Mine Sanatı ve Mine yapımı




Resim alıntı: https://sofyaliworld.blogspot.com.tr/2013/11/mine-sanat-2-uygulama-teknikleri-ve.html


MİNE SANATI KISA TARİHÇESİ 

Mısırlılar, önce toprak kaplar üzerinde bir çeşit mine yaptıkları daha sonraları da firuze, lacivert, mor ve zümrüt yeşili minelerle bezeli altın takılar ve mücevherler imal ettikleri bilinmektedir. Eski Yunanlılar da mine işini öğrenmiş ve bazı heykelleri mineyle süslemişlerdi.

Bizans sanatında (İncil Kapakları, kutular, haçlar, ikonalar ve ikona çevreleri) İslam sanatında El-Biruni'nin yapıtlarında mine tekniğine ilişkin bilgilere rastlanmaktadır. Mine sanatındaki en erken İslam Eserleri Fustat'ta bulunmuş olan  Fatimiler döneminden kalma, altından yapılmış mücevherlerdir. İspanya'da Kurtuba'da (Cordoba), Medinet üz-Zehra'da da Fustat'dakilere benzer mineli mücevher ele geçmiştir. (11.-12.yy'lar). Artuklu Emiri Rüknettin Davut için 12.yy'da hazırlanan bir bakır tas mine sanatının güzel örneklerindendir. Osmanlı döneminde mine tekniği özellikle 17.yy'ın ikinci yarısında yaygınlaşmıştır. 

Rönesans döneminde Avrupa'da yapılan mine minyatürler yapılmış,  bu dönem sanatçıları beyaz mine zemin üzerine metal oksitleriyle boyanmış ve üzeri saydam bir mineyle kaplanmış portreler yapmışlardır. Londra'daki Victoria ve Albert Müzesi'nde çok güzel bir mine koleksiyonu vardır.

 

MİNE NEDİR VE MİNE SANATI 

 

Mine çok zarif bir bezeme biçimidir. Mine bezeme ve mine minyatür sanatı yüzyıllardır bilinen ve yapılan bir el sanatı dalıdır. Yüzeyleri mineyle bezeme sanatı olan "mine işi" büyük bir ustalık ve özen gerektirir; çünkü mine genellikle çok kolay kırılır. En eski minelerin çoğu kırılıp kaybolmuş olduğu için eski, ünlü sanatçıların yapmış olduğu mineler günümüzde çok ender ve değerlidir.

Günümüzde bu tür mine işi ender yapılmakta, kulüp ve okul rozetlerinde, nişanlarda, saç fırçası ve el aynalarının arka yüzlerinde kullanılmaktadır. Kuyumcu mineleri, levha ve rozetlerde sanayide ve kuyumculukta kullanılır. Metal üzerine figüratif resim ve manzara kompozisyonları yapımında beğenilen bir yöntemdir.  

Mine, metal bir yüzeyin sert ve parlak bir cam katmanla kaplanmasıyla elde edilen bir bezeme biçimidir. Mine yapmak için çok sıcak bir fırında özel bir ısıtma işlemi uygulanarak metal ile cam kaynaştırılır. Dişlerin dış yüzeylerini kaplayan sert ve parlak dokuya da diş minesi adı verilir. Mine sanatı altın, gümüş ve bakır gibi değerli metallerin mine boyalarıyla süslenmesi temeline dayanmaktadır.

Mine, metal nesnelerin parlak kırmızı hale gelen yüksek sıcaklıkta çeşitli maddelerin eritilerek birleştirilmesiyle camsı bir yüzey olacak şekilde kaplanmasıdır. Mine,  Soda, Boraks, Silisyum, Kurşun Oksit karışımından oluşur. Mine renksiz ve saydam bir camdır. Mineye rengi veren metal oksitlerdir.  Mine, temel olarak renksiz cam ile metal oksitlerin bileşiminden oluşur.[1] Renk veren oksitler tek başlarına veya değişik oranlarda kullanılarak çeşitli renkler meydana getirir. Frit ya da Flux olarak isimlendirilen temel cam maddelerinin oranı ile metal oksitlerin oranı minenin ısı altındaki sertlik ve Parlaklık durumlarını belirler. Kurşun, potasyum ve soda minenin sertliğini, parlaklığını veya yumuşaklığını belirler. Borax cam ile metal oksitleri birbirine karıştırıp parçaların oluşumunu sağlar. Borax, potasyum ve soda, minenin esnekliğini kontrol eder. Fazla Borax esnekliği azaltır, daha fazla soda ya da potasyum ise esnekliği arttırır.[2] Bu denge kurulamazsa mine metal ile kontak kuramayacak ve çatlayacak ya da atacaktır.

