Orhan Seyfi Orhon Hayatı Edebi Kişiliği Şiirleri

 

Orhan Seyfi Orhon,

HAYATI

 

(d. 23 Ekim 1890 İstanbul Türkiye) - (ö. 22 Ağustos 1972 İstanbul Türkiye), Beş Hececiler Şairlerinden Memleketçilik akımı taraftarı, milli edebiyat dönemi şairidir.

Orhan Seyfi Orhon, 23 Ekim 1890 tarihinde  İstanbul  Çengelköy’de doğdu. Babası miralay rütbesinden emekli Mehmet Emin Bey’dir.[1] Annesi ise Nimet Hanım’dır.

 

 İlkokul tahsilini Çengelköy Mekteb-i İbtidâîsi mahalle mektebinde okuyan şair, Havuzbaşı Mektebi (1902) ve Beylerbeyi Rüşdiyesini bitirdikten sona  (1905) Mercan İdadisi ’ne giderek lise kısmını da bu okulda tamamlamıştır. 1909

 

Liseden sonra önce tıp fakültesine gider[2] Tıp Fakültesinde öğrenci iken bir anestezi sırasında fenalaşarak doktorluk yapamayacağını anlar.  Fakat daha sonra hukukçu olmak isteyen şair, Hukuk Mektebine girdi. Hukuk Mektebinde iken “Hıyaban” adında bir dergi çıkarmaya başladı ilk yazıları da bu dergide yayımlandı.[3] “Hıyaban” Dergisi 1911 yılında beş sayı çıktıktan sonra kapanmış oldu.  Fakat bu dergi onun için bir tecrübe olmuş yayın hayatında daha sonra atacağı adımlar ve Aydede Dergisi için bir tecrübe kazandırmıştı. Bacanağı Yusuf Ziya Ortaç ile çıkaracakları bu dergi ise Türk Edebiyatının en uzun ömürlü dergisi olarak tarihe geçecekti.  1914’te Hukuk Mektebi’ni bitirmiştir. 1914 yılında mezun olduktan sonra, Mebuslar Meclisi (Meclis-i Mebusan)'ın Kavanin Kalemi'ne memur olarak atanmıştı. Milli Mücadele sırasında İstanbul Hükümeti’ni destekleyen "Aydede" dergisinde çalıştı. 1917 yılında, Yeni Mecmua adlı dergide çıkan şiirleri ile şair olarak tanınmaya başlamıştı.

 

"Aydede" adlı dergide yayınlanmak üzere şiirler ve makaleler yazdı. Milli Mücadele döneminde “"Peri Kızlarıyla Çoban Hikâyesi" adında şiir kitaplarını çıkardı. Orhan Seyfi, 1922 yılında, bu kitabındakilere yeni şiirler de ekleyerek "Gönülden Sesler" adıyla yeniden yayınladı.

 

 Milli Mücadele ve Cumhuriyet Döneminde Milli Edebiyat hareketinin görüşleri doğrultusunda şiirler yazan sanatçılar arasına katıldı. Milli edebiyat hareketi ve devamı olan Beş Hececilerin arasına girdi. 1923 ile 1940 yılları arasında moda konu olan “Memleketçilik " anlayışına uygun şiirler yazmıştı.

Ankara’da Milli Mücadele kazanılınca (Meclis-i Mebusan)'ın Kavanin Kalemi kapatılmış ve Orhan Seyfi açıkta kalmıştı. İşsiz kalan şair, gazetecilik ve öğretmenlik yapmaya başlamıştı. Öğretmenlik hayatı boyunca Harbiye Mektebi, Erenköy Kız Lisesi ve İtalyan Liselerinde dersler verdi.[4]

 

Orhan Seyfi ile Yusuf Ziya Ortaç  bacanak olmuşlardı. [5]İki bacanak birlikte bir dergi çıkarmaya karar vermişlerdi. Bu dergi Türk edebiyatının en uzun süreli yayımlanan bir dergisi olacaktı. İki bacanağın ortak çıkardıkları “ Akbaba “ adlı dergi tam kırk beş sene boyunca yayın hayatında kaldı.[6] 1922 yılında yayın hayatına atılan dergi 1967 yılına kadar devam etti.

