HA ŞAİR HA KAPTAN

Hüznüm revnak: muğlak duygularım var benim elbet sadece Rabbim her şeye herkese muktedir.

 

 

Sayacım kırık kalbim gibi

Aşkım yeknesak değil sevecen iklimde saklı miğferi

Hüznüm girift ve tabelası şehrin

Hangi rakımda saklıysam

Fark eder mi sahi bir eksik bir fazla?

 

Sağanağın ritmine uydu yürek

Bir manivela ki aşk

Yalnızlığa ne gerek?

Göğün şiarı

Hayatın radarı

Yüreğin isi sizi

Bir teminattır her şiir neyse şairin fikri ve zikri.

 

Tabanları yandı kalemin

Bazen yan bastı yan çizdi

Maviydi rotası kaptanın

Gözlerinde saklı dalgaları yalnızlığın

Kaptan köşkünü de terk etmedi

Yeri geldi yolcusu oldu geminin

Yeri geldi miçosu

Sözcükler değildi neferi

Elbet elleri dümene kilitli.

 

Rüzgâra yenik düştü yelken

Cebbar ve cesur bir kimlik

Ha şair ha kaptan

Şiirdi sandığı ve sandukası

İmgeydi can yeleği ve simidi

Yuvarlak zemin nazenin yürek

Muğlak bir rota devingen eşlik eden her dilek.

 

Sancılı ise gök kubbe

Az sonra boşalacak yağmur bulutları

Sevecen ise yerküre

O halde toprak nasıl tuttu bunca insanı

Üstümden attığım ölü toprağı

Gözlerimde kıvılcımlar sadığım ben hayata ve aşka

 

Sayacım, şiarım, sarkacım

Hazanda saklı delişmen bir rüzgârım

Manen zengin lakin delik ceplerim

Yamalı hırkam bir de kuru ekmekken aşım

Aşikâr olan ben bir derviş gibi bilinmezde saklıyım





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 6/2/2017