Ateş-i Seyyale Nedir ve Şarap

 

Ateş-i Seyyale

 

Osmanlıca yazılışı: âteş :  آتش

Osmanlıca yazılışı: seyyale – seyyâle :   سياله

Osmanlıca yazılışı: Ateş-i seyyâle :   سياله  آتش

 

Ateş sözcüğü Farsça kökenlidir ve Farsçadaki “od “ sözcüğü ile de eş anlamlıdır. Ateş sözcüğünün sözlüklerdeki gerçek anlamları:” Odun, kömür gibi maddelerin yanmasından hâsıl olan hâl. Od, nâr.” Şekillerindedir. Ancak ateş ve od sözcükleri edebiyatta ve gündelik hayatta mecazi olarak kızgınlık, hararet, yangın, hiddet, gazab, şiddet anlamlarına da gelir. Bunların yanında ateş ve od sözcükleri Hayvanın çevik, hareketli ve oynak olması, hatta göz yaşı ve şarap anlamlarında da kullanılır.

 

Seyyale – seyyâle  سياله ise akan, akıntı, akıp giden, akıcı sıvı anlamlarındadır. Şu halde

Ateş-i seyyâle, ateş gibi akan sıvı, ateş gibi akan gözyaşı, renginden ve neşe vermesinden dolayı

kırmızı şarap, akıcı ateş, ateş suyu, kaynar su, dahası kaynatan su  anlamlarındadır.  Şu halde ateş-i seyyalenin pek çok şekildeki anlamı ile şarabın kastedildiği malumdur.

 

Şarabın genellikle kırımızı renkli olması, şarabın içene zevk ve neşe vermesi, şarabın ısıtıcı etkisi, şarabın içene coşku vermesi bu coşkunun ateşe benzetilmesi şarabın bu şekilde anılmasına vesile olmuştur.  Üşüyenlerin  şarap içerek ısındığı, şarabın hararet verdiği,  şarabın sürahiden dökülürken akan kırmızı  bir  ataşe benzemesi, şairlerin bu benzetmeleri yapmalarına diğer sebpelerdir. ( bkz SEBÂ-I SEYYALE NEDIR   )

 

Bu demde  âteş-i seyyale lazımdır amma
Hilâl- i rûze  bir kufli metin astı dehan üzre    ( Fâzıl)

 

Şimdi gönlümüz için bir   ateş suyu lazım amma, Ramazan gününde olduğumuz için hilal sağlam bir kilit astı.

 

Yakma  hezarın ey gül -i ter  naleden sakın
Gözyaşım alma ateş-i seyyaleden sakın        ( Naili Kadim)

Ey gonca sakın inleyip ağlayarak bülbülü yakma,  gözümü de şu ateş suyundan sakın ayırtma

 

Saki bu sene bastı şita hârik-i âde
Meclise gerek ateş-i seyyale ziyade    ( Vasıf) [1]

 

Ey saki, bu yıl kış erken bastırdı ve soğuk olacağa benzer, O yüzden meclise her zamankinden daha çok şarap lazımdır.

 

Sirişk-i dide-i uşşaktan  ey serv-i azadem
Hazer kıl ateş-i seyyaledir cuy-ı revan sanma  
                                                          ARİF SÜLEYMAN

Mânâ: (Bu beyitteki ateş-i seyyale tabiri kaynar su manasındadır.)  Ey selvi gibi düzgün boylum! Âşıklarının gözyaşlarından sakın. Çünkü onlar akıcı ateştirler; akarsu sanma. Yani onlar kaynar sudur. Bayağı akarsu bilme.

 

KAYNAKÇA

 

[1] A. Talat Onay, Eski Edebiyatta Terimler, , MEB Yayınları, Ank. 1996. Shf  109 



KAYNAKÇA / İLGİLİ LİNKLER
1 Seb'a-i Seyyare Nedir Yedi Gezegen
2 BEZM Nedir Beyit Örnekleriyle
3 Divan Şiirinde Bezm Adabı ve Eğlence Anlayışı
4 Sagar Sâgar Nedir Şiirlerimizde Kadehle İlgili Hayaller Benzetmeler
5 Erguvan ve Erguvan Şarabı
6 Mey Nedir Şiirlerde Mey
7 Meyhane Nedir Osmanlıda Meyhane Adabı ve Eğlenceleri
8 Kadeh ve Ayak Ayag Nedir
9 ARAKI- RAKI - MAZMUNU ( Beyit ve Örneklerle)
10 Kabak Kadeh Nedir Kabak Hedef Kabak Asmak ve Gedu





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016