Raks Nedir Edebiyatta Rakkase Rakkas Köçek

 

Ellerinde çarpara olan rakkase, Minyatür Levni'ye aittir. 

 

Raks Nedir Edebiyatta Rakkase Rakkas Köçek

 

Osmanlıca yazılışı: raks  رقص

 

Raks Sözcüğünün Kökeni

Raks kelimesi Arapça kökenlidir.  Arapça “rḳṣ  “ (  رقص )  kökünden gelir.  Arapça raḳaṣa "dans etti, oynadı" fiilinin masdarı olmaktadır.

Raks Sözcüğünün Sözlük Anlamları

Raks veya raḳaṣa sözcüğünün sözlüklerdeki anlamları: Sıçrayarak oynamak, dans etmek. Oynamak, dans, oyun anlamlarındadır. Rakkase, rakkas sözcükleri ise bu sözcüğün dişili ve erili olmaktadır.

Eski Edebiyatta Raks Rakkase Rakkas Pirahen Yakmak

 

Raks, sözcüğü oyun dans, dans etmek, sıçrayarak oynamak anlamlarına geldiğine göre rakkas; oyun oynayan erkek, rakkase ise dans eden kadın anlamlarındadır.

 

Eski dönemlerde oynana raks'ı günümüzün danslarına benzemezdi. Köçek denilen rakkaslar tarafından oynanan vs. oyunlar raks olarak nitelendirilirdi. Gömlek yakmak veya gömlek çıkarmak soymak  klasik şiir dünyamızın içinde yer alan eski devre ait âdetlerden biridir. ( bkz KÖÇEK- ÇENGİ )

 

Eski devrilerde raks edenlerin özellikle erkek oldukları, bunlara rakkase, köçek, çengi gibi adlar verildikleri bilinmektedir.  Rakkas, köçek, çengi ve rakkaselerin özellikle içki meclislerinde ve içkili kır eğlencelerinde efeleme, zeybek, horan gibi oyunlar oynadıkları,  bu oyunlarında hoplayarak zıplayarak oynanan oyunlar olduğu ortaya çıkar. Rakkas, köçek, çengi ve rakkaselerin “içki içenleri eğlendirirlerken  soyunmaya başladıkları, buna da gömlek yakmak veya gömlek soymak dedikleri anlaşılmaktadır. “[1]

 

Eski devrilerde raksların pirahen yakmak veya gömlek yakmak denilen bir türü de olduğu anlaşılır. Pirahen veya gömlek yakmak olarak da adlandırılan bu raks türünün özellikle külhanbeyiler arasında yaygın olduğu; külhanbeylerinin iyice sarhoş olduktan sonra raks ederek soyunmaya başladıkları ve donlarına kadar soyundukları, diğerlerinin de bunu seyrettikleri  ve nümayişlerde bulundukları anlaşılmaktadır.   Nitekim Ahmet Talat Onay’da bu konuya şöyle bir açıklık getirmiştir.  “ Saltanat devirlerinde  Kâğıthane âlemlerinde – biraz hayâsı olanların seyretmekten kaçındıkları -    oynanan oyunlardandır. İçki içilirken birisi  oyuna çıkar etrafındakiler  el vurarak “ dellal, dellal ya dellal “ diyerek el çırpar, külhanbeyi önce ceketini  atar sonra sıra ile yelek gömlek, pantolon en sonunda da donunu atarak çırıl çıplak kalırdı.” Sarhoş olduktan sonra soyuna soyuna çırıl çıplak kalmak işine de eski devrilerde gömlek yakmak veya pirahen yakmak denirdi. "Gömlek yakmak eski devrilerin işret meclislerinde  bir nevi bir kopuk oyunuydu”[2]  ( bkz  GÖMLEK PİRAHEN YAKMAK ( RAKS EDİP SOYUNMAK )

Dilerem cân oynayup  ışkunda cânâ ten yakam
Raksa girem germ olup meclisde pîrahen yakam   Hayreti

 

