İLLA Kİ

Bıçkın bir imge olabilirdim

Hatmettiğim bir yangından kalan son eşya mesela:

Yüreğin ambarında dolgun atlar

Sözcüklere paye veren bir rabıta

Aşkın kazık kaktığı bir rüyadan çok öte

S/özlendiğim bir koku elbet

Dansa kalkan acılardan

Kaldıysa hala düşmeyen payıma.

 

Bil mukabil hayat:

Düş gezegeninden firar eden binlerce kelebek

Oysaki Lale Devrinin kokusuydu

Aşka

Paye verdiğim her geçişe

Elbet sadece kendimi payladığım gün ve gece.

 

Uzamı ömrün

Sela vakti dünün

Saltanatını sürmeli miydim sahi ölgün günün?

Hatmi çiçeği topladığım bir cennet

Aşkın kandırma gücüydü elbet

İçimde peyda olan yalnızlık ve iyi niyet

Göğün uçurumlarından düşen kuşlar gibi

Kanayan kanadına konan bir toz adeta

Rahmetin ve gücün imgesi

Salındığım şu boşluk bazense huşu

Gergin bir ipten bile daha fazla metanetliyim

Gözümü sakındığım bir benlik ve bellek

Uyuşan gecelerden payıma düşmeyene ne gerek?

 

Sancılı teyakkuz

Göğe attığım bir çentik kadar sıradanım işte

Sıra dışılığın kisvesi büyürken içimde

Hem varım hem yok

Dingin bir ömre niyetli

Dirildiğim her şiirdir elbet

Kaldığım gece nöbetinde

Taşan içimden hece hece

Kekelemeden sevdiğimse tek gerçek

İzahı var ya da yok

Latif bir esintiden çok

Ötelediğim mutluluk

Olsa da çoğuna göre bir rivayet.

 

Azgın nehrin tek damlasından bile büyüktür ruhum

Cebelleştiğim illa ki tutulan nutkum

Bir hevesle sevip yaşadığım

Kardığım melun bir yürek

Kanmaksa en güzeli

Bir çocuk kadar alıngan

Şaibeli fırtınalardan çok uzak

İlla ki aşka inanmak

Budur elbet bir hayaletin son isteği.





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017