TRABZONDA TELKARİ, HASIR VE KAZAZİYE


 

    

 

 TRABZONDA TELKARİ, HASIR VE KAZAZİYE

Trabzon, el sanatları altın gümüş işleme ve kazaziye sanatları açısından özel bir öneme sahip olan bir şehrimizdir.

Tranzonda kuyumculuk hızla gelişen sektör halini almış, yüzükten kolyeye, bilezikten küpeye, bileklikten çeşit çeşit  takı ürünlerine, tespihten plaketlere kadar sayısız ürünün altın ve gümüşle işlendiği, hasır, telkari ve kazaziye sanatları ile üretildiği görülür.

 Hasır işleme, Kazaziye, telkari,  altın ve gümüş örgücülüğü gibi el sanatlarının  Trabzon’un el işçiliğinde çok önemli yer i vardır.  Telkari, Ülkemizde sadece birkaç yerde bilinirken,  kaziye ve hasır örgücülüğünün sadece Trabzon’da biliniyor ve yapılıyor olması bu el sanatları açısından Trabzon’un önemini ortaya çıkarmaya yetmektedir.

Anadolu’nun birçok yerinde erkek egemen işi olarak karşımıza çıkan Kuyumculuğun Trabzon yöresinde kadınların hâkimiyetinde olduğu görülüyor. Geçmişi eski yıllara dayanan Trabzon Hasırı, Kuyumculuk  mesleğinde makineye girmemiş Sanatlardan  biri olarak gösteriliyor.

Trabzon’da, özellikle  ev hanımı kadınların el emeği göz nuru olan ve bacasız sanayi kabul edilen telkari, kazaziye ve hasır sektörü, yaklaşık 4 bin 400 kişiye ekmek kapısı olmuştur.[1] Hasır örgücülüğü ve Kazaziye ürünleri yurdun dört bir yanına buradan gitmektedir. Ayrıca önemli bir miktarda bu tip ürünlerin yurt dışına da satıldığı bilinmektedir. Trabzon’da kadınların ördükleri bilezik, gerdanlık ve kemerlere örgü aşaması bitene dek erkek eli değmiyor. Erkekler takının sadece kilit ve kaynak işlerini yapıyor. Bu nedenle Trabzon’un dünyaca ünlü hasır bileziklerini anlatırken ‘Anadan Kıza’ nitelendirmesi yapılıyor.

Maraş Caddesi ve Kunduracılar Caddesi kuyumcuların ve gümüşçülerin büyük çoğunluğunu üzerinde taşımaktadır. Bu caddeler Trabzon kuyumculuk sektörünün ürünlerini sunduğu mekânlardır.

Trabzon Hasırı 22.09.2006 tarihinden geçerli olmak üzere ‘Trabzon Telkariye ve Hasırı’ adına ‘TTH’ yani Trabzon Telkariye ve Hasır’ı etiketiyle satılıyor. Trabzon Telkariye ve Hasır’ını toptan ve perakende satan esnafta satacağı hasırlarda coğrafi işaret kullanma yetkisi noter sözleşmesiyle veriliyor.[2]

Gümüş – altın hasır takı modellerinin patenti Trabzon kuyumcular odasına aittir. Kaliteyi ve standartı yakalayabilmek için, gelecek nesillere bozulmadan aktarılması açısından son derece önemlidir.

TRABZONDA TELKARİ

Telkari,' nin sözcük anlamı tel ile yapılan sanattır. Telkari'ye aynı zamanda 'vav işi ' de denilmektedir. Bu isim, Osmanlıca vav harfinin, uygulamada motif olarak sıkça kullanılmasından dolayı verilmiştir. Fakat bu tanım, tel ile yapılan her sanatsal çalışmanın telkari olduğu anlamını doğurmaz. Örnek olarak, Trabzon İşi Hasırcılık' hasır örgü bileziğe tel ile yapılmasına rağmen telkari denilmez. Yine, ağaç üzerine yollar açıp içine döverek tel gömme işinin de telkari olduğu sanılmaktadır; oysa bunun adı  'tenzil'  sanatıdır.

Telkari, sanatının bir diğer anılma biçimi de çift işi'dir. Bu ismin kaynağı ise, işin yapımı sırasında parçaların teker teker bir araya getirilmesinde kullanılan, cımbıza benzer ancak ucu daha ince olan ve 'çiff' olarak isimlendirilen alettir. 'Vav' ve 'çift işi' isimleri genellikle sanatkârlar, arasında kullanılır.[3]

Telkari Sanatı Osmanlı döneminden buyana Trabzon’da Trabzon Telkari adı altında icra edilir. İlk zamanlarda gelinlerin hamam takunyalarında kullanılmış ve zamanla bu sanat takı ve sus eşyası olarak insanların kullanımına sunulmuştur. Trabzon Telkari Telkari Sanatı'nın üretim tekniğinin genel özelliklerini taşımakla beraber örgü dokusu Trabzon yöresine has özelleşmiştir.