Divân şiirinde raks bir neş'e âlâmeti olarak görülmüş, sünnetlerde, düğünlerde, bayramlarda içki meclislerinde raks eden oyuncalara çengi ve köçek de denmiştir.   “Osmanlı kültüründe çengin çapara denilen dört parçalı zille birlikte çalındığı, bu alet çalınırken çeng  oyunlarının oynandığı rakkasların ve rakkaselerin parmaklarına çapara takarak  çeng  eşliğinde raks ettikleri minyatürlerde betimlenmektedir.”[3]  

 

Eski devrilerde daha çok Romen kızlarının çengilik yaptığı bilinmektedir.  Osmanlı minyatürlerinde çengiler   göz alıcı parlak elbiseler giyen gerdan kıran, göbek atan, parmaklarına çâr- pâre (çarpara  zil dört parçalı, parmaklara takılan ağaç veya pirinçten yapılan)   rakkase zili takan (Bkz.  Çâr- Pâre (çarpara ) Nedir. Şiirimizde Çar-pare ) kadınlar veya kadınsı erkekler olarak tasvir edildikleri görülmektedir.

 

Köçekler ise daha ziyade kadın kılığına girmiş rakkas olduğu anlaşılır. Minyatürlerden ve eski kaynaklardan öğrenildiğine göre köçeklerin atlas veya “kadife üstüne sırmalı mintân ve eteklik” giydikleri, parmaklarına çarpara denilen bir alet taktıkları bazı çengilerin saçlarını kadın gibi uzattıkları da görülmektedir.[4]

Eski devrilerde içki dağıtan sakilerin içkileri raks ederek dağıttıklarına dair pek çok işaret vardır. Buna göre sakilerin aynı zamanda  çengi veya köçek oldukları da anlaşılır.

Bir eli devri kadehte bir eli çar- parede
Yani hem sakilik eyler, hem eder her yane raks    Fazıl

 

 Mevlevîler oynadıkları semâı da bir nevi raks olarak kabul etmişlerdir. Divan şairleri raks, rakkase, çengi ve köçek sözcüklerini daha ziyade kır eğlenceleri, içki meclisleri,  germ olmak (  aşka gelmek,  şehvete kapılmak, sarhoş olduktan sonra kendini kaybetmek )[5] cünunluk ile birlikte kullanılmıştır.

 

Raks sözcüğü çeşitli teşbihler için de kullanılmıştır.  Aşığın göz yaşları, kırdaki çiçeklerin rüzgarda sallanışı, ağaçların dallarını kıpırdatması,  denizin dalgaları vb raks eden  varlıklar olarak hayal edilebilir.

Sana teşbih olduğun işitti şâh-ı yasemeıı
Raks urur bezm-i çemende sâid-i sîmîn salıp Ahmed Paşa

Seyr olup raksı yine dilber-i mümtazların
Yine eflâke çıkar nâleleri sazların Nedîm

 

Ṣoḥbeti germ eylesün gün yüzlü cānān oynasun
Mest olan göñüllüler göñül degül cān oynasun         Necati

 

 

KAYNAKÇA 

[1] https://edebiyatvesanatakademisi.com/Icerik.aspx?a=/e/ARAMA/EDEB%C4%B0YAT-TER%C4%B0MLER%C4%B0-MAZMUNLAR/G%C3%96MLEK-P%C4%B0RAHEN-YAKMAK-(-RAKS-
[2] A.T. Onay, Eski Edebiyatta Mazmunlar, MEB, 1996- S. 240
[3] https://edebiyatvesanatakademisi.com/Icerik.aspx?a=/e/ARAMA/EDEB%C4%B0YAT-TER%C4%B0MLER%C4%B0-MAZMUNLAR/%C3%87ENG-VE-%C3%87ENG%C4%B0-(-D%C4%B0VAN
[4] https://edebiyatvesanatakademisi.com/Icerik.aspx?a=/e/ARAMA/EDEB%C4%B0YAT-TER%C4%B0MLER%C4%B0-MAZMUNLAR/K%C3%96%C3%87EK--%C3%87ENG%C4%B0/
[5] https://edebiyatvesanatakademisi.com/Icerik.aspx?a=/e/ARAMA/EDEB%C4%B0YAT-TER%C4%B0MLER%C4%B0-MAZMUNLAR/GERM-VE-GERM-OLMAK





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016