 

MİNE YAPIMCILIĞI 

 

Döküldüğünde erimiş kütle, kaba cam parçaları gibi bir hale dönüşür.  Mine işinde kullanılan cam tozu, çeşitli kimyasal maddelerin, istenen rengi verecek metal oksitleriyle karıştırılıp ısıtılmasıyla elde edilir. Bu karışım soğuduktan sonra dövülerek toz haline getirilir. Toz şekline gelmiş olan bu parçalar. Isıtma sırasında eriyerek ve cam gibi akışarak metal yüzeye yapışır. Değişik katkı maddeleri kullanılarak saydam, yarı saydam ya da mat mine yapılabilir.

Kuyumcu mineleri, parça ya da toz şeklinde satılır. Parça halinde olanlar sınırsız bir zamanda saklanabilir. Toz halinde olanlar, rutubetli havalarda yumuşar. Bu da ateşe giren mineyi etkilemiş olacağından toz halindeki mineler kısa bir müddet içinde kullanılmalıdır. Toz Halindeki mineler, kuru odalarda iyi kapatılmış kaplarda, muhafaza edilip rutubetten korunmalıdır.

Saydam ve yarı saydam olmak üzere İki çeşit mine vardır. Bu iki ana tip, çok çeşitli renklerde üretilir.. Mine kaplı bakır ve çelik levhalar, sadece parlak renklerinden dolayı değil; ama aynı zamanda da hava şartlarına dayanıklı oldukları için kullanım alanları yaygınlaşmıştır.

 Dekoratif amaçlarla, metallerin minelenmesi olayı çok eski çağlardan bilinmektedir. Bu devir kuyumculuk ve resim mineciliği konusunda çok önemlidir. Çok uzun sayılabilecek bir aradan sonra yirminci yüzyılın başlarında, özellikle birinci dünya savaşında sonra mine yapma sanatı yeniden gelişmeye yüz tutmuş. Bakır, altın ve gümüş üzerine minecilik Viyana Tatbiki Sanatlar Okulu’nun kararlı tutumu ile dünya çapında bir beğeni kazanmıştır.

Bezenecek olan metal yüzeye hazırlanan mine tozu sürülür ve fırınlanır. Sıcak fırında mine eriyerek metal yüzeyle kaynaşır ve camsı bir görünüm alır. Mine işinde kullanılan metaller altın, gümüş ve bakırdır. Altın ve gümüş üzerine saydam mine kaplanarak değerli metalin parıltısının minenin altından görülmesi sağlanır; bakır üzerine ise saydam olmayan mine kaplanır. 

Kuyumculuk mineleri, alüminyum ve pirinç üstüne tatbik edilemez. Sadece bir dereceye kadar alpaka ve alman gümüşü üstüne tatbik edilebilir. O da eğer bu maddelerin içinde mine yapılmasına uygun olmayan maddelerin bulunmaması şartıyla mümkündür.[3]

 

Asit Banyoları

Değişik metaller için ayrı asit banyoları gereklidir. Şuna da dikkat etmek gerekir ki metal üzerinde en küçük bir asit izinin kalması mineyi olumsuz yönde etkiler. Asit kalmadığından emin olmak amacıyla asit banyosundan sonra objeyi yüzde beşlik soda solüsyonunda 5–10 dakika kadar kaynatmak gerekir. Objenin tam olarak kaç dakika kaynatılacağı objenin sayısına bağlıdır. Daha sonra akarsu altında iyice durulamak gerekir.

Mine yapma işleminde temizlik son derece önemli bir faktördür. Yeterince temizlenmemiş aletler, kaplar ve elekler başarısızlığın en büyük nedenlerindendir. Temizlenmiş metal nesnelerdeki parmak izleri, ateşe girmemiş mine kaplamada kendini belli eder.

Minelerin, bu amaçla yapılmış kaplarda temizlenmiş olmaları gerekir. Daha önce asit banyolarında kullanılmış kapları, asla kullanmamak gereklidir.

 

Bakır ve Tombağın Hazırlanması

Mine yapmak için her türlü bakır ve tombak tabakaları için mineciler, yumuşak kaliteli elektrolit bakır(0,5–1,2 mm) kullanır. Eğer tombak üzerinde çalışılacaksa 95 % Cu +5 % Zn yi 90 % Cu ve 10 % Zn alaşımına tercih edilmelidir..Geniş yüzeylere tatbik edilen mine, kolayca sökülebilir.

