Yeni Silahların Denenmesi İçin İnsanların Ölmesi Lazım

Emperyalizm kendi gücü doğrultusunda, doğası gereği, dünyaya ayar vermeye çalışıyor... Daha öncede yazdık bunları, dünyanın en büyük silah şirketleri sıralamasında, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi içindeki beş ülke ve onlara düşünce yapısı olarak yakın olan diğer ülkelerin silah şirketleri var ilk başlarda...

Teknoloji, hele de bilgisayar çağı olan 21. Yüzyılda o kadar çabuk ilerliyor ki insan şaşıp kalıyor. Silah sanayisi de bu teknolojik yeniliklerden ve hızdan fazlasıyla nasibini alıyor. Siha’lar, İha’lar, güdümlü füzeler, insansız teknoloji harikası değişik silahlar, lazer silahları, kıtalar arası füzeler... Bu işlere en çok yatırım yapanlarda emperyalist ülkeler ve onların şakşakçıları diğer ülkeler... Dünya silah sanayisinde dönen para, trilyonlarca dolar. Tabi bu üretilen silahlarında yeryüzünde denenmesi lazım. Denemesi yapılacak yer de mazlum ülkelerin, mazlum insanları, herhalde kendi insanları üzerinde denemeyeceklerdir...

Düşünün bir kere bunların silah fabrikalarında yüzbinlerce insan çalışıyor, savaş, kargaşa, kaos olmadığı zaman dünyada, bu insanların hepsi işsiz kalacaktır. Dayanabilir mi buna kanla, acıyla beslenen emperyalistler? Tabi bunların en büyük müşterileri de az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler... Kendi kalkınmalarına harcayacakları paraları durmadan silahlara yatırıyorlar...

Orta Doğuda ki bütün terör örgütleri zaman zaman parayla zaman zamanda parasız pulsuz illaki bir yerlerden silah bulurlar. Bütün bu terör örgütlerinin arkasında mutlaka büyük devletlerin gizli servisleri, uyuşturucu kartelleri vardır. O örgüttekilerin beyinlerini öyle yıkarlar, öyle pohpohlarlar ki onlarda kendilerini bir şey yapıyormuş, bir ideal uğruna sanki savaşıyorlarmış zannederler...

İkinci Dünya Savaşı sırasında yapılan atom bombası 1945 Ağustos ayında, bir iki gün arayla Japonya’nın Hiroşima ve Nagazaki şehirlerinde patlatılmış ve yüzbinlerce insan bir an da yok olmuştur... Almanya ve İtalya teslim olmuş, müttefik oldukları Japonya’da teslim olmak üzeredir. Ancak Sam Amca ve aveneleri yeni buldukları bu silahın mutlaka denemesini yapmak uğruna, içlerinde kadın ve çocuklarında bulunduğu binlerce masum Japon’u yok etmekte en ufak bir tereddüt göstermeyerek, acımasızlıklarını ortaya koymuşlardır... Şimdilerde nükleer silahların savaşlarda kullanılması yasak olduğu halde, Rusya başı sıkıştığı zaman nükleer silah kullanabilirim diye de bütün dünyayı tehdit etmekten çekinmemektedir. Şimdilik buna dur diyecek bir mekanizmanın bulunmaması da gerçekten çok acı ve esef vericidir...

Son Kovid-19 olayı da Biyolojik Savaşın bir parçasıdır, zannedildiği gibi bir sağlık olayı değildir... Çin’den dünyaya yayılmış, belki kendi nüfuslarını, belki dünya nüfusunu birazcık olsun azaltmak için planlanmış bir organizasyon... Bol bol dünyaya aşı sat, maske sat, dezenfekten sat, hijyenik eldiven sat, oh ne ala... Biyolojik Savaş hem de konvansiyonel silahlarla ve nükleer silahlar ile yapılan savaşlardan çok daha az maliyetlidir, bunu da bilenler bilir...

Bir emperyalist için, adı ne olursa olsun, ister ’’Sam Amca, ister Hans amca, isterse Wang Yu amca,’’ insan hayatının zerre değeri yoktur. Onların sistemi hep kazan kazan, kazıkla yine kazan, altta kalanların canı çıkmış, pestil gibi ezilmişler hiç önemli değil. Sözlerimizi bu son cümle ile bağlayalım... Unutmayalım ki ’’Haklı bir sebebe dayanmadıkça savaş cinayettir.’’ Gazi Mustafa Kemal Atatürk...





Ahmet ZeytinciGold Üye / Erkek / 10/30/2016