ARAF'TA

Bir düş’ün iki parmak arası yalnızlığı
Ve işte kocaman bir es verdi dünya:
Atıl gezegende atıl histerilerde
Tutuşan yanık türkülerin de meali idi
Sözcüklerin hükmettiği bir yas’a yasa muamelesi
Yapan ikircikli ruhların da ölüme daveti.
 
Ne muradımız varsa olur ya…
Varlığa ihanet eden badirelerden düşüp de yollara
Araf’ta kaldığımız bir gecenin de muadili
Düş krizine giren gerçeklerin de düşen payımıza.
 
Ah ettik:
Ofladık.
Sürgün ettik yürekleri
Sevenleri de dışladık
Mıhlanan her karede ruh ikizimizi aradık
Ya, sonrası…
Allah kerim, demenin de muvaffakiyeti.
 
Aşkla dirilen evrende tutulan yası
Sözcüklerin durup durup taşkınlara yol açtığı
Kürediğimiz kadar mutluluğu
Dumura uğrayan gecenin de yoldaşı
Elbet umuttu mimlendiğimiz
Belki de yarım ağız bir mutluluk dilendiğimiz
Ya, sonrası?
 
Nabzını alamıyoruz artık hayatın madem
Süslü cümleler kurmak için çok mu erken?
Taşlanan bir duvarda
Yas vakti yüreğin de kırbacı
Her hayra yorduğumuz şerri de
Uzak kılsın bizden Yaratan
Ya, sonrası?
 
B/andığımız günü ki geceden firar eden
Saldığımız kadar ruhları
Gün gözüyle tutsaklığı azat eden
Bir küre ki devindiğimiz
Bir mucit ki;
Severek ihya edemediğimiz.
Kalıbımızı bastık zulme
Aşkı kırbaçladık ölsün diye…
Sonrası mı?
Vardır elbet bu acının da koyacağı son noktası.
 
 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017