Tombak üzerine tatbik edilen mine ateşe girdiğinde en fazla 4 kere dayanabilir, buna karşılık bakır üzerine dökülen mine, ateşe daha fazla sokulabilir. Bu da bakır tabakalar üzerinde değişik renklerin, ayrı ayrı ve yeniden tatbik edilmesi imkânını verir. Koyu saydam mine renkler, altına flux astar aracılığıyla daha parlak hale getirilebilir. Çoğu rubi kırmızısı ve rose saydam mineler de flux astar gerektirir.

Metaller, 700–750º C’de tavlanmalıdır. Soğuduktan sonra 9 birimlik suya, 1 kısım sülfürik asit karışımı banyosundan geçirilir. Akarsuyun altında metal durulanır, parlak ve cilalı bir hal alıncaya kadar fırçalanır.

Bu durumu ile metal minelemeye hazırdır, artık çıplak elle dokunulmamalıdır. Saydam minelerin tatbikinde metal, ilaveten sarı asit denen nitrik asit ile % 0,1–0,2 arası tuz karışımından geçirilir.(Ticari derecesi 36 Beº). Bu karışım, tuz tamamen eriyinceye kadar tahta bir kaşıkla karıştırılır. Aşırı parlak cilalı bir görünüm alıncaya kadar obje, bu asit banyosunda tutulur. Suda iyice durulandıktan sonra bir bezle kurulanır.

Bu sarı asit, ateşe girdikten sonra saydam minelere bir parlaklık ilave eder (Özellikle tombak objelerde önemlidir). Bazı mineciler, bu sarı asidi bakır parçaların üzerine saydam minelerde de kullanır.

Saydam minelerde metalin temizlenmesi için özellikle, amatörler tarafından kullanılan bir başka metotsa; metal parçanın her iki tarafı ince zımpara kâğıdıyla temizlenmesidir. Sonra 1/8 litre su, sirke ve bir çorba kaşığı dolusu tuz karışımında tutulup metal parlak bir renk gösterinceye kadar beklenir. Sonra suda durulayıp çıplak elle dokunmadan, mineleme işlemine geçilmelidir.

 

Gümüş Tabakaların Hazırlanması

Has gümüş tabakalar, 680–700º C civarında tavlanmalıdır, bazı hallerde tavlama işlemini tekrar yapmak gerekebilir. Daha sonra objeyi soğutun, su altında kıl bir fırça ile fırçalayın. Lehim izleri olan has gümüş tabakalar da gümüş alaşımları gibi yapılmalıdır. 925 – 935 – 1000 Milyem Arası Gümüş Levhalar. 

¾ 1– 680–700º C arasında tavlayın daha sonrada soğutun. ¾ 2– 7 kısım su ve 3 kısım sülfürik asitten meydana gelen asit banyosunda 60–70º C bekletin. ¾ 3- Objeyi %5lik soda solüsyonuna (Na2CO3) daldırın, ıslak durumda ısıtın ve tavlayın, tekrar 2 ve 3 nolu işlemleri iki kere tekrarlayın. Üçüncü işlemden sonra obje yeniden soğutulmalıdır. Kıl bir fırçayla duruladıktan sonra fırçalayın, parlatın ve kurulayın. Bazı mineciler, hala değişik bir asit banyosu kullanırlar, eğer saydam pembe, kırmızı, flux veya apolin mineler söz konusuysa. Burada asitleme işlemi biraz daha karışıktır; ama iyi netice verir.

Sulandırılmış sülfürik asitle, ön bir işlemden sonra yoğunlaştırılmış nitrik asit içinde 3 kere yıkayın. Hemen hemen bütün rubi-rose, bazı sarı saydam ve opalin mineler, gümüş üstüne bir flux astar gerektirebilir.

 

 Altın Tabakaların Hazırlanması

Yüksek fiyatı nedeni ile altın mine işlerinde nadiren kullanılır. Altın alaşımlı tabakaların üzerinde çalışırken ki bunlar gümüş ve bakırdan daha çok bileşikleri vardır, aşağıdaki sarı asitin ihtiyatla kullanılması gerekir. Önce küçük kapta testler yapılaması tavsiye edilir.

Has altın tabakalar ( 24 Ayar ) 580–600º C arasında tavlanıp soğutulmalı, daha sonra kıl fırçayla su altında fırçalanıp lehimlenmiş noktaları, cam fırça ile fırçalayın. Has altın tabakalar da altın alaşımları ile aynı işleme tabi tutulur.

 

Minelerin Hazırlanması

Parça halinde alınan mineler, parçalanarak öğütülür ve ince toz haline gelir. Mineler, aynı zamanda toz halinde de satılmaktadır. (Resim 1.8) Genel öğütme inceliği, saydam kaba tanelerde 60 mesh/inch olup. Donuk minelerdeyse 80 mesh/inch dir. Öğütme inceliği için özel istekler de göz önüne alınabilir.

