UÇURTMA AVCISI

Düş gemilerini yangınlarından kurtarıyorum gerçeklerin ve içini çeken gerekçelerin ellerinden alıyorum, al yanaklarında ilham perimin seyyah kadehler saklı içinde zemzem suyu ve aşkın itaati ile sürükleniyorum…

 

Dalgaların pervasızlığında serin tanrılar saklı seyyah nidaların ve okyanusların boyunu aşan fırtınaları fıtratın süklüm püklüm gölgelerin de devasa yalnızlığına ket vuruyor ve İlahi Aşkın ateşine mazhar yağmur ormanları ve düşlerime kefil olan kaideler ki yıkılmazlığında irademin peyda olan kelebekler var değil günü birlik yaşayan ömürlük aşklara kanat açan yılmazlığı saklı dualarımda ve pervazında göğün katıksız bir selam ve kelam yüklenip ürktüğüm coğrafyalardan aşırıyorum ilhamımı.

 

 

 

Aşkın tünediği.

Ömrün kürediği…

Salkım saçak feryatların kuvözünde saklı

Bir ihtar ve

İntihar mektubu:

Belli ki aşka geçit vermedi ölüm meleği…

 

Tökezleyen düşlerin alyuvarlarında saklı maruzat

Tefe konan yürek ve şiir

Ne de olsa saklı sandukasında mazinin

Gün özürlü bir yeis ve ihanet

İblisin inadına aldırmadan

İmanına sadık bir rivayet

Elbet gerçeklerin nakşı

Yüreklerin na’şında saklı solgun çehreler

Çetrefilli yolların

Basireti bağlanmış ünlemin de

İmlecine takılı bir im gibi

Duvarlar aşan

Haznesinden taşan bir seyyah semazen

Aşkın nazarında külyutmaz yetileri

Neye delaletse özlemin nezdinde

Şaha kalkan şah beyitler

Elbet yalanı ve ihaneti mat eden bir dize ki

Dizlerinin de bağı çözülmüş şairin.

 

Ayrık otu saklı hecelerin suretinde

Balyalarca yemin

Kendinden emin şahitler

Yüreğe zırh giydiren bir şahika ki

Köküne sadık özlemim ve ömrün

Devasa lanetin de önüne kesen rüzgâr

Elbet aşkın tanıklığında

Yüreğe ziyafet çeken inhisarı düşlerin

Koyu gözlerine gecenin atıfta bulunan

Şafağın iz düşümü

Şiir sonlanmadan gelmese keşke şairin uykusu.

 

Latif esinti

Makberin çağrısı atıl düşler

Ağaçların kovuğunda saklı hatıralar

Ne zaman kazıdıksa adımızı

Göğe kement atan bir uçurtma avcısı

Elbet zihinde saklı rüzgâr ve uğultu

Dostluğun bahşettiği iki yürek

Bir arada atan.

 

Feri göğün sönmeden

Hızlanan uçurtma

Dostluğun bakracında saklı her nefes

Sevgiyle aşılan her engel

Kulakları çınlatan o şen şarkı

Duyulsa da duyulmasa da

Bir kez baş koydu yola

Elbet uçurtma avcısı

Şen şakrak olmasa da zaman

Hazin rüzgârla arşınlanan dostluğun yolcusu

Sevdalı uçurtma avcısı…





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017