ESAS - DER KURULURKEN III

Günün Yazısı
Ekleyen : Necibe Çetinkaya , 05 Ekim 2017 Perşembe aaa Beğen 6
  Bugün 1 Ekim pazar. Sabah saat 8.00 de kalkıp aşağıya indiğimizde, arkadaşların çoğu kahvaltı etmeye başlamıştı bile. Daha sonra Şehamettin Bey, eşi ve kızları Almila'da geldi.( Sabahın o saatinde küçük bir çocuğu uyandırıp gün boyunca yollarda onun nazını çekmek herkesin yapacağı bir davranış değil.Şehamettin Bey ve eşi gösterdikleri misafirperverlik ve özverileriyle övgülerimizi fazlasıyla hakettiler.) Kahvaltımız neşe içinde geçti.Halil Bey'in Eskişehir Şairler Derneği Onursal Başkanı İbrahim Sağır Bey'le ilgili anlattığı anılar hepimizi kahkahalara boğdu. Müsadenizle o anılardan birini burada anlatmak istiyorum.
    Bir vakitler İbrahim Bey ve eşi kaplıcaya giderler.Sabah erken kalkan İbrahim Bey hamamın yolunu tutar.Kapıyı açar ama içeride kimsecikler yoktur.Bir kapı daha açar yine kimseyi göremez.O sırada bir kapı açılır ve bir bayan dışarı çıkar.İbrahim Bey birazda sitemkâr bir şekilde: '' Kızım peştemalları sen mi veriyorsun. '' der. Bayan hiç cevap vermeden yürüyüp gider. İbrahim Bey kızmıştır ,küser ve geri döner. Olayı anlattığında o hamamın bayanlara ait olduğunu öğrenir ve mahcup olur. Ertesi sabah yine erkenden kalkar. Kendinden gayet emin bir şekilde bu sefer karşı hamama gider. Fakat o da ne ! Yine bayanların yerine gelmiştir. Kendi kendine söylenir: ''Dün yanlış yere geldim tamam da bu sefer karşı tarafa geldim o da mı yanlış.'' diyerek tekrar geri döner.Sonra anlaşılır ki hamamların yerleri değişmiş.Yani hanımlar bir gün orda bir gün karşı hamamda oluyorlarmış.(anlatan doğru bilgi vermemiş. Anlayacağınız İbrahim Bey'in bu olaylarda suçu yok.(!) ) Ömrünüz uzun olsun İbrahim Bey. Siz yoktunuz ama anılarınızla bizlerin gönlünü hoş ettiniz.
      Kahvaltı faslı bittikten sonra minübüse bindik.Genel kurulda olan arkadaşlarımızın bir kısmı işleri olduğu için bize katılamadılar.Gezide; Şehamettin Bey ve eşi, Şerife Hanım ve eşi, Ulvi Bey ve eşi, Mehmet Bey ve eşi,Halil Bey ve eşi, ben ve eşim, Aytül Hanım ve eşi, Şahin Bey, Yusuf Bey ve Mahir Bey vardı.Baş konuğumuz tabii ki Almila Hanımdı.
     Minübüs hareket etti, ilk durağımız Belen'di. Mihmandarımız ise Şehamettin Bey.Yörenin tarihi ve coğrafi yapısına o kadar hakimdi ki, dinleyenler bir turist rehberi anlatıyor sanırdı.Tabii ki ben burada gezdiğimiz yerler hakkında kısa bilgi vermekle yetineceğim. Çünkü bilgi verme işini grubumuzda bulunan tarihçimiz Aytül Hanım`a bırakıyorum.
     Belen İskenderun'a çok yakın küçük bir yerleşim yeri. Burada, tabelasında 1553  tarihi yazan Kanuni Sultan Süleyman Camii`ne girdik.O zamandan bugüne ayakta kalmayı başaran caminin bazı yerleri restore edimişti. Küçük fakat her taşıyla tarih kokan bu ibadet yerinde biz de dualarımızı ettik. Fotoğraflar çekildik ve ayrıldık. Belen'in 7-8 km içine doğru giderek Bakras Kalesi`ne vardık. Kale yüksek bir tepeye inşa edilmişti. Şehamettin Bey uzaktan gerekli tarihi bilgileri vermeyi unutmadı. Fakat ne yazık ki kale bakımsızlıktan viran haldeydi. Geri döndük ve Samandağı 'na doğru yola devam ettik.
