Destan NedirTürleri Hikaye Menkıbe Efsane İlişkisi

 

Destan – Dâstan- Dâsitan-

Kelime anlamı olarak kısa hikâye, masal  anlamına da gelen, meşhur hikâye, terennüm  (  sözlü olarak  anlatma)  teganni ( melodik anlatma) etme anlamlarındaki bir kelimedir. Arapçada "esatir. ", Batı'da "myth". Destanın kelime anlamından  hikâye ile masal karışımı, yayılmış ve meşhur olmuş, sözlü  ve melodik olarak anlatılan bir tür olması  kelime anlamlarının hepsiyle ilgilidir.  

 

Destan kavramı ile hikâye ve menkıbeler bir birine karışmış, destanlara  hikâye hikâyelere destan, menkıbelere de destan denilebilmiştir. Bu yazının temel amacı bu kavram ve anlam karmaşasını da gidermek olacaktır.

 

Destan kelimesinin anlamı  Türk edebiyatında oldukça genişlemiş, pek çok kavramı  karşılar hale gelmiştir.  Hepsine destan dendiği halde  konu, yapı  ve teknik yönlerden birbirlerinden oldukça farklı türlerin hepsine destan denmesi anlam ayrımlarını güçleştirir

 

 

A: Doğal ve Tarihi Destanlar:

 

Milletlerin  tarihini derinden etkileyen büyük felaketleri ve olayları konu edinen destanlardır. Bu tür destanlar da  vakalar, kişiler ve konular millidir. Vakalar milletlerin tarihinde meydana gelen, savaş göç, doğal felaketler, milletin oluşmasını sağlayan büyük hadiseler;   konu milletlerin hayatlarında meydana gelen büyük olaylar, kişiler ise bu büyük ve önemli hadiselerde topluma önderlik yapan kişilerdir. Türklerin Alp Er Tunga Destanı, Ergenekon Destanı', GÖÇ DESTANI, Şu Destanı, Oğuz Kağan, Battalgazi, Saltukname, Manas  adlı destanları, Almanların Nibelungen,  Rusların Igor,  Romalıların Romus ve Romulus, Yunanlıların Odesya ve İlyada, İranlıların   Demirci Kava,  Dahhak,  Finlilerin Klavela,  Hintlilerin Ramayana,  destanları vb bu şekildedir. Bu destanların ortaya çıkışı tarihi olaylara dayanır ve milletlerin hayatlarındaki önemli dönüm noktaları üzerinde oluşmuştur. Kahramanları  ise toplumları için önderlik yapan, tarihi dayanakları da olan kişilerdir.

 

Doğal destanların bazıları hem tarihi olaylarla, hem de dini İnançlarla ilgilidir. Bu tip destanların içeriklerinde  olağanüstü bazı unsurlar da bulunur. ( Üç günde konuşmaya başlamak, ağacın içine düşen ışıktan genç bir kadının çıkması, yedi başlı canavarı öldürmek, kayaların göç göç diye konuşmaya başlaması,  tılsımların şehri koruması vb)  Fakat  doğal destanlardaki olagan üstü unsurlar ortadan kaldırıldığında geriye tarih  ve milletlerin başlarından geçen çok büyük olayların izleri kalmaktadır.  

 

Doğal destanların  özel anlatıcılar tarafından manzume şeklinde ve  ilahi gibi melodik bir tavırla anlatıldığına  dair çok sayıda işaret vardır. Örneğin  Manas Destanı Manasçı adı verilen  destancılar tarafından bu şekilde anlatılır. [1]  ( bkz MANAS DESTANI BÖLÜMLERİ ÖZETİ VE MANZUM KISIMLARI )

 

Dede Korkut hikâyelerindeki anlatım dilinin tamamen bu şekilde bir anlatıcının ifade özelliklerini taşır. Köroğlu  ve diğer halk hikâyelerinin de canlı dilde anlatıldığı bilinen bir gerçektir.  ( BKZ DEDE KORKUT HİKAYELERİ HAKKINDA ÖZELLİKLERİ  ) Destanların  manzumeye yatkın sahip olması halk hikâyelerinin manzum nesir olması bu görüşü destekleyen işaretlerdir.

