ANEKDOT NEDİR VE ÖRNEKLERİ
GÜNÜN YAZISI

 

ANEKTOD

 

Sözlük anlamı ile anekdod, kısa hikâye, hikâyecik ; “bütünlüğ olan bir olayın küçük parçası, öykümsü kısa anlatı” anlamlarına gelir.  Anektod edebiyatta terim anlamı ile “kısa, özlü bir anlatımı olan, ince anlamlı, güldürücü öykücük “ [1]olarak tarif edilir. Fiiliyatta ise daha ziyade meşhur kimselere dair, hikâyecik şeklindeki anılarına değinmektir.  Edebiyatımızda anekdot daha ziyade şairler, yazarlar, tanınmış kişilerin kısa hikaye, fıkra, menkıbe, kıssa niteliğindeki anı örnekleri olarak anlaşılmıştır. 

Doğru yazımı anekdot şeklindedir.

Anekdota”,  Antik Yunan dilinde “yayınlanmamış şeyler” anlamına gelmektedir.  Bu sözcük Fransızcaya “ anecdote “şeklinde girmiş dilimize de  Fransızcadan geçmiştir. Sözlük anlamı, özlü anlatımı olan güldürücü öykü, fıkra, kısa anlatı,  kısa öykü,  anı niteliği  taşıyan küçük olay  şeklindedir.

Bu sözcüğün günümüzdeki anlamını kazanması  Bizanslı yazar Prokopius’un “Anekdota” adlı eseri sayesinde olmuştur. Prokopius, İmparatoru Justinyen ve onun eşi İmparatoriçe Teodora hakkında duyduğu dedikoduları  bu eserinde toplamış, “ bu dedikodulara, efendisi İmparatora karşı duyduğu nefreti de ekleyerek, kendince “gizli bir tarih” yazmıştı.” [2]

Prokopius’un eserine bu adı vermesi, kitabın  anı, dedikodu söylenceler gibi  kısa öykücüklerden oluşması, anektod  kelimesinin  daha çok gerçek hayattan alınmış, gerçekte yaşanmış kısa öyküler ve anılar anlamında   kullanılır hale gelmesine yol açmıştır.

Anektod , “edebî eserde başlı başına ayrı bir bütünlük gösteren bir olay veya  parçası”  “ tanınmış kişilerin özel hayatlarında yaşadıkları etkileyici bir anı “anlamına gelecek şekillerde de kullanılmıştır. Anektodlar genellikle eğitici amaçlı   anlatılan, tarihte yaşamış önemli kişilerin  ilginç olaylarından söz eden,  bu tarihsel kişi ve  olaylar hakkında fikir vermeyi amaçlayan kısa, nükteli ve örnek öyküler olarak kabul görmüştür.   

Eski edebiyattaki karşılığı menkıbedir.  Menkıbelerin bir kısmı olağanüstü inanışlara dayansa bile kısa öykü özelliği ile  anektod la eş anlamlı olarak değerlendirebilmek mümkündür.  

 

ANEKTOD ÖRNEKLERİ

Bülbül
M. Akif yapmacıklı jest ve mimiklerle şiir okuyanlarda hoşlanmazdı. Bir gün böyle biri, Taceddin Dergâhında Akif’in bülbül şiirini okur. Bu okuyuşa canı sıkılan Akif, şöyle söylenir:
– Bu bülbül bizim Bülbül’e benziyordu ama, adam ne kanadını bıraktı, ne de kuyruğunu!..

 

Bir Artı Bir Eşittir Bir

Betrand Russell “Bana 1+1=1 olduğunu gösterin, size istediğiniz her şeyi ispat edeyim” dermiş. Bir gün, uyanığın teki üstada yanaşıp “Kabul edelim ki, 1+1=1. Bize Papa olduğunu ispat edebilir misin?” diye sorMUŞ.  Bir anlık duraksamadan sonra B. Russell, şu ispatı yapar: “Dünyada bir tane Papa var. Ben de birim. Demek ki, Papa ve Ben biriz.”

 

AKŞAM YEMEĞİ

Yahya Kemâl, dostlarından birine:
– Bu akşam yemeği benimle yer misin? Diye sorunca, arkadaşı:
– Hay hay! Der. Çok memnun olurum. Hiçbir mazeretim yok!
Yahya Kemal gülümseyerek karşılık verir:
– İyi öyleyse, bu akşam size geliyorum.

 

HAKSIZ İDAM 
Sokrates  ölüme mahkûm edilmiş ve idama götürülürken, eşi:
– Haksız yere idam edileceksin diyerek ağlamaya başlar.
Sokrates:
– Ne yani, demiş. Bir suç işleseydim ve  haklı yere idam edilseydim daha mı iyiydi.

 

Ne Diye Bindin

Necip Fazıl Kısakürek vapurla Karaköy’e geçerken yanına biri yaklaşıp:

– Üstad, diye sormuş. Peygamberlere ne diye gerek duyuldu, biz kendimiz yolumuzu bulabilirdik.

Necip Fazıl, okuduğu kitaptan başını kaldırmadan:

– Ne diye vapura bindin ki, demiş. Yüzerek geçsene karşıya.

 

KAYNAKÇA

 

  • [1] TDK , Okul Sözlüüğü , Ankara , 1994
  • [2] Mehmet Barlas: “Biraz İnsaflı ve Vicdanlı Olabilseydik…”, Sabah, 27 Mayıs 1997, s. 19.)





EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016