GÖZÜMDEN SAKINIRKEN SENİ

‘’Elimden gelen bu ben iki kişiyim

Çoğalmak neyse ne azalmak zor

Birisi seni her an bırakıp gittiğim

Öbürü kan gibi tutulmuş seviyor

Ağzındaki acı alnındaki çizgiyim

Gözlerine kirli bir bulut getirdim

Hiçbir sevinç aydınlığı onu silemiyor…’’(Alıntı)

 

 

 

Düşlerin tarhında hangi mevsimsin solan, söyle…

Ah, aklımın iplerine takılı bir iklimsin sen

İlla ki ikilettiğin

İllet bir kibirsin sen

Kibarca refüze edildiğim

Tehlikeli bir dehlizsin.

 

Kapaklandığım kadar bu aşka

Kapattım defteri kebiri

Yalnızlığın da manifestosu

Yetmezmiş gibi yetimliğim

Yetemediğimsin.

 

Yalnızlıksa artık gocunmadığım

Yanlış olan neyse doğruluğuma kefil Rabbim

Meyve veren ağaç misali taşlandığım

Mislince acı ve hüzün

Göğün muşambası ıslak

Yalnızlığınsa cirosu pekişen

 

Göğün rengiyim

Yerin çiçeği

Yalnızlığınsa bakiyesinde saklı

Neferiyim sevginin

İmha edemediğim bir aşk bu

İfa edemediğim

İfşa etmekse bedeli hazan ve hazin

Sunumu ömrün

Devasa rahmetin her zerresi

Zor bir insan olduğum kadar

Zan altında uçuşan yüreğim ve mevsim

Ve gözümden sakınırken seni

Göz bebeğimde sönmeyen feri

 

Muğlak bir aşk bu

Mağdur kılındımsa ne gam

Varsa yoksa sessizlik ve hakkaniyet

İlahi Emre itaat ettiğim

Yoksa nasıl ve hala severdim seni?

 

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017