Sûr-nâme : Mesrûr kıldı ‘âlemi bu sûr-ı pür-sürûr

 
 
Sûr-nâme
 - - . / - . - . / . - - . / - . -
Mesrûr kıldı ‘âlemi bu sûr-ı pür-sürûr
Zî meclis-i şerîf ü zihî ‘âlem-i huzûr
Oldur cihân ‘arûsına zîb ü behâ viren
Ki çeşm bu zamânede hüsninden ola dûr
Oldur cihânda gayret-i huld-ı berîn olan
Kim hilkatinde yokdur anun zerrece kusûr
Cennet havâsını unudur zînetin görüp
Ölmek hayâli hâtırına eylemez hutûr
Kaçan buhûr eyleseler ‘ûd u ‘anberi
Micmer asardı her yanadan zülf-i ‘în-i hûr
Firdevs bâğı güllerinün nahlidür bu mûm
K’uçmağa turur anda zuhûr eyleyen tuyûr
Meclis kıyâmet oldı ayağ üzre geldi şem’
Mü’mîn gibi yüzinde ne var berk urursa nûr
Hıdmet zamânı geldi şu gılmâna gel dinüz
Zeyn eylemege meclisi Rıdvâna gel dinüz
 II
Sâkî getür şarâbı ko hûrî kelâmını
Dârü’s-selâmun eyledi meclis selâmını
Şerbet yirine kişi şarâb-ı tahûr içer
Gösterdi halka ni’meti cennet ta’âmını
Benzer ki misk nâfesini açdı her kadeh
Toldurdı hoş koku ile ‘âlem meşâmını
Her gördügine baş koyuban tolular içer
Meclisde gör surâhilerün iltiyâmını
Kan derlere batup ayağ üstine hoş turur
Hıdmetde sâğarun göricek ihtimâmını
Seyrâna çıkdı ay ile gün çarh tamına
Bu def’a sohbetün göricek izdihâmını
Dâyim ne ‘ıyş olur bu nice sohbet-i latîf
Cennetde dirler idi bu ‘işret devâmını
Cennet mi sûra eyledi şerbetleri sebîl
Kimi şarâb-ı kevser içer kimi selsebîl
 III
Bu nice sûr olur bu kıyâmetdür ey felek
Bir hûri ile cem’ ola dünyâda bir melek
Gerdûn ile şafak mı bu yahod saçu içün
Birisi al atlas u biri yeşil benek
Sanman şihâbdur gice bezminde görinen
Güller saçardı meclise gerdûn etek etek
Ay ile gün getürdi iki nûrdan tabak
Çarhun sımâtına sığa mı bu bişen yemek
Kanına aş yirerdi her açun şol iştihâ
Meclis içinde bağlamasaydı anı çörek
Yollı yolınca kondı yine sükker âleti
Bekler öninde filler ile atlar yedek
Çeşm-i zamâne görmeye bu sûr gibi sûr
Bin yıl dahı dönerse felekler çeküp emek
Gün gibi çarha girse ne var câm-ı pür-nişât
Bu bezme mâh sufre durur keh-keşân simât
 IV
Görmiş felek meger şeb-i hınnâsına yarak
Hınnâ degül mi kâsesi içindeki şafak
Yılduz gibi fişekler atılduğını görüp
Seyrâna geldi cümle kevâkib be bak be bak
Bu bezm içinde mâh ile gerdûn gûyiyâ
Bir hûb çengidür ki açılmış boyun kulak
Bu âsümâni kubbeye baş egmedi hele
Dâne birinç ile görinen şol yeşil tabak
Şeftâlüsini almaludur me’muniyyenün
Senbûse bezm içinde hemân emmelü tutak
Yir yüzi toldı halk-ı cihân toydı ni’mete
Andan felek gedâları almış çanak çanak
Hep su yirine şerbet idi anda içilen
Kim gördi bunı kim ola su içmege yasak
Sâkî ko şerbeti şu mey-i hoş-güvârı gör
Bu sûr hıdmetine irişen bahârı gör
V
Bezme piyâleler nice rindâne geldiler
Devrân güzelleri yine meydâne geldiler
Bu ara yirde devr iden tolular degül
Ay u güneş bu meclise seyrâne geldiler
Nergisle lâle ayağı üstinde turamaz
Gözinde anlarun yine mestâne geldiler
Güller piyâle almış ele goncalar yatuk
Onlar bu bezme şöyle levendâne geldiler
Yir öpdiler şükûfeyi görüp benefşeler
Hak bu ki pîr önine yetîmâne geldiler
Bu sûr medhin itmede ağız bir itdiler
Şol tâze goncalar ki gülsitâna geldiler
Çeng ü rebâbı söylede bezm içre mutribâ
Çün ‘arz-ı hâl-i âsaf-ı devrâna geldiler
Ferhâd nâm Hazret-i paşa-yı kâm-yâb
Kim ehl-i fazla işigidür merci’ ü me’âb
VI
‘Âlemde ‘izz ü devlet ile kâmrân ola
Sadrı vezâretün ana dâyim müdâm ola
Meydân-ı rezm içinde yanar od durur hemân
Anunla tutuşa ya nice pehlevân ola
Şol gün ‘adû öninde ki ser-keşlik eyleye
Hançer hilâl ana felek bozdoğan ola
Şeh devletinde Şâmı ne var feth eylese
Anun ki gün gibi kılıcı zer-feşân ola
Nâm ü nişân Revânîye medhün yiter hemân
Nazmum ‘arûsına umaram kim nişân ola
Vasfunda tâze nazmumı Sa’dî görüp didi
Ya Gülsitân ola bu yahod Bostân ola
Gül deste deste ola benefşe demed demed
Şol gülşenün içinde ki ol bâğbân ola
Hâmem hayâl güllerinün nahl-bendidür
Nazmum sevâd-ı hatt ile şehrün levendidür
VII
‘Âlem bu nazm-ı tâze ile nev-bahâr olur
Rengîn sözümle rûy-ı zemîn lâlezâr olur
Meclisde okınursa eger tâze sözlerüm
Sohbet içinde her yana güller nisâr olur
Bu nice nazm olur ki cihân ‘âşıkı geçer
Ra’nâ güzel gibi ne ‘aceb şîvekâr olur
Bir söz ile açıldı yine nice goncalar
Gül gelmesün bu meclise kim şermsâr olur
Rengîn sözümi kâse-i şemse yazar felek
Altun kadehde sanki mey-i hoş-güvâr olur
Yazılsa vasfı haşre degin olmaya tamâm
Yüz bin kitâb olursa dahı ihtisâr olur
Evsâf-ı sûr şöyle kıyâmet yazıldı kim
Mahşer olunca halka bu bir yâdigâr olur
Hak devletini sâhibinün eylesün mezîd
Her gicesini kadr ide her bir günini ‘îd
 
Ziya Avşar, REVÂNÎ DÎVÂNI, KÜLTÜR VE TURİZM BAKANLIĞI YAYIMLARI ,ISBN 978-975-17-3352-8





EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016