 

Çoğu kez Yusuf Ziya Ortaç ile veya tek başına birçok mizah, edebiyat, fikir, aktüalite ve magazin dergisi çıkararak edebiyat dünyasında adından hep söz ettirdi. Akbaba Dergisi dışında Papağan- 1924, 1927 yılları arasında 239 sayı; Resimli Dünya, 1924, Güneş, 1926; Edebiyat Gazetesi, 1932; Ayda Bir 1935; Çınaraltı, 1941 adlı mizah ve edebiyat dergilerini çıkardı.  Dergilerinde çıkan yazılarından başka, Milliyet, Ulus, Zafer ve Son gazetelerinde Fıkra yarlığı da yapıyordu. [7]Papağan, Güneş, Ayda Bir, Çınaraltı dergilerini bacanağı Yusuf Ziya Ortaç’la birlikte çıkarmıştı.

 

1941’de İstanbul Erkek Lisesi edebiyat öğretmeni olarak göreve başlamıştı. İtalyan Lisesi’nde de Türkçe derslerine girmiş ancak 1944’te Ankara’daki bir mitingde öğrenci olaylarıyla ilgili görülerek bakanlık emrine alınmıştı. Bu olay üzerine siyasete katılmak kararı aldı.

 

Siyasette çok çabuk mesafe alıp 1946’da CHP’den Zonguldak milletvekili seçildi.  Milletvekilliği süresi dolunca 1950’de gazeteciliğe geri  döndü. 1960’tan sonra Adalet Partisi ’ne girdi. 1965’te bu partiden İstanbul milletvekili seçildi. 1922-1946 arasında Milliyet, Tasvir-i Efkâr, Cumhuriyet, Ulus, Zafer, Havadis gazetelerinde mizah ve köşe yazıları yazdı. Yaşamının son döneminde Son Havadis gazetesinde yazarlık yaptı. İlk şiirleri arkadaşlarıyla birlikte çıkardıkları "Hıyaban" isimli dergide yayınlandı. 1917’de Yeni Mecmua ’da çıkan şiirleriyle adını duyurdu. Türk şiirinde "Beş Hececiler"  grubundan biri olarak ün kazandı.

 

1941 yılında eski şiirlerinin de yer aldığı "O Beyaz Bir Kuştu" adlı kitabını çıkardı.  1944 yılında "Çocuk Adam" adlı hikâye kitabı yayınlandı. 

1953'de ise, "İstanbul Fethi" adlı şiir kitabını sekizer beyitlik dört manzume şeklinde yazdı.

Çocuk edebiyatına yönelik çalışmalar da yapan Orhan Seyfi, 1962 yılında "İşte Sevdiğim Dünya" ile yeni şiir anlayışına duyduğu özlemi dile getirdi. Gazetelere makaleler yazmasının yanı sıra, mizaha da yöneldi. "Son Havadis" adlı gazeteye bu türden yazılar ve fıkralar yazdığı dönemde, 22 Ağustos 1972 tarihinde hayata veda etti. Orhan Seyfi Orhon, 22 Ağustos 1972'de İstanbul'da öldü. Mezarı, Zincirlikuyu Mezarlığı’nda, A adasındadır.[8]

 

Ali Donbay Orhan Seyfi Orhon’un hayatı hakkında detaylı bir inceleme yapmış bu çalışmasını  “Orhan Seyfi Orhon’un: hayatı, gazeteciliği, fikrî ve edebî şahsiyeti, eserleri, Atatürk Kültür Merkezi, 2009 – “ adı altında yayımlamıştır.

 

EDEBİ KİŞİLİĞİ

 

Orhan Seyfi Orhon, eserlerinde Türkçeyi sade ve anlaşılır bir biçimde kullanan şair ve yazarlarımızdan biridir.

 

Şiire aruzla başlayan şair, "Fırtına ve Kar" isimli uzun şiirinde aruz veznini başarıyla uygulamıştı. Daha sonra Milli Edebiyat ve Genç Kalemler akımlarının etkisinde kalarak hece ölçüsüne döndü. Hece  ile yazdığı şiirlerinde yalın bir dil kullandı.  Divan Şiiri kalıplarını hece veznine uyarlayarak yazdığı gazel benzeri şiirleri de olan şairin şiirlerinden yirmiden fazlası çeşitli bestekârlar tarafından bestelenmiştir.

