BULUTLAR KAR TOPLADI İNSANLARSA UMUT

Ertelenmiş bir gülüşün doğum çığlıydı, karanlık gece: en çok da kuşlar tökezlerken açtıkları kanatlarına dolan ay ışığı ile buldular yollarını ve gecede unutulmuşluklarını unuttular ve sevginin lahzasında kendilerine bir yön tayin ettiler.

Karanlık hep vardı ve hep de var olacaktı madem…

Ve işte beyazlığın değerini daha iyi anladı iyi kalpli insanlar ve tüm kuşlar ki kuş cennetiydi aslında güzel yürekler ve kuş gibi atan yüreklerin de neferi illa ki sevgi…

 

 

 

 

 

Ilgıt ılgıt sözcükleri kapıp da koyuverdim göğe

En masum sevgiydi, pür-neşe

Düştüğüm yolda

Umudun ılık nefesi

Aşkın bakiyesi illa ki d/iri bir özlem

Elbet ölü nefsin mizacı kayboldu

Renklerin solgun na’şında

Kötülük ve melekler kapıştı

Derken doğdu gün ışığı

Gerçi içimizde illa ki kaplıydı bir yer siyahla

Melun gölgelerden firar ettikçe mevsim

Kış güneşi bile yetti de arttı hatta

Nazenin sesinde süzülen kar tanelerinin

Bulutlar kar topladı

İnsanlarsa umut.

 

Ufkunda saklıydı mizacı yarınların

Öncesinde unutulmuş acıların da

Neferi idi günde saklı o mizaç…

Öğün atlayan bir kuş belki de

Terk edilen göğün en sadık muhafızıydı

 

Masum bir sadakatle bağlı

Aşkın makûs talihinde yanıp söndükçe ışığı

Titreyen bulutlara konan

Doğmamış ruhların ve meleklerin

Ilık sesinde mevsimin belki

Soğuk olsa havanın neminde saklı bir gülücüktü

Bahşedilen

Bahsi geçen her acı illa ki

Unutulacaktı dokundukça rahmete.

 

Meftun rüzgâr kap kaça uğradı

Kayıpların külünden doğdu masumiyet

Firarı olsa da dünlerin ve umudun

Sadık kimse birbirine el verdiler

Gürbüz sesinde aşkın

Ketum gölgeleri de kovan gök kuşağı

Layığıyla yaşayan ve sevenlerin mabediydi

İçte saklı o derya

İçre dönük bir sevdayla

Mahlası neydi sahi ufkun?

Matemin sarmalında özenle

Sevdikçe insan

Ve ihlası da yüklendikçe…

 

 

 

 

 

 

Tutulan ne güneşti ne de ay ve tüketilen sadece zaman ama çoğalandı iyilik ve sevgi ve insanlığın türevi olsa da bunca acı en çok da mazlumlar ağlarken kalbinde saklı ne varsa sundu mevsimin sağdıcı her yeni gündü dolan miadın başa döndüğü ve yaşamaktı ilacı evrenin yaşatılan inançtan ötesi yoktu asla ve tüm yüreklerin bir arada ç/ağladığı en çok yürüdükleri o mukaddes yolda yoktu da dönüşü ve iman gücüyle tüm evren aklandı paklandı aşkın mahcup kanatlarında doğmanın da kıvancıyla.

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017