 

Doğal destanların bazıları  o milletin büyük bir şair tarafından bir araya getirilerek manzum olarak yazılır. Şehname, (Firdevsi)  İlyada ve Odesya , (Homeros,)  Ramayana, (Valmiki)  Klavela (  Lonro ) tarafından bu şekilde yazılmışlardır.

 

  1. Mitolojik Destanlar ( Mitos, Mit,) 

 

 Mitoloji, Yunanca mythos ( duyulan masal - hikâye ) ve logos ( loji- söz bilimi ) kelimelerinden  türemiştir. [2] Mitolojiler toplumsal nitelikli olmalarına rağmen tarihi olaylara dayanmayan, din inanç, efsaneler ve  hayali efsanevi kahramanlarla ilişkili destanlardır.  Mitoslar “ Çok tanrılı dinlerin tanrılar  ve  evrenin meydana gelişi ile ilgili oluşturduğu efsanelerdir. ( BKZ MİTOS NEDİR MİT DİN VE EFSANE ALAKALARI )

 

 “ Bu destanlardaki olayların kişilerin ve konuların tarihle bağı  yoktur veya varsa  da çok zayıf ve bağları  hayalidir.  Konular, kişiler ve olaylar  hayali olduğu gibi  din ve inançla ilgili efsanelere dayanırlar. Mitoslar eski ulusların inandıkları tanrıların, kahramanların, devlerin ve perilerin hayat ve serüvenlerinden bahseder.  Mitosların içinde çok eskiden gerçekten yaşamış ama hem unutulmuş hem de tarihle bağını tamamen kaybetmiş kahramanların öyküleri de vardır. Mitoslar “tabiat olaylarını ve tabi varlıkları  kişilik verme suretiyle anlatan metinlerdir” ( E. A Gardner)  ( BKZ ESATİR NEDİR MİTOLOJİ MİT EFSANE İLİŞKİSİ )

 

Mısırlıların  ve Mezopotamyalıların kuş , kedi, boğa, aslan vb başlı, insan gövdeli,  tanrı tasavvurları, Yunanlıların Afrodit, Zeus, Ares, Medusa, Eros,  gibi  ölümsüz insanlar şekillerindeki tanrı tasavvurları ve onlarla ilgili oluşan mitosları,  Türk edebiyatındaki Altay Türkleri Yaratılış Destanı  ve  Uygur Türeyiş Destanı , Sümerlerin Gılgamış,  İranlıların Ehrimen destanları bu tip destanlara örnektir. ( BKZ DÜNYA EDEBİYATINDA BAŞLICA MİTOLOJİLER )

 

C.Destansı Halk Hikâyeleri:

 

Bazı destanlar, destandan ziyade hikaye özelliği taşır. Bu tip anlatılar aslında destan değil, destan ile halk hikâyesi arasında kalmış diyebileceğimiz hikâyelerdir. Bu tip destanlar  aslında üç kısımda toplana bilir:  a) Dini, b) Kişisel Kahramanlık c) Kişisel aşk

 

a)Kahramanlık  konulu olanlar:

 

Kahramanları tam olarak toplumsal bir amaç için hareket etmedikleri gibi daha ziyade kişisel, aşk, intikam, isyan, eşkıyalık, kahramanlık   vb gayeleri için hareket ederler. Destanlardaki gibi bazı olağan üstü olaylara ve özelliklere de dayanırlar.  Tek gözlü devi öldürmek, Azrail’le savaşmak, atın gölden çıkması, rüyada bade içmek, sihirli nesneler  veya  varlıklar tarafından korunmak, kurtarılmak veya onların sayesinde dünyaya gelmek   atın kanatlarının görülmemesi gibi.… Bu tip destanların kahramanları  millet, devlet veya toplum için savaşmaz.  Tarihle bağları olsa bile amaçları daha ziyade kişiseldir. Köroğlu Hikâyesi, Dede Korkut Hikâyeleri, Vilhem Tell, Robin Hood vb tarzındaki anlatılar destansı Halk hikâyeleridir.

 

  1. b)      Dini Destansı Hikâyeler: 

 

( Bkz TÜM YÖNLERİ İLE MENAKIPNAMELER)  Menkıbe kelimesinin çoğulu Menakıptır. Din büyüklerinin ya da tarihe geçmiş ünlü kimselerin hayatları etrafında oluşmuş, destansı ve masalsı  olayları atıra imiş gibi anlatan hikâyelerdir. Menkıbelerin Kahramanlarının çoğu  gerçekte yaşayan ama hayatları  ve  kişilikleri destansı hale dönüştürülmüş menkıbevi kahramanlardır.[3] Menkıbeler efsaneye daha yakın halk hikâyeleri ve destanlarına daha uzak türlerdir.  ( BKZ MENKIBE NEDİR VE DİVAN EDEBİYATINDA MENKIBELER VE MENKIBEVİ ŞAHSİYETLER )

 

 Menkıbelerin üslup özellikleri de destanlardan ayrılır. Çünkü menkıbeler daha ziyade efsane niteliğinde ve uzunluğunda anı türünün anlatım özelliklerine sahip kısa hikâye şeklinde  hatta kıssa özelliklerine sahiptir.   Fakat kimi menkıbeler destansı mahiyetlere de büründürülüp anlatılmış, hatta destana dönüşmüştür. Örneğin Battal Gazi Destanı,  Saltukname, Ebu Müslim Destanı, gelişerek  ve anı anlatımlı özelliğini yitirerek destana dönüşmüş menkıbelerdir.  ( BKZ  MENAKIBNÂME NEDİR TÜM ÖZELLİKLERİ )

 

 Menkıbelerin Kahramanları gerçek, iddia edilen anlatıların pek çoğu hayalidir.  “ Şeyh uçmaz müridi uçurur” sözünün kasıt manasına uygun anlatılar olan  menkıbeler din büyükleri, şeyhler, evliyalar, dervişler veya tamamen hayali kişiler de olabilmektedir.  Bu tip destanlarda amaç,  din, mezhep, tarikat, şeyh veya dervişlerin ne denli ulu olduklarını kabul ettirmek, dinin, tarikatın, mezhebin, şeyhin vb  propagandasını yapmak saygınlığını kabul ettirmek vb dir. Menkıbelerin bazıları gerçeği de yansıtabileceği gibi, temel amaca hizmet gayeli  olağanüstü hadislerle de süslenmiş olabilmektedir. Gazavat- ı Ali Merhur Şahın Müslüman Olması Destanı, Gazavat-ı Ali Der Memleket-i Sind Hakkında ve Özeti, Gazavatı Bahri Umman ve Sandık Destanı ve Özeti, HZ ALİ CENKNAMELERİ, Kirdeci Alî Kesik Baş Destanı,  Maktel-i Hüseyin ve Kerbala Destanı ( 14. yy), Yemame Savaşı ve Hz Ali'nin Yemame Cengi Destanı, Hazreti Ali Kan Kalesi Cengi Özeti, Ahmet Eflaki Dede’nin, Menakıb'ul Arif'in Hamzaname, gibi veliler ve evliyalar ile ilgili olarak anlatılan menkıbeler ve velayetnameler bu tip destanlar arasında görülebilir.  

 

Menkıbelerin destan ve diğer  destansı türlerden ayrılan diğer bir özelliği ise  bazılarının ismi bilinen  kişilerin kitabı halinde yazıya  geçirilmiş olmalarıdır. Örneğin Otman Baba Velâyetnamesi, Kesik Baş Destanı ( Kirdeci Ali) ,Uzun Firdevsi ‘nin Hacı Bektaş Menakıpnamesi, Piri Baba Velâyetnamesi gibi ( BKZ GAZA VE GAZAVATANAME NEDİR )

 

Destan Denilen Manzum Türler

 

Halk  ve divan şiirinde destan adı verilen manzumeler ve çeşitleri de vardır. Divan Edebiyatında “aruz vezni ile yazılmış olan manzum hikâyelere destan adı verilmiştir.” [4] Divan şairlerinin aşk, dini, menkıbevi, doğal destan veya kahramanlık konulu her anlatıya ( destan- hikaye- kıssa- menkıbe )  destan dedikleri anlaşılmaktadır. Örneğin FUZULİ  Leyla ile Mecnun Mesnevisindeki anlatıya destan demiştir. Kirdeci Ali,  yazdığı Geyik Güvercin ve Kesik baş menkıbelerine, Şeyh Galip  Hüsn- ü Aşk adlı eserinde Muhabbetoğulları adlı Arap kabilesinde geçen olayları” Dasitan- ı Ben-i Muhabbet “ baslığı altında yazmıştır. [5]Hatta divan edebiyatı şair ve tarihçilerinin kimi tarihi eserlere “Ahmedi ve Dasitan-ı Tevarih-i Mülûk-i Âl-i Osman” adlı eserinde de olduğu gibi destan adını verdikleri  görülmektedir. ( BKZ DESTAN NEDİRTÜRLERİ HİKAYE MENKIBE EFSANE İLİŞKİSİ )

 

Divan şairleri  destanı mesnevilerin konusu olabilecek hikâye ve anlatılar olarak düşünmüşler ve mesnevilerini destan olarak adlandırmışlardır.

 

Lütf ile dediler ey sühan senç
Faş eyle cihana bir civan genç
Leyla Mecnun Acemde çoktur
Etrakde ol fesane yoktur
Takrire getir bu destanı
Kıl taze bu eski bustanı    [6]

 

O halde divan şairleri hikâye, destan, kıssa, menkıbe şeklindeki her anlatıya destan demektedir. O  halde  çeşidi ve türü ne olursa olsun  hikâyemsi masalsı veya destansı her manzum veya nesir anlatıya destan demişlerdir.

 

Halk Edebiyatında da destan adı verilen manzumeler vardır. Destan adı verilen manzumelerin  hece ölçüsü ile dörtlükler halinde yazıldığı konularının, savaş, sefer, fetih, din ve devlet uluları adına yazılmış övgü,  sosyal konulara yöneltilen hiciv, taşlama, kimi gülünç olayları anlatma, deprem, sel felaketi, diğer doğal afetler, ölüm, facia konuları gibi çok geniş bir konu yelpazesine sahiptir.  

Koşma düzeninde yazılan ve destan adı verilen bu manzumelerin belli bir nazım şekli ve konu bütünlüğünün olmadığı dikkati çeker. Halk şairlerinin destan adını verdiği manzumelerin tek ortak yanı, övülen, hicvedilen veya ağıtı yakılan bir facianın abartılı olarak ifade edilmesidir.   Halk şairleri tarafından yazılan Kedi Köpek Destanı,  Fare destanı,  Hayvanlar Destanı,  Bağdat Destanı, Destanların diğer  bir ortak yanı da diğer halk şiiri türlerine göre daha uzun olabilmesidir. Bazı destanların on beş yirmi dörtlüğe kadar uzanabildiği buna delil olabilir.

 

Gel vahş u tuyuru beyan edelim
Gör neler halk etmiş Bari Taala
Her birin ismiyle ayan edelim
Ayn-i ibret ile eyle temaşa

 

Ayıya hor bakma ateştir özü
Gerçek kurdun dahi soğuktur yüzü
Gergedan bir hayvan onun boynuzu
Zehir nuş eyliyen canlara şifa              Âşık Ömer

 


İslami Dönem destanları İlgili Linkler

 

 

 

KAYNAKÇA

 



KAYNAKÇA / İLGİLİ LİNKLER
1 Destan NedirTürleri Hikaye Menkıbe Efsane İlişkisi
2 Destan Nazım Türü ve Örnekleri Aşık Edebiyatı
3 Gazavâtnâme Çeşitleri ve Eserleri
4 MENAKIBNÂME NEDİR TÜM ÖZELLİKLERİ
5 Efsane Nedir Özellikleri Türleri ve Örnekleri
6 Dasitan'ı Muhammed- Ömeroğlu -
7 Gazavatname ve Türleri
8 Gazavatı Bahri Umman ve Sandık ile Hatırlattığı Mitolojik Öğeler
9 Hz Hamza Hikayeleri Hamzaname ve Hamzavi
10 Kirdeci Alî Kesik Baş Destanı





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 20.01.2016