AĞIT

Umarsız bir yazgının ağıtları

Dikilesi gözlerine meftun düşlerin

Salkım söğüdün gövdesi ayrı hikâye

Oysaki düşlerden örmüştüm ben aşkı hesapsızca

Çocukluğumun kınalı saçları

Doğumumu müjdeleyen yazın güncesi

Ve işte ar damarı çatlamayan yıldızlara kefilim

Gülmeyi özlediğim hüzün mevsimine

Sokuşturduğum düşlerim

Oysaki ben en baştan yenilginin ta kendisiyim.

 

Özümde nohut oda bakla sofa bir hayal teknesi

Yalnızlığın yelkenine de ektim mi güneşi

Varsın gece ersin hüznüme

Kalan ışık değil mi ki aşkın nazarında açan bir sevinç

Ve işte gün yüzlü bir aşka meylettiğim

Günü b/ölse de gaipten gelen çığlıklar

Temennim görünmezliğim

Şart koştuğum Allah katında ettiğim yeminlerim

Hem de en asilinden

Hırpalanmış benliğime de sunduğum sevda masalları

Gerçi kahramanının ben olmadığım

Bunca hikâyeye de katık ettiğim gözyaşı

Ve işte düştüm mavi turnanın peşine.

 

Her dem damlayan musluğu yüreğin

Her dem eksik etmediğim sözünü dinlemekse iç sesimin

Ne hoyrat bir rüzgârım ne de taşkınlara sebebiyet veren

Efkârlı bir sağanak

Üstelik basamakları çıkarken çifter çifter

Varsın sürüleyim gölgelere

Beyazlığına vicdanın ve aşka imanım

En çok da yakın durduğum mahşerin

Gölgesine yeşillenen niyetlerim

Geceyi de dar ettim ya

Yarına elbet Allah kerim.

 

Kırışık muşambası göğün

Kanatlarımda sevecen kelebekler

Ekledikleri bir bir ömürleri

İşin aslı en mahzun uçuş bu

Dayanamam hem ben görmeden sevdiklerimi

Geçen güne de

Ektiğim tohumlar

Nerede bir gül fidesi görsem geçerim kendimden

Şükrümü sunduğum Rabbim

İlla ki b/içeceğim bunda güzelliği ektiğim gönüldeki

Rahmeti.

 

Varsıl bir gölgeden dahi uzaklara göçtüğüm

Kâh şiire düşüp de yolum

Kâh şehre duyduğum aşk ve özlem

Gerçi bir an bile ayrı kalamadığım İstanbul’un güncesi

Meftunuyum işte sevginin ezelden

Kat çıktığım gökdelenler oysaki

Ayaklarım toprağa ve yere basarken.

 

Hamt ettim:

Şükrettim sabrı ektim gönle

Hezeyan yüklü cihanı zor olsa da alt ettim

Üstümdeki yamalı ama temiz bir mintan

Yeter ki yüreğimle kabul etsinler beni ezelden.

 

Yâd ettiğim kimi zaman yar bildiğim…

Sevip de başımda taşımaz mıyım hem ben?

Sınırsız bir coşku kimi zaman

Kesilse de yolum anbean

Hulasası içimden geçenlerin

Varsın makberim olsun yazmadığım günlerde

Şiir olup da akan yaşım

Eşliğinde varsa yoksa içimde saklı yasın

Bir yandan da eksik olmayan nazım niyazım

Yüzü suyu hürmetine rahmetin

Sevgiyi de pay ettim mi bir ömür

Azığımda ne saklıysa böldüm sevdiklerimle bir bir.

 

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017