim kadar hüznüme ömür b/içtim ben

Latife yapacağım kadar da

Nazımla niyazımla ait olduğum bir masal ki

Hala bulamadığım kayıp pabucumun tekini

Bir Külkedisi

Şiirlerle avunan yetim bir hece

Elbet aşkın kavurduğu gün ve gece…





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017