KİTAPLAR DOLUSU SEVMİŞKEN

Hangi gölgenin efkârıdır içimdeki tınıdan öte ve tanımsızlığım elbet İlahi Aşktır yüreğime yoldaş ve mevsimlerde ördüğüm saçları kaderin rengiyle benzersiz bir esinti en çok da içimdeki esinti.

 

Melun bir gölge ve kibirli nefsi kötülüğün: aşkla dokuduğum kadar dokunmaksa insanların yüreğine ve sevecen bir nakkaş gibi işlediğim ruhum en çok da satırlarda açan çiçeklerden inşa ettiğim cennetin pembe yüzünde inkârı mümkün mü umudun?

 

 

 

Neferi iken sevincin

Mutsuzluğuma kat çıktığım günbegün

Ansızın sönen bir yangın ve de

Oysaki mahşer yeriydi cihan günler evvel

Hoyrat bir rüzgâr ki esefle esen içimde

Gönül koyduğum sadece içimdeki rüzgâr

Meğerse meşakkatle oymuş beni bana sunan

Savrulduğum dağ tepe

Nakkaşı aşkın

Bazen sadece kendime duyduğum öfke

Elbet itirafın milattan önceki isyanı

İçerlediğim sadece kendimdi

Sevdikçe rahmeti ve evreni

Daha çok sevilmek ne ki?

İnsan kendini sevmedikten sonra gidemezken bir adım ileri.

 

Mahcup bir vaveyla yüreğimi kundaklayan

Çalı süpürgesi gibi esefle yerleri süpürdüğüm:

Ah, o perçemi yok mu ruhumun?

Paçavra bildiğim içimdeki saklı mevsim.

Peçesinin ardına g/izlendiğim bilinmez

Üstelik yol iz de bilmeden sevebilmenin

Meali.

 

Sözcükler akan gözümden

Yaş niyetine silip de kâğıda döktüğüm

Binlerce renk ve resim ve mevsim

Kaybolduğum ne ki dünün nezdinde?

Kopan kopçası şu yüreğin

İşte takılı kaldığım rahmetin izinde

Yürüdüğüm tek tesellim

Üstelik tecelli eden neyse

Başım gözüm üstüne

Serzenişim de yok artık ne kendime ne kimseye

Yaşanmışlıkla iştigal

Gerçi yaşayıp da ne gördüm ki?

 

Çok şey elbet:

Misal…

İçimdeki gök kuşağı eşlik eden bir ömrün nezdinde

Huzurun eşiğinde düşüp de yeniden ayağa dikildiğim

Bir uçurumsa içine düştüğüm,

Kendi rüzgârım elbet aralıksız esen

Geçtiğim yamaçtan.

Cennetse elbet;

İçimde saklı

Elbet firarı ruhumun hece hece.

 

Yazmak ne ki?

Ben kitaplar dolusu sevmişken kâinatı

Nihayetinde kitap misali okurken içimi

Elbet idraki geç oldu ama bu mürşidin

Zamanı gelmiş meğerki.

 

Öznem hep de var olan:

Bazen açık seçik bazense en gizlisinden

Kaçtığım hayatla aramdaki o kalın duvar

Yaşadığım kadar

Sevmenin mealidir yazan kalem

Kalesi elbet o mahzun çocuğun

Yanı başıymış elbet Rabbinin.

 

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017