Rüstem Paşa Tevarih-i Al-i Osman

 

Rüstem Paşa'nın Süleymanname'de yer alan bir minyatürü,

 

Rüstem Paşa (1500-1561) Tevarih-i âl-i Osman

 

Kanuni’nin damadı olan  Rüstem Paşa ‘nın yazdığı bir tarih kitabıdır.

 

 Rüstem Paşa, (1500-1561) Hırvat asıllı Hıristiyan bir ailenin çocuğu olarak  “ Bazı tarihçiler Bosnalı ve Müslüman asıllı bir ailenin oğlu olduğu görüşündedir “ Saraybosna yakınlarında bir köyde doğmuş, İstanbul'a devşirme olarak getirilip Enderun'da acemi oğlanılar ocağında eğitime başlamış,  eğitim görerek  rikâb ağalığı ile Enderun’u bitirmiştir.

 

Saraydaki görevlerinde hızla yükselen  Rüstem paşa 1526 Mohaç Muharebesi'ne silahtar olarak katılmış, Mohaç seferinden sonra birinci imrahor görevine geldikten sonra Önce Diyarbakır, saha sonra da  Erzurum ve Anadolu Beylerbeyliğine yükselmiştir. Yetenekleri ve sadakati ile Kanuni’nin gözüne giren Rüstem Paşa, Hürrem Sultan ile de yakın ilişkiler kurarak Kanuni’ye damat adayı olmuştur. Fakat onu çekemeyenler Rüstem Paşa’nın cüzzamlı olduğunu  iddia edince Kanuni söylentinin aslını öğrenmek üzere hassa hekimlerinden birini Diyarbakır'a gönderir.

 

Hekim, Rüstem Paşa'nın üzerinde bir bit (kehle) görünce, cüzzamlı olanların vücudunda  bit bulunamayacağından  paşanın cüzzam olmadığını padişaha bildirir. Bunun üzerine  Kanuni, Hürrem Sultan’dan olma kızı Mihrimah Sultanı Rüstem Paşa ile evlendirmiştir (1539).

 

Olacak bir kimsenin bahtı kavi, talihi yar

Kehlesi dahi mahallinde onun işine yarar                Laedri

 

“ Bir kimsenin  şansı yardım eder de, talihi yaver giderse; biti, piresi bile kendisinin işine yarar; (onu saraya damat bile yapabilir)

 

Bu beyit bu halk arasında bu nedenle ortaya çıkmıştır.  Bu yüzden, tarihçiler onu Kehle-i İkbal Damat Rüstem Paşa olarak da anarlar.

 

Rüstem Paşa bu evlilikten sonra önce II. Vezir daha sonra da 28 Kasım 1544-6 Ekim 1553 ve 29 Eylül 1555-10 Temmuz 1561 tarihleri arasında sadrazamlık yapmıştır.  Sadrazamlığı sırasında kardeşi Sinan Paşa’yı da kaptan-ı deryalığa getirir. Hürrem Sultan, Mihrimah Sultan ve Nurbanu Sultanların sözünden çıkmayan Rüstem Paşa kadınların devlet işlerine karışmasına zemlin hazırlayan bir sadrazam olarak anılacaktır.   Venediklilerle de iyi ilişkiler kurarak   Hürrem Sultan ve  Mihrimah Sultanla birlikte  Şehzade Mustafa'nın idamına zemin hazırlayan olaylardan sonra, Kanuni yeniçerilerin ayaklanma çıkarabileceği korkusuyla Rüstem Paşa'yı azletmiş  (1553) ve yerine Kara Ahmet Paşa'yı getirmiştir.

 

Dönemin kaynakları, Rüstem Paşa’yı, Şehzade Mustafa'yı gözden düşüşüp idamına vesile olan  ve devrinde bol rüşvet alarak  “ Ebvab-ı  Rüvet Fatihi”[1]  Rüşvet kapısını açan kişi olarak görürüler.  Rüstem Paşa öldüğünde dillere destan bir servet bırakmıştır. 

 

 Öldüğünde 1. 078.000  bin nakit altın binlerce deve binlerce katır yükü gümüş, mücevher silahlar, kitaplar vb bırakmıştır.  (130’u altın işlemeli 8.000 Kuran-ı Kerim, 5.000 kitap, 2.900 at, 5.000 hil’at (Değerli kaftan), 1.100 altın işlemeli üsküf, 2.009 yük kumaş, 130 altın üzengi, 130 çeşit zırh, 1.000 yük külçe ham gümüş, 860 altın işlemeli kılıç, 1.500 gümüşlü tolga, 1.000 gümüş topuz, 1.160 yularlı deve, 80.000 tülbent, 600 gümüş eğer, 500 altın işlenmiş eğer, 33 kıymetli mücevher, 1.000 çiftlik, 476 çarklı değirmen)  [2]

 

Rüstem Paşa, Tekirdağ,  Sakarya Sapanca ve  İstanbul'da kendi adına 2 camii, Edirne' de Rüstem Paşa Kervan Sarayı’nı,  Ankara'da Çengel Han'ı,  Erzurum’da bir bedesten, Kütahya’da ise bir hamam ve bir medrese inşa ettirmiştir.



Tevarih-i âl-i Osman

 

Rüstem Paşa’nın Tevarih-i âl-i Osman  adlı eseri  Osmanlı Devletinin kuruluşundan Eseri 1560 yılına kadar ki tarihini anlatmaktadır.  Rüstem Paşa,  Kanuni devrine kadar ki olaylar Neşrî tarihinden yararlanarak yazmış Kanuni devrini ise kendi  gözlemlerinden, kendi yaşadıklarından ve şahit olduklarından derleyerek kaleme almıştır.  Rüstem Paşa’nın Tevarih-i âl-i Osman’ı özellikle  Kanuni devrine ait olayları birinci ağızdan dile getiren önemli bir kaynaktır.

 

Bu eserde Kanuni devrine ait diğer kaynaklarda bulunmayan birçok bilgi vardır.   Bazı tarihçiler   bu eseri Rüstem Paşa’nın yazıp yazmadığı konusunda kuşkuludur. Fakat birçok tarihçi bu eseri Rüstem Paşa’nın yazmadığı  bu eserin Matrakçı Nasuh’un eserinin bir bölümü olduğu  görüşündedir.  Bu eser 1923'de I. Ferer tarafından” Die Osmanische Chronik des Rüstem Pascha “  adıyla Almancaya da çevrilmiştir

 

 

KAYNAKÇA

 

  • [1]Ahmet Akyol, “Rüstem Paşa” https://www.ahmetakyol.net/rustem-pasa/
  • [2]Ahmet Akyol, “Rüstem Paşa” https://www.ahmetakyol.net/rustem-pasa/

 



KAYNAKÇA / İLGİLİ LİNKLER
1 Kehle Kehle-i ikbal Nedir Mekr-i Rüstem ve İkbal Biti
2 Tevârîh-i Mülûik-i Âl-i Osman’dan
3 Tevârîh-i Mülûk-i Âl-i Osman'dan : Osman bir ulu gazi kim ol,
4 Tevarihi Ali Osman Behişti Tarihi Behişti Ahmet Sinan Çelebi
5 Zafernamei Hazreti Sultan Murad Han Rahimizade İbrahim Çavuş
6 Fetihname Nedir ve Örneği
7 Tarihi Cevdet Ahmet Cevdet Paşa
8 Oruç Bey Tarihi Tevarih'i Ali Osman
9 ORUÇ BEG TARİHİNDEN
10 Naima Hayatı ve Naima Tarihinden Alıntılar





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016