SÖZCÜK AMBARINDA ÖLMEKSE DÜŞEN PAYIMA

Dokunulmazlığı vardı ya da yok ömrün:

Kanaviçelerden sızan kan

Sözcüklerden muskam

Dillenen bir duygu

Hicreti günün

Doğadan firar eden rüzgâr ve hüzün

Devasa penceresinde bu boşluğun

İçimden gelen neyse hece hece.

 

Kâfir bir gölgenin peşinden gitti zifir

Aşka boyadığı göğün de her karesi

Düşen yaşlar ve insanlar

Gözünde büyüttüğün ne varsa

Elbet saklı sevginin doğasında

Enkaz olsa da insan ezkaza.

 

Hükmedilen varlıktan kasıt

Şerh düşülen bir kayıt

Meskeni olmayan aşklarda

Maruzatı yokluk ve varlık

Kimse anlayan derdinden

Dillendirmekse bunca acıyı en elzem.

 

Duaların gücü

Göç eden kuşun kısacık ömrü

Elbet günü b/öldüğüm her kelimede

Saklı meali bu boşluğun.

 

Kanaviçe özlemler biçiyorum

İçtikçe ömrü

Sözcüklerden yorganlar dikiyorum madem…

Yine de dinmiyor laneti zemherinin

Düşünce gücümden düşen bir imge gibi

Sağalttığım her acının da dip notu

Asla izah edemediğim hece hece

Bazen kekelediğim

Kardığım her yeni günde

Boykot ettiğim içimdeki bitimsiz hazan

Kışı da sıradan geçiren kelam

Düşmekse gözünden mevsimin

Dinmeyen bir yağmurun da ön provası adeta.

 

Dolgun bulutlar

Lakin içi boş.

Sözcük ambarında ölmekse payıma düşen

Rotamı çizmedim mi ben ezelden?

 

Kükreyen her acı

Kürediğim bir lahza ki

Patavatsız varlığım ve nice maruzatı.

Her açıda saklı bilinmez

Bilinmeze denk düşen tükenmek bilmeyen

Bir pınar ki

Buz kesen ellerim

Kederi dahi elimine ettiğim

Kazan kaldıran bir naz

Tükettiğim kadar zamanı

Dibime düşen ışık

Oysaki bu değildi düşen payıma.

 

Azadesi göğün

Azat etmekse dünü ne malum?

Unutamadığım bunca kaygı

Delip geçerken ruhu

Kaybolduğuma vakıf ömrün

Hizaya getirdiği bir masal mı yoksa içine gömüldüğüm?

 

Ketum ve işgüzar ve telaşlı

Ağırdan alıp mutluluğu

Hüznü b/içmeye dünden razı.

Kanıksadığımsa kaderi

Başım gözüm üstüne Allah’ım.

 

Dokunulmazlığı ruhun

Belki de düne vedası şairin

Kalemle işlediği bir eksen

Minvali mutluluğun

Damlaya damlaya büyüyen o çığ topu

Ezelden susan bir dilin macerası

Elbet dillenen kalem ve yürek

Düşe kalka yürümeye ne gerek?

Hep de dik olmadı mı başı varlığın?

 

Bazen en dik açı

Acıların redifi iken şiirler

Kanayan her hece

Elbet dikiş tutmayan bir rengin en alası

Elasından bir ışık

S/üzülen gözlerimden yaptığım hataların da en yaslısı.

 

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017