Trabzon da Telkari Sanatı genellikle hediyelik eşya, aksesuarlarda kullanılır ve pazarlamaya sunulur. Son dönemlerde Trabzon Hasırı tokalarında dahi farklı modellerle kullanılmakta ve büyük ilgi görmektedir.

Trabzon Telkari 0.25 mm kalınlıklarındaki iki telin burulup silindirde yassılaştırıldıktan sonra oluşan yassı telin dantel gibi örülmesiyle meydana gelir. Çok hassas işlemlerden geçen Trabzon Telkari ustaların becerisi derecesinde estetik değerini oluşturur. Ustaların zevkine sanata bakışına göre farklı farklı modellerle pazara sunulur.

Son zamanlarda  Trabzon’da çeşitli kurumlar Trabzon El Sanatını geliştirmek amaçlı kurslar düzenlemektedir. Trabzon Çıraklık Eğitim Merkezi de belge sahibi kalifiye sanatkârlar yetiştirmektedir.

Altın ve gümüşün yüzyıllardır dantel işlendiği Telkari sanatı, her el sanatı gibi ayakta kalmaya çalışıyor. Kuyumculuk sektöründeki endüstrileşmeyle yaşam alanı daralan sanatın ustaları, telkari işlemeciliğini bugüne kadar taşımayı başardı. Mardin Midyat, Ankara Beypazarı ve Trabzon Telkari sanatının yaşatıldığı merkezlerden sayılıyor.[4]

Trabzon Telkari Sanatı Trabzon El Sanatları grubunda ağırlıklı bir yeri vardır. Trabzon Hasırı ile beraber dünyaya pazarlanmaktadır. Türkiye’de de birçok eve süs eşyası veya takı olarak girmiştir. Son zamanlarda plaket veya yarışmada derece alanlara kupa olarak verilmektedir. Trabzon’a gelen her ziyaretçi Trabzon Telkari ürünlerini görmeden gitmez.,,,

Telkari sanatı ile yaygın olarak tütün kutusu, takunyalar, aynalar, tepsiler, kemerler, küpeler, kolyeler, düğmeler ve yüzükler yapılabiliyor. Telkari,Sanatı, ile yaygın olarak tütün kutusu, sigara, ağızlık , ayna, tepsiler, kemerler, küpeler, kolyeler, düğmeler ve yüzükler, telkari aynalar, telkari çay bardağı, telkari gümüş takunya, telkari anahtar, telkari kaplama, telkari kitaplık, telkari peçetelik, telkari gümüş tepsi, telkari mücevher kutusu, telkari şekerlik, telkari meyvelik, telkari su bardağı, telkari çerçeve, hediyelik eşyaların yapımında uygulanmaktadır.

 

 TRABZONDA KAZAZLIK

Kazazlık sanatı Lidyalılardan Anadolu insanına miras kalmıştır. Kazazlık Sanatı Osmanlı İmparatorluğu zamanında Anadolu’nun önemli yerlerinde yaşatılmıştır. Ancak Cumhuriyet kurulduktan sonra bu sanat sadece Trabzon da devam ettirilebilmiş ve ancak Trabzonlu ustalar tarafından günümüze kadar sürdürülebilmiştir.

Kazaz Sanatı 0,08 mikron inceliğinde, 24 ayar Altın veya 1000 ayar Gümüş Telin ipek tel üzerine özel bir yöntemle sarılması ile biraz daha kalın ve sağlam tel haline getirilir. Sonrasında bayanlar tarafından bu tel dikiş iğnesine takılarak çeşitli model örgülü takılar halinde örmektedir.

Kazaziye Sanatı da tamamen el emeği ürünüdür. Bu ürünlerin örgü şekilleri ören kişilerin kendi özel isteklerine göre farklı model ve tasarımlarda şekillendirilebilir. Çok zarif görünümünün yanında bu ürünler aynı zamanda çok sağlamdır.

Şuan belki yaygın bir şekilde tanınmayan Kazazlık Sanatı yapılan çalışmalar ile çok yakın gelecekte Dünya'da talep edilen El Sanatı ürünü olması beklenmektedir.

Kazazlık Sanatının devam etmesi ve yaygınlaşması için son zamanlarda Trabzon’daki bazı kurumlar ve Trabzon Kuyumcular Odası kurslar düzenlemekte ve iş bilen kişi sayısını artırmaktadır.

