ETLİ EKMEK

ETLİ EKMEK

Konya'nın özel yiyeceği... Kıymalı pide ile lahmacun arasına sıkışmış, adeta görünmez olmuş bir ekmek... 

Hayatımın 8 yılı Konya'da geçti. Eve misafir geldiğinde, özel günlerde, birkaç arkadaş toplandığımızda sipariş verdiğimiz yiyecek, etli ekmekti. Belki on sene yemesem aklıma gelmez diye düşünüyordum. Adanalıyık sonuçta, ona sıra gelene kadar...

Konya'dan çıkıp İsviçre'ye gelince buralarda en çok neyi özlerim bilmiyordum. Bir gece kablolu yayına izin verilen tek özel kanalımızda İbo Şov'u izliyoruz. İbo, konuklarına lahmacun dağıttı. Hamileyim de üstelik. "Kokusu buraya kadar geldi, ne lahmacunmuş." deyince eşim hemen koşup hakiki Urfalı ustadan hakiki Urfa lahmacunu yaptırdı, getirdi. Memlekette olsam böylesini bulamazdım. Berlin'in "Kreuzberg Merkezi" kadar olmasa da Basel'in "Kleybeckstrase"sinde de Türkiye'yi bulabiliyoruz iyi ki...

Yıllar geçtikçe daha çok ürün daha çok özel yiyecek, içecek bulmaya başladık. Bir zamanlar, bildiğimiz Türk kahvesi tadına ulaşabilmek için, kahve çekirdeği satan bir dükkânın bütün kahvelerini içtiğimiz de olmuştu. 

Artık kahveyi, çayı, şalgamı, gazozu, ayranı, dondurmayı özellikle aramaya gerek yok, hepsi bir market rafı kadar yakın. Sınırı geçiverip Almanya'ya gelince, restoranlar da dizi dizi maşallah... Antep, Maraş, Urfa, Van, Kayseri, Mardin, Trabzon, Adana, Mersin, kebaplar, pideler, çorbalar, börekler, mantılar, köfteler... Nerenin neyi meşhursa onu buluyoruz. Bir ara sadece simidi özlüyordum, onu da artık bulabiliyorum. 

Ne diyelim, Allah herkese yiyecek sağlık ve alacak varsıllık versin.

Geçenlerde Urfalı Neco Usta'nın Zirve Grillhous'undaydık. Baktım mönüde "Etli ekmek" var. "Hani olmaz ya biraz kıymalı pide biraz lahmacun gibi bir şeydir herhâlde" diye düşündüm. 27 yıldır Konya etli ekmeğini yemediğimi hatırladım. Garsona sordum:

- Gerçekten etli ekmek mi, pide falan mı?

- Konya usûlü yapıyoruz, gerçekten etli ekmek.

- Ondan yiyelim o zaman, dedim.

İnce uzun bir tahtanın üstünde geldi. Dumanı tütüyordu, sıcak sıcak... İlk ısırıkta üniversite yıllarıma gittim, Meram, Alaaddin Tepesi, Mevlana Lokantası, Zafer Doğuş Salonu gözümün önünden geçtiler. İkinci ısırıkta Çumra'daydım. Öğretmenlik dönemim... Sonra ilk oğlumun Konya doğumlu olduğunu hatırladım. Bebeklikten çocukluğa geçerken belki ucundan kenarından yemiştir diye düşündüm. Hafızasının kıvrımları arasında kaldıysa, bu tadı hatırlıyor da olabilir. Ona dönüp:

- Nasıl buldun?.. Diye sordum.

- Çok güzel... Pide değil, lahmacun değil ama bildiğim, özlediğim, aradığım bir tat, dedi.

- Konyalı oğlum benim! Hatırladın yani...

- Ne hatırladığımı bilmiyorum ama sanki ağlayacak gibiyim. 

 

 

 





Seferi (Nurcan Bedir Ören)Admin / Kadın / 19.06.2016