KALEMİN FERYADI

İmzası olmayan bir fermandı üzerime geçirdiğim mintanı ölü mevsimin ve uyanmakla ölmenin zıt kutuplarıydı yüreğin de sönerken feri.

 

 

 

 

Ela kuşlar nöbette

Akasya ağaçları boylu boyunca serilmiş

Gök kubbeye

Nakşeden her hüzün her duaya gebe iken

Rahmetin de sökün ettiği mateme

Dokunan eli yıldızların

Dolunayın huzmesine tanıklık eden.

 

Elemden firar eden nidalar

Günü de geceyi de kucaklar

Lafügüzaf ant içtiğim

Bir derdi bir de meramı biçtiğim.

Özünde konuşlu aşkın itibarı

İlhamın sözüne kandığım kadar

Şiir olmaya meyleden bir hazan

Gün yüzlü aşk masalları

Geceye hürmeten

Yalnızlığı hicveden

Tetiği çekik fermandan sızan

Her kelam.

 

Tanık, tadımlık ve tasasız bir ömür

Tezat mevsimlerde de akıp giden sihir

Haznesinden taşan duygular katıksız

Zikrettiği hasrete paye biçen bir emir

Elbet duaların zikri

Yüreğe tebessüm eden bir yürek neferi

Kayrasında ömrün sükûn dileyen

Kaydında dünün

Maziyi silemeyen.

 

Yalansız hayallerin devamı saklı

Şiirde ve ötelenmiş yüreğin de fermanı

Ne zamanki gelse dile.

Aksayan ayaklarında yüreğin

Kabaran özleminde

Ruhtan tüten elemin.

 

Bir şiar ki edindiğim

Bir şiir ki peşinden sürüklendiğim;

Şirk koşan kimse aşka, uzak durduğum

Hangi gölgeyse boyumu aşan

Sadece Rabbime sığındığım

Hayatın da özeti neşriyatı dizelerin

Bir varmış bir yokmuşçasına

Yüreğimin kırgın çeperinin

Günden güne süzüldüğü bir ati.

 

Göğün sunduğu her tebessüm

Ekiminde ümidin

Yana yakıla gezindiğim bahçesi dünün

Elbet yandığı elbet yankıladığı

Sefaleti duyguların

Öyle bir rüzgâr ki

Hayra yorduğum düşlerin bekası belki de

Yazmaya doyamadığım

Bir aşkın fermanı

İçten içe yanan kalemin feryadı.

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017