 

TRABZON HASIRI

Trabzon Hasırı’nın takı olarak üretimi Osmanlı döneminde Trabzon da başlamıştır. Örgü şeklinin teknik kökeni çok eski çağlarda ki şövalyelerin zırhının örgü şekline dayanır. Dünyada zırh örücülüğü olarak örnekleri görülen Gümüş  örücülüğü, ülkemizde "Trabzon işi" olarak bilinmektedir. Yaklaşık 30–35 mikron (0,3 mm.) kalınlığındaki Altın ya da Gümüş tellerin ilmek ilmek örülmesiyle icra edilen bu Sanatın ürünleri, Trabzon'un Mersin köyünden yurdun hemen her yerine yayılmıştır.[5]

İlk olarak Trabzon Hasır, beylerin kılıçlarına kemer olarak üretilir ve sonradan takı eşyasına dönüşür. Trabzon’un bir ticaret şehri oluşu ve ipek yolu üzerinde bulunuşu sebebiyle bu takı sanatı günümüze kadar yaşama şansı bulur.

Trabzon Hasarı 900 ayar Gümüş ve 22 (916)ayar Altın olarak üretilmektedir. 0.3 mm ve 0.35 mm kalınlığında oluşturulan Hasır teli Trabzon’un örücü bayanlarına örmeleri için verilmektedir. Hasır, yaklaşık 30–35 mikron (0,3 mm) kalınlığındaki altın ya da gümüş tellerin ilmek ilmek örülmesiyle yapılır. Elde edilen teli Trabzon yöresindeki Örücü Kadınlar, ucu üçgen biçiminde sivriltilmiş bir tür özel cımbız ile dokumaya başlar. 18–20 cm. bir bileziğin örülme süresi dokuyucunun el hızına ve bu işe ayırdığı zamana göre değişir. Hasırın büyüklüğüne göre ve dokumacıların hızına göre örme süresi 1hafta ile 15 gün arasında sürmektedir.

Standart model toka motifleri, çelik uçlu kalemlerde yapılır. Yılda üç ton civarında hasır üretimi yapıldığı dile getiriliyor. Trabzon hasırının özellikleri: 22 ayar Altından yapılan hasır bilezik yumuşak dokuludur. Üstüne su dökülse bile sızdırmaz. Hasırların kalitesine göre 300-500 yıl dayandığı ifade ediliyor. Şu anda 100–150 yıllık hasır bileziklerin olduğu biliniyor.[6]

Trabzon Hasırı bayanlara daha çok kemer, bilezik, gerdanlık, küpe, yüzük, broş olarak sunulur. Erkeklere daha çok kravat iğnesi ve kol düğmesi olarak sunulur.

Trabzon Hasırı Trabzon El Sanatı ürünlerinin en önde gelen ürünüdür ve tüm Dünya'ya Trabzon'dan pazarlanır. Trabzon Hasırı çok kullanışlı olmasının yansıra oldukça sağlam bir takı türüdür. Son dönemde yapılan çalışmalar sonucunda Trabzon Hasırı Türk Patent Enstitüsü tarafından TTH(Trabzon Telkariye ve Hasırı) adı altında coğrafi ürün olarak tescillenmiştir. Bu patente sahip ürünler aslına uygunluk ve ayar sağlamlığı kontrolünden geçmiştir.  [7]


       


KAYNAKÇA

 
  • [1] https://morfikirler.com/yazi/trabzonda-telkari-kazaziye-ve-hasir-sektoru-4400-ki
  • [2] Altın Hasır İşleme ve Trabzon İşi Hasırcılık
  • [3] Telkari Nedir Telkari'nin Tarihi ve Telkari Resimleri, .edebiyadvesanatakademisi.com/sanatlar/5-a
  • [4] Telkari Sanatı Tarihçesi Mardin Beypazarı Trabzon İşi Telkari
  • [5] Altın Hasır İşleme ve Trabzon İşi Hasırcılık
  • [6] Altın Hasır İşleme ve Trabzon İşi Hasırcılık
  • [7] ww.muratgumusculuk.com/?sayfa=trabzontelkari

Not: Geleneksel ve Güzel Sanatlarla ilgili, Tez, yazı, İnceleme, Resim,Tablo, kaligrafi, ebru, Fotoğraf, minyatür, hat, sedef, el işi, oya, bezeme, Telkari, kazaziye  benzeri çalışma  ve araştırmalarınızı, sitemize üye olarak ,  bize başvurarak ESA'da paylaşarak kültürümüze katkıda bulunabilir, kendinizi ve ürünlerinizi tanıtabilirisiniz.

 BAŞVURU İÇİN : ESA, İLETİŞİM  veya s_kuzucular@hotmail.com

 

Bu içeriğe henüz katkı yapılmamış

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış