Çocukluğumdaki Anılarla Bir Gezinti 1


16.11.2020

 

Çocukluğumdaki Anılarla Bir Gezinti 1

Çizgi Roman Dünyam

Bugün çocukluğuma giderek okuduğum o çizgi roman dünyada gezineceğim sizlerle. ilk örneklerini gazetelerimizde okuduğum, ardından dergilerde okumaya devam ettiğim bir dünya... Çok daha önceden beri basında 1970’ler de bol okuyucusu olan yüzlerce çeşidi ile dünyamızı saran bizi bambaşka dünyalara götüren gönlümde apayrı bir yer bulan karikatür dediğimiz çizim dediğimiz, yerli çizgi roman üretiminin gazetelere geç yansıması ayrı bir araştırma konusu… Bunun en büyük nedeni, okuyucuların birkaç satır değil sayfa sayfa okuyarak okumanın zevkine varmasından kaynaklanıyordu. Çizgi roman dediğimiz dergileri eline alarak sayfalarca okumak ve gazetede küçük bir yarım sayfayı doldurmayan karikatürle doyuma ulaşmak o zamanalar da kolay değildi… Tarkan Sezgin Burak’ın yerli üretim olmak zorunda olan karikatür sanatın o dönemlerde en zirvede olduğu dönemlerdi, sonrasında Gırgır, Teksas, Tommiks, Zagor… Güncel olma kaygısı olan her hafta yeni bölümleriyle yayınlanan hazır dış malzemenin bolluğundan olsa gerek okumanın doruklarını yaşardım. Maceralarla dolu olan ve çizgi roman okuyucuya sonsuz ve ekonomik bir arz ortaya çıkarması adına, çok ucuzdu.

Gırgır dergisi mizah dolu sayfalarıyla gündeme ilişkin tespitleriyle ile mizahtan çizgi ağırlıklı bir yapıya geçen mizah dergiciliği de kendi içinde bir çizgi roman ağırlıklı olarak gelişmeye başladı. Mizah dergilerindeki çizgi romanlar gibi sürükleyici anlatımıyla mizaha, ya kısa vurucu hikâyelere sayfalarını dolduruyordu. Pazar günlerini sabırsızlıkla bekler her sayısın kaçırmadan büyük bir zevkle neşeyle okurdum.

 

“Tarkan, diğer çizgi romanlar gibi seri üretilmedi, geniş aralıklarla çiziliyordu. Bu yüzden üstünde uğraşılarak, titiz bir şekilde hazırlanıyordu. Avrupa tarzı çizgi romanlar gibi, neredeyse yılda bir öykü çıkıyordu. En beğenilen serüvenleri, intikam peşinde koştuğu ``Gümüş Eyer`` ve "Altın Madalyon" oldu. Tarkan`ın asıl karakterini bu serüvenler anlatır. Gülmez yüzü, hedefinden şaşmayan, vazgeçmeyen kişiliği bu öykülerde öne çıkar.

Tarkan, 1970`ten başlayarak dergi olarak yayınlanmaya başladı.

21 Temmuz 1967`de ``Margus Kalesi`` ile başlayan Tarkan`ın, 1978`de yarım kalan ``Milano`ya Giden Yol`` adlı serüveni de dahil olmak üzere on dört serüveni vardır..”


Tarkan Serüvenleri

 MARGUS KALESi

HONORYA`NIN YÜZÜĞÜ

KORKUNÇ TAKİP

MARIO`NUN KUŞLARI

ALTIN MADALYON

GÜMÜŞ EYER

KUZEY CANAVARLARI

BAYRAKTAKİ CANAVAR

KURT KANI

VİKİNG KANI

MARS`IN KILICI

GÜÇLÜ KAHRAMAN

DEHŞET KULESİ

MİLANO`YA GİDEN YOL

 

Çocukluğumda her hafta Tarkan’ın çıkacağı Çarşamba günün iple çekerdim, illaki okumak için Rabbim yardım eder bir yolunu bulur alır okurdum. İçimdeki o okuma aşkı şevki sıcaklığını anlatacak kelimeleri bulamıyorum. Bunun ne anlama geldiğini idrak edebilmek ancak kendini aşkla okumaya adamakla aşkla okumakla mümkün oluyordu, başka türlüde açıklaması da olmuyordu, okuma aşkının ne anlama geldiğini… Devam edecek inşallah

Mehmet Aluç

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


Henüz yorum yapılmamış