SEKİZİNCİ NOTA

‘’Yağmur değil ben çekiliyordum

Yeraltı sularının rahmine

Ey kalabalığın kara yalnızlığı

Yıldızlar taşlarla söyleşiyordu.’’

(Alıntı)

 

 

 

 

Bir düş birikintisi ıskaladığım

Hayta bir yalnızlığın pervazında;

Tam da ortasındayım aşkın:

Belki en köhne dehliz adımladığım

Adımla müsemma bir çığlık örselendiğim

Aşkın hatırına illa ki

Çekildiğim kuytumda Rabbin armağanıdır bunca duygu

Sarmalında hacizli bir yürek…

 

Dilbaz şehrin de künefe tadında,

Hırsız bir imge gibi

Taytay yapan bir çocuğun dudağındaki sevinç belki.

Kırıntılarından nemalandığım o beyhude meclis

Hani yaprakların solmaya dair yokken mecali

Ben ki bir ardıç kuşu

Sefil gölgeme biat söylendiğim

Aşka inat serildiğim bir huzme ki sefilliğin vedası.

 

Sözcükler ne dikili ne de dingin bir benlik

Hicvinde ömrün sadakat yemini elbet

S/özlendiğim dost meclisinde

Bir nida ki körebe oynayan mizacında huzurun

Sefil tanılar beylik nazarlar

Ukde kalan içimde dünün nazarında.

 

Bir ithaf ise savrulan…

Bir yeminse ölümüne tutulan…

Bir kanaviçe mızrak ki içten içe saplanan

Her duada saklı adın, kaydın söz birliği eden kimse

Kaykıldığım şu eksen

Bir dirhem daha mı acı düşmeli payıma?

Yitip giden varlığın da sükûna daveti

Eşref saatinde gecenin,

Hüsrana b/andığım her kuşluk vakti

Sevdiceğim bir minval göğün de tam ortasında

Beni bekleyen bir delik belki de ruhani izlek.

 

Elbet farları açık evrenin

Soldan sağa kaykıldığım da bir divan

Eksene duyduğum şükran

Bin bir nazla katık yaptığım sayısız makam

Gönül gözünde hulasası yazgının

Meşrebi ölüm müydü yazılmayan her vedanın?

 

Diri bir vecize olsaydım keşke

Miadı dolan sefa makamında

İçime işleyen hicranla yüz güz olduğum

Şu sefil devran

Düş gücüme asla ihanet edemem de

Gerçeğin ta kendisi bir aşka dokunmaya

Dahi kıyamazken mehtabın tınısında

Raks eden içli bir şarkıda sezilerime eşlik eden

Sekizinci nota…

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017