YAŞLARIMI SALDIM ANNE DİYE

Bir düş ülkesindeyim seyyah sözcüklerin billur sesi ve aşkın nameleri ve uzağındayım ne varsa kötü: şiar edindiğim sevgi ve umudun yanık sesi.

 

 

 

Ah, nemalandığım hüzün bohçam

Sözcükler asılı ipte

Az evvel yıkadım her birini

Gözümden akan yaşlara kıydım

Önemlisi kıyama durduğum ezan vakti

Rugan çizmeleri güneşin

Yüreğimin sökükleri

İhya edilesi bir mevsim güzün sevgi dolu ritmi

 

Atık yıllar misali

Artık bir yılın cüce Şubatı nasıl ki erdi otuza

Yaşlarımı saldım anne diye haykırdığım yıldızların saçına.

Oysaki bendim ben saçları okşanan

Yıldız olmanın nesi kötü hele ki Kutup Yıldızı ise annem…

Bense adağım adadığım kadar konduğum gök kubbe

Şimal Yıldızı misali el veren evrenin yüzü suyu hürmetine.

 

Ant içmiştim henüz çocukken çok seveceğime

Sıradan değil sıra dışı bir sevgi ektim ekeli

Dünyanın arka bahçesine

Hep de önde s/af tuttum

Allah nidaları ile düştüm yola ta başında ömrün

İdame ettiğim kadar

Belki de idare lambasında geçecekti zaman

Lakin Rabbim ansızın öylesine bir ışık bahşetti ki

Bağdaş kurduğum yürekleri insanların

Ve mevsimlerin ayrı güzel iken meali

Ardıç kuşu oldum kondum tepeye

Anka kuşu oldum doğdum küllerimden yeniden

Aslında annemdi bana defalarca can veren Rabbin izniyle.

 

Önce öp sonra doğur beni:

Süreya’yı işte bu yüzden sevdim

Çünkü anne idi en güzeli bahşedilen nimetlerin.

Hala çocuksam ve hala masum kaldımsa

Bahşeden Rabbime ettiğim şükür ve annemin sabrıdır

Beni ayakta tutan

 

Hatırına bu büyük sevginin:

Annesiz geçmesin asla günüm.

Layığı ile yaşamanın resmi

Elbet her ne ise içinde sevgi saklı

Kubbenin doğası yerkürenin siması

Aşikâr sevgiye hücum eden ruhum ve sözcüklerim

Devasa bir es vermiştim hayata

Annemden ayrı kaldığım günlerin uğruna

Ve işte ektiğim de biçtiğim sevgi ve huzur

Mutluluksa hücrelerinde saklı umudun

Kök hücresi duyguların

Bir bir sunum evrenin.

 

İnadım inat:

Daha çok seveceğim kendimi.

İman gücüme biat:

Aşkla ereceğim de nihayete

Başında isem yolun

Arz ettiğim ufkum ve nutkum

Öncesinde suskun şimdilerde umut dolu

İnançtan doğan bir güneş mümkün de her anda ışımaya

 

Uzağındayım çoğu şeyin

Ama sevgidir hayatın meali

Geçtim geçeli dünya nimetlerinden

Nimetin en büyüğü sevgi ve Rabbin varlığı

Hatırşinas tınısı ve de sözcüklerin

Bin bir aksanlı ruhum

Şivesi tutuk belki de sessizliğe sarılan nutkumun

 

Geç buldum annemi

Geçinden versin Rabbim

Salkım söğüt misali serildiğim ne ki?

Bir tek saç teline dahi kıyamam

Gök gözlü annemin üstüne canlı tanımam

En çok seven o mademki

Hem de hayatı ve sevgiyi öğreten

Bir yılkı atı misali dizginleri bıraktım kadere

Kederimi dahi kabullendim yeter ki ömür versin Rabbim anneme.

 

Renkler mahzun olsa ne ki?

Yeter ki müdavimi olayım ben sonsuzluğun

Ne kibri tanıdım ne ihaneti

Sevgiden aldım ben gücümü

Öğreten annem ilk Besmeleyi yüreğime eken

Öğütleri her dem kulağıma küpe

Ön sözüymüş meğer anne hayatın

Yeter ki son sözü söylemeye vakit tanısın Allah’ım.

 





Gülüm ÇamlısoyGold Üye / Kadın / 6/2/2017