15 TEMMUZ RUHU

 

Gecenin şavkı vurdu seherin aynasına

Gökler bile ağladı mazlumların yasına

Zilletin çukurunda izzet seçti yiğitler

Ölümsüz olmak için serden geçti yiğitler

Temmuzun şafağında boy verdi kardelenler

Canlarından vazgeçti, vatanı can bilenler

Gönül gönderimizde dalgalandı sancaklar

İnsanlıktan çıkmıştı çukurlaşmış alçaklar

 

Vatan için ölmeyi şeref bildik, şan bildik

Yenilen kurşunları ebedî nişan bildik

O gece gonca güle batırdılar dikeni

Hak yerle yeksan etti kâbus gibi çökeni

Kimi sahte şeyhini kimi Rabbini andı

Mazlumların âhından yürekler parçalandı

Masmavi göğümüzü kara bulutlar sardı

O gece ön saflarda Âsım’ın nesli vardı

 

Unutulmaz o gece, içimizde yer etti

Yiğitler vatan için göğsünü siper etti

Hain gözüyle baktık, hainlere uyana

Bir öldük bin dirildik Malazgirt'ten bu yana

Mazlumların duası bizlere kalkan oldu

Gün doğdu seher vakti, bir mübarek tan oldu

Taşıdıkları iman, gönüllerde yaldızdı

Hilâlin kucağında her biri bir yıldızdı

 

Uzayıp durdu gece, şeb-i yeldâ misâli

Yiğitler bayram saydı, Yaradan'a visali

Göklerden yankılandı, mazlumların âhları

Rabbim aşikâr etti o gizli tezgâhları

İlk kez tecrübe ettik, temmuzda üşünürmüş

Dost görünen düşmanlar hıyanet düşünürmüş

Haydutlar gece tuttu, köprünün başlarını

Geç de olsa anladık, timsah gözyaşlarını

 

Eşkıya indi şehre, gönüller bîzâr oldu

Ruhlar ölümsüzleşti, mekânı gülzâr oldu

Gözümüzde canlandı Ebrehe'nin filleri

Dersini alıp gitti, ihanet mahfilleri

Fitnenin oku değdi vefanın yüreğine

Taş koyduk hainlerin küresel ereğine

Mimsiz medenîlerce bir tuzak kurulmuştu

O gece aziz millet sırtından vurulmuştu

 

Bülbülün harimine akbabalar dadandı

Canından geçmiş canlar, vatanına adandı

Memleketin üstüne çöktü kara dumanlar

Avucunu yaladı, şerden hayır umanlar

Yurda bomba yağdırdı, çelik kanatlı kuşlar

Boğdu isyankârları, gözlerden akan yaşlar

O gece gördü millet, düşmanın hilesini

Düşüremedi zalim, imanın kalesini

 

Şehit kanına bedel, vatandır helâlimiz

Güneşe selâm durdu, gönderde hilâlimiz

Bayrağı düşürmedi, o gece erlerimiz

Bir büyük destan yazdı, yiğit Ömerlerimiz

Kindar arya dev gördü, düşmanın habbesini

Korudu aziz millet, vatanın kubbesini

Esti bir deli rüzgâr, şafağa ateş düştü

Türkiye sofrasından çakallara leş düştü

 

Kula kulluk etmedik, yalnız Hakk'a maildik

O gece aziz yurda hepimiz İsmail'dik

Hürriyetin yolunda canımız talan oldu

Eşkıyanın kurduğu hayaller yalan oldu

Hakikat davasında boyun eğmedik güce

Ezanlar ve salâlar yankılandı o gece

Ya olur ya ölürdük, halisti niyetimiz

Kızıyla kızanıyla şahlandı milletimiz

 

Tespih gibi dizildik imame etrafında

Milletçe kenetlendik hakikatin safında

Bağrı yanık anadan evlâda son bakıştı

Ölümsüzleşti yiğit, bayrak ona yakıştı

Fecirden ışık umduk, gecenin duldasında

Yeni güne uyandık, şehitlerin yasında

Başaklar vurgun yedi, kâbusa döndü rüya

Mübarek alınlardan geceye düştü ziya

 

Cehennemi harladı, temmuzun kızgın eli

İki yüz elli canla ödendi yurt bedeli

Mazlumların gözünde ışık olduk, fer olduk

Batı'nın kuklasına karşı muzaffer olduk

O gece zehir olduk kanımızı içene

Hakkımız helâl değil Türk'e kefen biçene

Topların namluları üstümüze çevrildi

Külünden doğdu anka, gece güne evrildi

 

M. NİHAT MALKOÇ

 

 





M. Nihat MalkoçGold Üye / Erkek / 5/11/2016