SİLİN BENİ KAYITLARDAN

‘’Ben buradayım sevgili okuyucum, sen neredesin acaba?’’ (Alıntı)
 
 
Mağlup bir düşün ön yargısıydı şiir
Hani tozlu yollarda ahkâm kesen yılların
Sızan gözyaşı ıssızlığın da
Sebat makamı.
 
Aşkı irdeleyen şafak ve de şatafat:
Alımlı ömrün bekası
Peşi sıra sürüklendiğim sağanak:
Maviden, açık maviden bir tortu
Ulema sevinçler düşmeseydi yakamdan
Aymazlığında yanılgının
Basit bir soruya denk düşecektim bazı bazı.
 
Yalıtılan göğün eşrafı
Yâd ettiğim mazinin geri dönülmez gözden düşüşü:
Ufka diktiğim
Mum gibi eridiğim:
Arşı alaya çıkar mıydı şarkılar?
Meşrebi ölüm ya da vazgeçiş:
Kümülatif bir açılım
Sözcüklerin taslağında
Varlığım kadar kayıtsızlığın mezarı.
 
Latife yapabilirdim, azizim:
Ne beklendiğim ne de bir beklentim:
Aziz ruhun azığı
Yorgun aşkların baltalandığı bir rakım:
Erebildiğim kadar…
Erişkin korkularımdan ergenliğe uzanan o yol
Bir de devasa nöbetleri yanlışların
Kaç doğruyu elediği mi?
Aşkın haznesinde eriyen bir yemin mi?
 
Ve işte çatısı akarken şiirlerin
Topa tutulduğum göğün mimarisinde
Asılı kalan mizacın uzantısı o taşlı yol:
Kimselerin geçmediği
En çok da kendimle geçinemediğim
Elbet izafi bir tutanak
Mümkünse silin beni kayıtlardan.
 
Dilekçemi ibraz ettiğim bir kuşluk vakti
Hacizli yeminlerin de menfaati uğruna
Uğradığım yalnızlar yokuşu:
Temkinli mizacımla savrulduğum
Köklerime sadık
Bir çığlık kadar yankısı rahmetin
Yanıldığıma delalet şunca mısra
Anmaksa dünü
Dökülen üzünç taneleri avuç avuç
Nasıl ki ıskartaya çıktı karanlık
Elbet meşru bir yanılgı:
Yüreğimle bir dargın bir barışık.
 
 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017