YANGINIM SÖNMEDİ GİTTİ HAFIZ

Ayıkla düşlerimi, hafız yeri gelmişken sun da yaftalarını… G/izini sürüdüğüm matemin balçıklarına sıva kollarını sonra da aşkın nakşına ek yüreğin tohumlarını ve sitemlerini sinende büyüt ben ki kırık bir cezve elinde kalan kulpuna dünden şefkat yükleyen bir anne yüreğiyle dikiyorum işte şiirin söküklerini.

 

 

 

Matemin düş irisi gözleri vardı

Gamzelerine hüzün serptiğim bir güvercin idi

İçimdeki mahremin kırık kulpunda

Saklı tuttuğum ömrün satenden örtüsü

Bir g/iz bildim aşkı

Bir şerh düştüm yangına

Göğün kompartımanlarına sızan tütsü gibi

Kapadım da kalbimin kapılarını.

 

Züğürt tesellisi imgeler, hafız

Baş göz ettiğim son şiir olduğunu da sanma hani

Hatmi çiçeklerinden

Esirgediğim dokunuşu belle aşkın nasırı

Dilersen elle tek tek kopan düğmelerini sırlarımın

Bir haletiruhiye ki peşinde sürüklendiğim

Sarıklı bir imge belki de

Yüreğin tekelinde

Geçit vermeyen hangi duyguysa

Yorgunluktan uyuya kaldığım

Bir düşün de eşref saatidir

Yazmaya durduğum şiirde kopan fırtına

Oysaki en hafif esintiydi

Yüreğin perçemine değen son veda

Elbet aşkın körüklediği.

 

Sessizlik yoldaşım

Semaveri mazinin

İçine sığdığım bir fincan

Kadar kırık mıdır sahi yüreğim?

Lafügüzaf, mimarisi ömrün

Derinlerden gelip de yüzüme çarpan tokat.

Bir biblo olabilirdim aşkın sedef kakmalı duasında

Bir de hüküm verebilirdi Tanrı

Şükür ki çıkmadım yolumdan

Mezarıma döneceğim son vakti de

Sır gibi gizledi yazgım

Yangınım da sönmedi gitti, hafız

Tüten hangi rüyanın dumanıydı sahi?

 

Önce körüklendi acılarım

Dahası da vardı ve bekledim.

Dinmedi yağmur

Varsın ömrü biraz daha tehir ettim

Yakmadılar da fitilini zamanın

Veryansın eden şarkılardı belki de tek zaafım.

 

Bir nüans idim önceleri

Bir verdim bin aldım

Kaydım kuytum yoktu madem

Boşa düştüm rüzgarın savurduğu yaprak gibi

Kapandım da içime

Sezilerimle yol aldım

Sevinçlerimdi bu sefer hor görülen

Tutuşan saçlarıma yanan son kar mıydı yoksa

Saklı vedamdan sızan kan gibi

Yüksünmedim de sevmekten

Yakarmadım da, neden diye ben!

Kokladım yolu

Körükledim aşkı

Köhne bir geçitte saklandım

Yakamdan düşmeyen rüzgar gibi

Savrulsam da yıkılıp gitmedim

Sonrama meyleden davudi sesinde gönlün

Buz tuttu yüreğim nihayetinde

Lakin sen görmedin

Geç kalmışlığın pişmanlığıyla

İzini bile sürmedin çektiğim matemin.





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 2.06.2017