İZİNDEYİM SEVGİNİN
GÜNÜN ŞİİRİ

Çakıl taşları ile irdelenmişti sahil.

Yakamozların çığlığında büyüdü aşk ve şair.

Düşlerdi sekant kadar kısa

Hayattı ayaklarımızı uzattığımız yorgan kadar uzun.

Derinlerdeki o fısıltı

Çemkiren denizyıldızı

Büyüyen gözleri okyanusun

Aşkın nidalarına serili esinti.

 

Göksüz bir yeryüzü mü asla?

Nur yüzlü teyzemdeki huzur?

Asası aşk

Aşikâr olansa inanç

Sevgiyle topladığı çakıl taşı ve rüzgâr

Esnerken içimdeki dehlizde

Esemediğim kadar hızlı ve coşkulu.

 

Düşler ektiğim.

Saçlarımı kestiğim

Aklım mı kısa yoksa eteğim mi uzun?

Dimağımda kayan yıldız

Teyakkuzda mehtap

Bense ılıman bir mevsim kadar…

 

Ah, içimdeki Şems.

Piri aşkın

Suretinde huzur ve esinti

Mavilerden düşler ördüğüm

Matemi içip meramımı g/izlediğim.

 

Hüzünbaz bir çelişki

Toynaklarında asılı hazan

Hüzne mazhar

Gel gör ki layığıyla yaşayıp…

İnsan olmanın hikmeti

Erdemi göğün

Ayak izinde yeryüzünün

Askıntı bir rüzgâr

Aynada saklı aynam

Gönlümdeki hicran.

Yok, be azizim

Azıcık dokunmaksa yaraya

Yâd ettiğim dünün kayrasında

Bir gidip geldiğim.

 

Kaybolabilirim ansızın

Kaybettiğimse dün gibi

Göğsümü gere gere yaşadığım

Etme bulma dünyasında sabrımı kolladığım

Emanetse canım

Mesaisi bitmedi henüz bu nazın

Niyazım saklı yukarıda

Varacağım en tepe nokta

Ne dağım ne dağladığım

Ne de bir ağım kendime yakalandığım

Rengim mavi

Mısralarım gizemli

Kimi sevdiğimi söylesem

Kıyamet kopar mı sahi?

 

Mecazidir benim aşklarım

Sır yüklü seyyah telaşlarım

İndinde mevsimin bir gök taşı iken

İçime düşen her zerre

Kurak toprakların suya hasreti gibi

İzindeyim sevginin

Gizimde saklıyım ve metanetli

Sormayın da kimim ben hani?

Mazbut ve aşikâr olan

Meali inancın deminde sevgiyle can bulan

Üstüne de ektiğim umut denen serpinti

Var mı benden mutlusu

Dünyanın en telaşlı en coşkulu sakini

Varacağım nokta çoktan belli…

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017