Söyledüb nâz ile ruhsârını gül gül mi eder

Söyledüb nâz ile ruhsârını gül gül mi eder

Bilmezüz gül mi eder mey seni bülbül mi eder

 

Süsülüb nîm kadeh bâde ile meclisde

Yoksa mestâne gözün kasd-ı tegaafül mi eder

 

Dağıdur kendüyi bir âh ile zülfünden gönül

Rind-î âvâre-reviş fıkr-i tecemmül mi eder

 

Cana âşık nice dağ ursun o sevdâ-geri-i nâz

Gevher-i can-geh-i hicrana tahammül mi eder

 

Bûy-ı zülfin ki ala havsala-i bâd-ı Bihişt

Şiken-i turra-i havraya tenezzül mi eder

 

Naili hâtıra-i bîm-i kazâ yok bizde

Rind-i agâh bu manâda te’emmülmi eder

 

Günümüz Türkçesiyle:

 

  1. O gül, o sevgili az ile söyletip de yanaklarını gül gibi mi kızartır yoksa şarap seni gül mü eder (yoksa) bülbül mü eder? ( Sevgilinin yanağı şarap mı yoksa gül yüzünden mi allanır, kızarır?
  2. İçki meclisinde yarım kadeh şarap içti diye süzülmeye başlar. Yoksa sarhoş gözün benim düştüğüm hali görmezlikten mi gelir.
  3. Senin dağılmış zülfünün yüzünden kendi darmadağın eder. Yoksa bu hallere girmesinin nedeni derviş gibi olmak süslenme düşüncesinde midir.?  
  4. Âşık senin nazın yüzünden kendi canına niçin yaralar vursun v? O nâz secdâ-geri (tüccarı), ayrılığın can azaltıcı cevherine tahammül mü edebilir? (
  5. Cennet rüzgârının havlası (koku alma merkezi) zülfünün kokusunu aldıktan sonra, Cennet hurilerinin turralarındaki (alna dökülen saçlarındaki) kıvrımlara tenezzül mü eder.
  6. Ey Nailî! Bizde, geçmişte, Allah’ı kazasında korkma şeklinde hatırlanan bir şey yok, Agâh (bilgili, uyanık) olan (bir) rind, bu manada (hiç) düşünür mü?





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016