Toz halindeki mine, toz olarak alınmış bile olsa sert porselen bir havanda, yeterli miktarda su içinde birkaç kez yıkanmalıdır. Yıkama işlemi sırasında hafifçe havan tokmağı ile karıştırılmalıdır, bulanık su, dışarı dökülüp temiz su ile değiştirilmelidir.

Bu işlem su temiz kalana kadar tekrarlanmalıdır. Havandaki mine bu hali ile tatbikata hazırdır. Mine yıkama işleminde damıtık su tercih edilmelidir. Saydam minelerde çok iyi bir yıkama özellikle önemlidir. [4]

 Yıkama işleminin su temizleninceye kadar devam etmesi

Islak haldeki toz mine, hemen kullanılmalıdır. Bir gün önceden kalan ıslak mineler, yukarıda bahsedilen porselen havan içinde birkaç damla saf haldeki nitrik asit ilavesi ile yeniden öğütülmelidir.(Kırmızı donuk minelerde nitrik asit kullanılmaz Daha sonra temiz suda birkaç kez yıkanmalıdır. Eğer süte benzer bir bulanma görülürse ki çok hassas bazı saydam mine renklerinde görülebilir(Resim 1.12). Ya da mine birkaç saat bekletildiyse, mine tozu yeniden yıkanmalıdır.)

 

Minelerin Tatbik Edilişi

Mineler ya bir fırça ya da bir spatula yardımı ile ıslak halde veya toz halinde, elekle serperek tatbik edilebilir. (Resim 1.13) Daha küçük olan objeler, en çok ıslak halindeyken minelenir, fakat daha büyüklerde de ıslak tatbikat yapılabilir. Metalin yağını almak ve yapışma imkânını daha emin hale getirmek için metalin önceden ısıtılması gerekirObje bir fırında renk değiştirmeye başlayıncaya kadar kısa bir zaman için bırakılır. İyice yıkanmış mine bir fırça veya spatula yardımıyla mümkün olduğunca eşit biçimde, hazırlanmış olan metal yüzeye tatbik edilir. İlk katın fazla kalın olmaması gerekir ve metal kalınlığının yarısını geçmemelidir.

 

Mine yapılacak metalin yağının alınması

Açılı ve kubbeli objelerdeyse önceden TRAMİL isimli sıvı yapıştırıcıdan ince bir kat tatbiki önerilir. Bunu bir fırça ile uygulamak mümkündür. Ya da ıslak mine kütlesine, birkaç damla TRAMİL dökmek suretiyle de yapışma özelliğini artırmak mümkündür. Islak mineyi tatbik ettikten sonra suyun fazlası, emici bir bez ya da kurutma kâğıdıyla minenin kenarına prese ederek emilir. Bu kat iyice kurutulmalıdır.  Eğer ön ısıtıcı aletiniz veya tuğla fırınınız yoksa obje fırının yanında veya üstünde kurutmaya bırakılmalıdırMükemmel kuruyan obje bir mufle içinde 850–900 derecede ateşe sokulmalıdır(Resim 1.16).Bilhassa dikkat edilecek şey objelerin mufle duvarlarına fazla yakın olmamasıdır. Aksi halde eşit derecede pişirilmiş olmaz.

Daha küçük objeler, gerekirse bir lehim lambası veya pürmüz tipi bir lambayla pişirilebilir. Bununla beraber bir mufle, fırın çapı 4–5 cm. den daha büyük objelerde gereklidir. Şunu da belirtmek gerekir ki lehim lambaları veya bunzen gaz şalomaları bazı ülkelerde, rozet yapımında mine işinde toplu üretimde bile kullanıldığı görülmektedir.

Bu çeşit mineciler, çok mükemmel düz bir yüzey elde etmek amacıyla genellikle ikinci bir kat daha tatbik ederler. İkinci kez fırınlandıktan sonra bir karborundum eğe yardımı ile yüzey tamamıyla eşit ve mat oluncaya kadar düzeltilirDaha sonra bol su içerisinde, kıl bir fırça ile karborundum tozunu temizlemek için fırçalanır. Ondan sonra bir bezle kurutulur ve tekrar fırına verilir. [5]





  • [1] https://www.offroadcuyuz.com/minecilik/2952-minecilik-mine-teknigi-mine-nedir/
  • [2] https://www.offroadcuyuz.com/minecilik/2952-minecilik-mine-teknigi-mine-nedir/
  • [3] https://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/kuyumculuk/moduller/mine.pdf
  • [4] https://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/kuyumculuk/moduller/mine.pdf
  • [5] https://hbogm.meb.gov.tr/modulerprogramlar/kursprogramlari/kuyumculuk/moduller/mine.pdf
Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış