SODOM VE GOMORRE

"Yâ lût.!" dediler; " emin ol biz Rabbinin rasûlleriyiz, onlar sana ihtimali yok el uzatamazlar ; sen hemen ehlinle geceden bir kısmında yürü, içinizden hiç biri geri kalmasın ; ancak karın (müstesna)! Çünkü ona da onlara gelen musibet gelecek.! Haberin olsun mev'idleri ( Vadolundukları azabın zamanı) sabahtır.! Sabah yakın değil mi.?.(Hud suresi, Ayet:69-83)

 
Değerli gönül dostları, Lût kavmi ile ilgili şiirimi Yazarken ayetlerde de belirtildiği gibi, size kısa bir açıklama yazmak istedim. Hz. İbrahim Nemrudun ateşinden çıkınca inananları topladı ve o beldeden ayrıldı. Kervanla giderken bir yerde konakladılar, uzaktan o şehrin (sodomun) ışıklarını gördüler yeğeni Lût'u da yanına alıp baktılar ve baktıkları yerlerde türlü sapıklıklar gördüler, Lût A.S.ı orada bıraktı. Bu insanları doğru yola davet et diyerek. ve Kendisi Kervanla yoluna devam etti. Lût A.S. Ne kadar uğraştıysa da doğru yolu kabul etmeyip, o çirkefliği sürdürdüler. Lût A.S. orada bir kadınla evlendi, yıllar sonra doğan iki kızı yetişti, hanımı ise o kötü geleneği sürdürmeye devam etti. İki kızını koruyup doğru yola sevkeden Peygamber, başka hiç kimseye doğru yolu anlatamadı, anlamak istemediler. Nihayet o gün geldi ve Sodom ile gomore'ye Yüce Yaratan tarafından iki melek görevlendirildi ve o beldelerin altı üstüne getirildi. Şu anda İsrail o yerlerde kazılarını sürdürüyor yerin binlerce metre derinliğinden bulgular çıkarmaktadır.

 
SODOM VE GOMORRE

 
Nemrudun ateşinden, halâs buldu hanifâ.
İnancıyla olundu, yaratana halifâ.
 
Gözyaşları içinde, vatanından ayrıldı.
Lânetlenmiş nemrutdan, dostlarıyla sıyrıldı.
 
Kervanlarla yürüyüp, vardılar bir şehire.
Canlarını kattılar, billûr gibi nehire.
 
Temâşa eylediler, uzaklardan evleri.
Yenilgiye uğratıp, kehkeşânda devleri.
 
Köşkleri gezindiler, şaşırdılar olana.
Bir anlam veremeden, gözlerine dolana.
 
Zilleri vuruyorlar, belirli bir ritimle.
Defleri çalıyorlar, yanlarında kudümle.
 
Halka olmuş oturmuş, çırılçıplak erkekler.
Üçbeş çocuk soyunmuş, bakışları ürkekler.
 
Bir sapıklık gördüler, eşi benzeri yoktu.
Öyle refah bir belde, hazineleri çoktu.
 
Bir başka pencereden, kadınları gördüler.
Onlarda çırılçıplak, sapıklığı ördüler.
 
Gün batımı başlayıp, gün doğuşu bitiyor.
Bu bir gelenek olup, geleceğe yetiyor.
 
Lût’u görevlendirdi, İbrahim-i hanifâ.
Doğru yola çağırıp, olasın sen nebiya.
 
Çok uğraştı onlarla, hiç yola gelmediler.
Yaratanın gazabı, çok azim bilmediler.
 
Yıllar geçti evlendi, onlardan bir kadınla.
Doğru yola erişin, insan olan adınla.
 
Sodomun efendisi, berişâ geldi bir gün.
Lût’a nidâ eyleyip, üzdüğün yetti her gün.
 
Oturup ağladı lût, yalvardı Yaratana.
Helâka düçâr eyle, dertleri aratana.
 
Sodom ve gomorenin, ömrü hitâma erdi.
Yüce yaratan Allah, iki melek gönderdi.
 
Bir ikindi vaktinde, beyaz libaslar giymiş.
Sodomun caddesinden, misafirler gelirmiş.
 
Sapıklar bunu gördü, düştüler arkasına.
Bütün gözler bir olup, takıldı hırkasına.
 
Lût’un evine geldi, Tanrı misafirleri.
Kimse durduramadı, bu azgın kâfirleri.
 
Lût’a dedi melekler, biran önce ayrılın.
Sodomdaki azabın, şiddetinden sıyrılın.
 
Lût’un hanımı artık, helâk olanlardandı.
İki kızı tertemiz, halâs bulanlardandı.





Süleyman KaranfilGold Üye / Erkek / 5/28/2016