Şair olarak tanınmakla birlikte Orhan Seyfi, Türk mizahına önemli katkılarda bulunmuş ve yayınladığı dergi ve gazetelerle Türk basınına büyük emek vermiş  yayımcı, gazeteci ve yazardır.


Yazı çalışmalarına lise yıllarında başladı. Önceleri şiirlerinde aruz veznini kullandı.  1911 yılında ÖMER SEYFETTİN,  ZİYA GÖKAL  ve ALİ CANİP YÖNTEM  'in Selanik'te çıkardığı Genç Kalemler dergisinde yayımlanmaya başlayan  Türk dilinin sadeleşmesi, " YENİ LİSAN  " , Türk tarihi motiflerinin sanata yansıtılması, Milli Edebiyat’ a, Türk halk şiirine ve halk diline dönüş görüşlerinin  tesirinde kalarak, hece veznine geçiş yaptı. Millî Edebiyat Hareketinin ortaya attığı, dil, sanat, ölçü, şiirde dörtlük ve Heceli Şiirimizin özelliklerini kullanma, dile, şekilde, özde, konuda millilik olarak özetlenebilecek edebiyat anlayıcısının savunucusu oldu.  ( bkz BEŞ HECECİLER TOPLULUĞU VE ŞİİR ANLAYIŞLARI )

 
Orhan Seyfi' sürekli gelişen ve değişen toplumun gelişim ve değişimlerine ön ayak olacak yeniliklere açık olurken, bir yandan da geleneksel değerlere sahip çıkarak milli edebiyatın özünden kopmadan eserler vermek istiyordu. Türk edebiyatının hem modern hem de geleneksel motiflerini bir arada yaşatmayı amaçlayan bir edebi görüşle hareket ediyordu. Beş Hececiler grubundan olan ENİS BEHİÇ KORYÜREK, HALİT FAHRİ OZANSOYUSUF ZİYA ORTAÇ,  ve FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL  'le aynı düşünceler ve eylem birliği içinde olarak e Milli Mücadele döneminde Türk Yurdu, Yeni Mecmua, Şair ve Büyük Mecmua gibi dergilerde bu fikirlerine uygun şiirler ve yazılar yayımladılar.  Aruz veznini terk ederek, şiirlerini hece ölçüsüyle, sade bir dilde yazdılar ve edebiyat tarihine "Beş Hececiler" (Hecenin Beş Şairi) olarak geçtiler.

Orhan Seyfi Orhon 1917 yılında, Yeni Mecmua adlı dergide çıkan şiirleri ile şöhret bulmaya başlamıştı.  . Hecenin beş şairinden biri olarak anılmaya başladıktan sonra ise, Yusuf Ziya Ortaç, 'la birlikte Papağan, Çınaraltı, Güneş ve Akbaba gibi dergiler de yayınladı. Bir çeşit mizah dergisi olan Akbaba'da, Orhan Veli Kanık'ın öncüsü olduğu "Garip Şiiri"ni ve bunu benimseyen şairleri alaya alan, hicivsel ve mizahi yazılar yazdı. 1919 yılında, ünlü "Fırtına ve Kar" adlı şiir kitabını yayınladı. "Fırtına ve Kar"daki aruz vezinli şiirlerinde, akıcı ve yalın bir dil kulandı. Tarihsel folklor öğelerine de yer vererek, özgün ve yeni bir yazınsal kimlik oluşturmaya çalıştı.”[9]

 

Orhan Seyfi, Yeni Lisan prensiplerine ve Milli Edebiyat Akımı ilkelerine sonuna kadar inanmış, Cumhuriyet döneminde yine şiir yazmakla birlikte, hiçbir edebi harekete katılmadan bağımsız bir şahsiyet halinde sanat ve edebiyat hayatını sürdürmüştür. 

"Peri Kızlarıyla Çoban Hikâyesi" gibi şiir kitaplarındaki şiirlerinde klasik edebiyattan ayrılma isteğini ortaya koyuyordu.   Bu şiirlerinde kinayeli bir biçimde ifade ediyor; sosyal olayları hicivsel bir üslupla işlemişti. Divan şiirine özgü aruz vezni kalıplarını, modern ve sade hece ölçüsüne uyarlayan şiirler yazıyordu.  

