MUTLU AŞK

 

 

 

Hangi düş’ün mevsimiydi aşk?

Sözcük ırkında olmayan bir sureti vardı

Ta içimde devinen şehla bir bülbülün

İzdivacına talip bir renkti aşk

Bil mukabil diyen evrene tabi

En çok da yalnızlıkla sınanan sabi.

 

Düşkündü serkeş rüzgâra aşk

Düştüğü yoldan değil

İçine düşülesi bir düşte saklıydı rengi ve vebali

Irkı yoktu acıların

Açısı olmayan bir resimde saklıydı yüz ölçümü

Elbet denk düştüğü boyutsuzluk

Müşküle her düştüğünde

Aşk idi illa ki meşgule veren

Firari ruhun devindiği bir eksen

Evreleri kayıp bir ömür gibi

İtham ettiği acı ve özlem

En çok çaresizlikle iştigal bir sevide saklı

Minvali ve meali.

 

Öykündüğü sadece huzurdu ve mutluluk

Gel gör ki mutlu aşk yoktu bu devirde

Devir daim eden ruhun mutu saklıydı belki de

Elbet iksiri idi şüheda hayaller

Günü gününe uymayan mizacı ile

Sessize aldığı bir tebessüm

Hıçkıran yaş yüklü edalar

En çok da vedası idi kendine.

 

Kılık değiştiren bir ajan gibi

Neyin peşindeydi aşk ve emsali

Ölümsüz bir seyyah iken

Yüreğin kıblesinde saklıydı eşkâli

Göğün de kırık tekeri

Ve içindeki kayıp lügat

En çok da aşka âşık iken

Sahip olunası esaret.

 

Bil mukabil aşk ve rehavet

Saydam bir yürekten de fazlası

İdame ettiği kadar

İdam sehpası portatif bir mizaç

Ve aşkın külliyesi

Bazen isyankâr

Bazen itaat eden güleç bir rüzgâr

Hele ki içine estiği her daim.

 

Taş üstünde kalmadı mı taş

Elbet kendini taşlayan bir haletiruhiye

Köküyle bağlı olduğu toprağı

En çok da ölü toprağını atıp üstünden

Huda’sına koşan bir asalet

Ve işte meddücezri yüreğin

İnfilak etmek mademki doğasında saklıydı

Gözünden sakındığı her zerrede saklıydı adalet.

 

Aşkın duası idi

Hüsrana biat bir keramet

Göğün tamburu da sazı da aşkla yüklü

Bir mizaç ki

Sora sora bulduğu Bağdat belki de

İfa ettiği her duygu ve renk

Kayıt dışı bir rüzgâr ve sefalet

Elbet aşkın rüzgârı asla dinmeyen

Dinse bile başı eğilmeyen

Göğün de katlarında saklı olduğu bir rivayet

Layığı ile aşka sahip olmak ve de sadık

Kükreyen göğün mizacı

Durulan dalgaların içinde saklıydı duası

Rabbine âşık bir faniden ibaret idi aşk.

 

Aşkın kayrasında saklı bir cehalet

En çok da seven ve korkan aşktan

Kör ebe oynayan mizacı ile aşk meleği

Buyruğu ve uyruğu safkan metanet

Uçuşan saçlarında ölümsüz binlerce kelebek

Belki de gözü açık gördüğü bir rüyaydı şairin

Sandığında saklı gözyaşı

Ve nazına niyazına razı gelmeyen bir dirayet

Saklı olduğu kadar da sonsuzluğu

Savunduğu

Kaybolan mevsimin ruhuna sokulduğu

Ölümsüzlük olsa da dilemması

Ömür yettiğince sevecekti madem

Matemiyle örtüşen bir bulutta saklı

En çok da kendinden firar eden.

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017