BAŞIMDAN AŞAĞI ŞİİR DÖKERKEN

Gördüğüm kadarım.

Bir rabıta.

Bir hece.

Bir nokta.

 

Oysaki büyüktü düşlerim öncesinde

Düşmeye ne hacet gözden

Görülmediğimin şeceresi

Ettiğim her yeminde saklıydı duam

Aşkın penceresi

Kibirli bir pencere kolu

İçime doluşan ruhu

Uyutmakla iştigal

Unutulmanın da güncesi.

 

Sezi ırmağında lal bir hece

Neydim değil de

Ne olacağımdı elbet düşen kısmetime.

Son bir tevazu

Belki de yaygara koparan bir inilti

Geçirdiğim her nöbet de değildi üstelik

Ne işkillendiğim ne de hazır ol’da beklemenin

Garantisi.

 

Başımdan aşağı şiir dökerken

Tökezlediğim her lahit

Belki de kayıp kunduram

İhbar ettiğim iç sesime meftun

Bir rüzgâr ki kollarını açıp

Sessizliğimi kucaklayan bir başkaldırı.

 

Ne minnet ettiğim

Töhmet altında kalsam da kimi zaman

Uyruğu yoktu işte acıların

Aşka ket vuran mevsimin de kanatlarına

Dokunan dolunay

Ufkumda s/üzülen ne çok imge

Tahakküm altında hayat gün ve gece.

 

Konduğum kırık dal

Varsın olsun da maruzatım yalnızlık

Düşen gecenin gözlerinden

Düş irisi bir sevda

Katlarında aradığım nice gerçek

Belki de gözüm açık gördüğüm her rüya

Uyumakla unuttuğum

Unutup da yorulduğum

Afakanlar basarken mehtaba

Sezilerimden damlayan her hezeyan

Kanadığıma dair yok da tek gerekçe.

 

Kaydığım zeminde

Tebessümler doğuran umudun bekası

Sancılı geçen günden geride kalan

Bir uğultu ve yenilgi

Yarınları dikerken şiirin cebine

Varsın unutulayım bir köşede istenildiği zaman.





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017