Eserlerinde ve özellikle şiirlerinde Romantik bir aşk vardır. Hayali aşklarının dünyasında yaşayan şair hayatın karamsarlık veren sıkıntı ve buhranlarından kaçarak Şiirlerinde yarattığı, bu hayali Aşk ve Beşeri Sevgililerin yaşandığı, melankolik dünyaya kaçmıştır. Yaşadığı dönemlerin bunalımlarından kurtulmaya bir çare olarak gördüğü bu hayali aşklar âleminde şiirsel bir düş dünyası yarattığı şiirlerinden anlaşılmaktadır. Divan Şiiri kalıplarını hece veznine uyarlayarak yazdığı gazel benzeri şiirleri de olan şairin divan şiiri ile hece ölçüsünü bağdaştırmak yolunda bir takım düşünceler içerisine girdiği de anlaşılmaktadır. Şiirlerinde sağladığı  Şiirde Ahenk başarısı dolayısı ile  bestekârların ilgisini çeken şairin  yirmiye yakın şiiri bestelenmiştir.[10]

Orhan Seyfi Orhon, arı Türkçe ile romantik bir şiir evreni kurmuş,  şiirlerinin bir bölümünü de çocuklar için yazmıştır.  

 


ESERLERİ [11]

•        Çocuk Adam (roman)
•        Düğün Gecesi (öykü)
•        Dün Bugün Yarın,
•        Kulaktan Kulağa (fıkra)
•        Peri Kızı ile Çoban Hikayesi (manzum masal)
•        Üç Dünya
•        Sadâbâd
•        Anadolu Toprağı
•        Veda
•        Fırtına ve Kar (şiir)
•        Gönülden Sesler
•        o beyaz bir kuştu
•        kervan
•        işte sevdiğim dünya
•        Gidiyor

Düz yazıları

  • Fiskeler (1922)
    •        Asri Kerem (1942)
    •        Dün Bugün Yarın (1943)
    •        Kulaktan Kulağa (1943)
    •        Gençlere Açık Mektup (1951)
    •        Düğün Gecesi (1957)
    •        Çakırların Derinliği (1958)

 

ŞİİRLERİ İÇİN TIKLAYIN 

 

SERÇELER

 


KAYNAKÇA

 

[1]  https://yazarmezar.com/mezar-sayfa-215.html

[2]  Dr. Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005. Shf. 413

[3]  ALİM KAHRAMAN, https://islamansiklopedisi.org.tr/orhon-orhan-seyfi

[4]  Dr. Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005. Shf. 413

[5] Yusuf Ziya Ortaç Hayatı Edebi Yönü ( Beş Hececiler, https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/

[6] Yusuf Ziya Ortaç Hayatı Edebi Yönü ( Beş Hececiler, https://www.edebiyatvesanatakademisi.com/

[7] Dr. Aslan Tekin Edebiyatımızda İsimler, Elips Yayınları, Ank. 2005. Shf. 413

[8] https://yazarmezar.com/mezar-sayfa-215.html

[9]  https://www.biyografi.info/kisi/orhan-seyfi-orhon )

[10] https://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Seyfi_Orhon

[11] https://tr.wikipedia.org/wiki/Orhan_Seyfi_Orhon

 

Edebiyat Dil bilim, Kültür, Folklor, Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, ve Araştırmalarınız bize başvurarak bu sitede Paylaşabilirsiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com 

 

 

 



KAYNAKÇA / İLGİLİ LİNKLER
1 Beş Hececiler Topluluğu ve Şiir Anlayışları
2 Milli Edebiyat  Hareketi Şair ve Yazarları Listesi
3 Halit Fahri Ozansoy Hayatı Edebi Yönü ( Beş Hececiler)
4 Enis Behiç Koryürek Edebi Yönü ve Beş Hececiler
5 Yusuf Ziya Ortaç ve Kaybolan Kelime
6 Yusuf Ziya Ortaç Hayatı Edebi Yönü ( Beş Hececiler)
7 Faruk Nafiz Çamlıbel'in Seçkin Şiirleri
8 Ömer Seyfettin Hayatı Hikayeciliği Eserleri
9 Ziya Gökalp Hayatı ve Eserleri
10 Mehmet Emin Yurdakul Hayatı ve Edebi Kişiliği
11 Ali Canip Yöntem ( 1887 - 1967 ) Hayatı , Edebi Kişiliği





Şahamettin KuzucularAdmin / Erkek / 1/20/2016