Hülâgû Han Şiir Dünyamızda Hülağu

 

Hülâgû  – Şiir Dünyamızda Hülagu Han

Hülagû Han, ((1217-1265) İlhanlıların kurucusu olan hükümdardır.  Babasının adı Tuluy'dur.  Cengiz Han'ın torunu, Mengü Han ve Kubilay Han'ın da kardeşidir. İran'da hüküm sürmüş olan İlhanlılar Devleti`ni kurmuştur.

 Hülagü  Han; Abbasileri yıkan,  kimsenin alamadığı Alamut Kalesi`ni fetheden, Bağdat’ı yerle bir eden Selçuklu ve Anadolu Selçuklularını da boyunduruk altına alan İlhanlı Devleti`nin  en önemli hükümdarı  olarak tarihe geçmiştir. 

Alamut Kalesi`nin altına tüneller kazdırıp,  patlayıcılar yerleştirip,  Alamut'u havaya uçuran Hülagu Han, Bağdat'ın kendisine teslim olmaması üzerine bu güzel şehri ele geçirmiş, içinde kim varsa herkesi öldürtmüş, bu zalimliği ile de tarihe geçmiştir.  

Kaynaklar, Bağdat’ın fethinden sonra (1258), Bağdat’ta yaşayan 90 bin kişinin şehrin içinde öldürüldüğünü, Bağdat’ın bir hafta boyunca yağmalandığını ve tamamen yerle bir edildiğini yazar.

Bağdat’ı alıp Abbasiler`i ortadan kaldıran Hülagu Han, daha sonra Güney ve Doğu Anadolu’ya yürümüş, Anadolu’daki beyliklerin tamamı onun egemenliğini tanımak zorunda kalmışlardı. Hülagü Han daha sonra Suriye üzerine yürüyüp Halep’i ve Şam’ı da ele geçirmiş, Memluklar ile mücadeleye başlamıştı.

Fakat Memluklar üzerine yürüyen komutanı Ketboğa  ve ordusu Ayncalut’ta  Memluklara mağlup oldu.

Divân şiirinde yağmaları, çapulları, zalimliği, acımasızlığı ve kötü niyeti ile ve Bağdat`ı tamamen yakıp yıkıp, katleden zalim padişah kişiliğiyle tanınmıştır.

Bu nedenle Hülagu Han, zalimliğin sembolü olarak gösterilir ve yakıp yıktığı Bağdat’la birlikte anılır. ( ( Bkz  Bağdat: Dârü’s-Selâm )  O vakte dek hiç kimsenin alamadığı, Önasya’nın fitne batağı olan  Haşhaşiler`in  efsanevi kalesi Alamut'u fetheden ilk hükümdar olmasına rağmen,  Divan Şiirinde Bağdat'ı yaktığı için bilinir. Hülagu Han, Basra ile de anılır. Bağdat ve arkasından Basra 1258’de  Hülagu’nun emrindeki Moğollar tarafından talan edilmiş,  Basra`ya atfen, “ harâbe’l-Basra " (Basra harap olduktan sonra) deyimi  Hülagu Han'dan eser olarak kalmıştır.  Nitekim Basra'nın adı, Osmanlı eğemenliğine geçene kadar  " harâbe’l-Basra ",  "Ba'de Harâbi'l-Basra". "Ba'de harâbi'l-Basra", yani "Basra harap olduktan sonra"   deyimi ile  harap bir kent olarak kalmıştır. ( bkz Basra ( Divan Edebiyatında Basra ) - Edebiyat Terimleri Mazmunlar .

Düşmanum öldi velî ba’de harâbe’l-Basra
Geçdi pâşâ-yı cihân-dâra beni haylî zamân       Taşlıcalı Yahyâ  

Bazı durumlarda ise Hülagu Han`in zulmü, sevgilinin zalimliğine, bir benzetme unsuru olarak kullanılır. Sevgilinin zalim bakışları Hülagu Han’ın bakışlarına benzetilir. Sevgili tıpkı Hülagu Han gibi dünyayı yakıp yıkan, şairin gönlünü talan ve yağma eden, Hülagu Han gibi zalim  ve kan dökücü olan, aşığa zulmeden ve katledici  bakışlarla bakan bir sevgilidir. 

Şehr-i Bağdat gibi kişver-i dil oldu harab
O civanın sitem-i çeşm-i Hülagü’sundan'       Senih Efendi
(O Hülagü gözlü sevgilinin eziyetinden, gönül ülkesi Bağdat şehri gibi harap oldu.)

Hulagu-hadinı şah-ı Oktay-vezir
Selim Han-ı gazi hidiu-i dilir       Sabit

Muhabbet mülkünü yıkdın Hülagu Han mısın kafir
Aman dünyayı yakdun ateş-i suzan mısın kafir       Nedim

Bazı durumlarda adı anılmasa da Bağdat’ı yakıp yıkması cihetinde telmih yolu ile adı hatırlatılır.

Bir Moğol-Çîn yüzlü kâfir gönlümün Bağdâd’ını
Yakdı yıkdı cevr ile âlân u tâlân eyledi                     Hayali Bey

Hem yakarsın berk-i şimşîr-i sitemle âlemi
Hem yine dersin ser-i kûyumda efgân olmasın    La edri 

Bezm-i ‘uşşâka ki ol yâr-ı cefâ-cûy gelür
Şehr-i Bağdâda sanasın ki Hülâgûy gelür     Nigari 

 





EsaAdmin / Erkek / 8/24/2016