      Samandağı farklı din ve kültürdeki insanların bir arada yaşadıkları enteresan bir yer. Türkiye 'nin en eski yerleşim yerlerinden biri. Denize sıfır ve dünyanın en uzun ikinci sahili olmasına rağmen ne yazık ki turizm açısından gerekli yatırımlar yapılmamış. Çevlik'te insan eliyle kazılmış 7 metre yüksekliğinde ve 6 metre genişliğindeki Titus Tüneli'ni hayranlıkla gezdik.Taşlardan, sulardan güçlükle geçerek tünelin sonundaki ışığı görebildik. Fakat daha ileriye gitmeyi göze alamadık. Hem karanlık hem de taşların kaygan olması nedeniyle olası bir kazaya kurban gitmemek için o riski göze alamadık. Fakat grubumuzdan Şehamettin Bey ,Aydın Bey, Halil Bey bir iki kişi daha cesaretle tünelin sonuna ulaşmayı başardılar. Daha sonra Beşikli Mağarası 'na gittik. Burada Roma döneminden kalma kayalara oyulmuş çok sayıda kaya mezarlar var. Bir ara gruptan koptuğumuz için buradaki tarihi bilgileri de yanımızda olan Aytül Hanım`dan aldık. Fotoğraflarımızı da çektikten sonra geri dönüşümüzde yol boyunca yöresel ürünler (salça,nar ekşisi,turşu,reçel, mandalina )satan yerlerden ihtiyacımız olanları aldık ve geri dönmek üzere minübüsümüze bindik.
     Hayli yorulmuş bir o kadar da karnımız acıkmıştı.Yemeği Harbiye 'de bulunan şelâlede yemeğe karar verdik. Burası bir doğa harikası. Her yerden su sesleri duymak mümkün. Suyun ve yeşilin müthiş uyumu insana huzur veriyor. Şelâle üzerine kurulmuş otantik bir restorantta su şırıltısı eşliğinde çeşitli mezeler ve Hatay tavamızı afiyetle yedik, çaylarımızı içtik. Bu güzel ortamı geride bırakarak İskenderun 'a doğru yol aldık. İskenderun sahilinde kısa bir gezinti sonrasında öğretmen evine döndük. Sabah erken gideceğimiz için arkadaşlarla vedalaştık. Fakat Şahin Teberik Bey ısrarla yarın yolcu edeceğini söyleyerek vedalaşmadan gitti.
      Çok yorulmuştuk ama saat daha 21`e yeni geliyordu, üzerimizi değiştirip aşağıya indik. Aşağıda Eskişehir gurubu ve sohbetlerin olmazsa olmazı Yusuf Bey vardı.Yorgun olsak da gönül dostlarıyla bir arada olmanın hazzı daha ağır bastı. Sohbetin ardından herkes odasına çekildi.
       Sabah 8.00 de kahvaltıya indik, yemeğin ardından hazırlandık, artık dönüş vakti gelmişti, bir grup Ersin Bey 'in arabasıyla Eskişehir 'e Ben eşim,Ulvi Bey ve eşi de Adana`ya gitmek üzere Şahin Bey 'in arabasına bindik.Şahin Bey arabamız gelene kadar yanımızdan ayrılmadı. Şehamettin Bey, Şahin Bey ve Mehmet Bey mükemmel bir ev sahipliği yaptılar. Kendilerine sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.
      Böylece Dörtyol genel kurulu maceramız sona ermiş oldu.Çok güzel anılar ve gönül hoşluğuyla ayrıldığımız Dörtyol 'a, bu ilk gelişimizdi ama sanırım son olmayacak.Tüm dostlara gönül dolusu selamlar ve saygılar.


Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.

Yapılan Yorumlar

Mehmet Aluç
06 Ekim 2017 Cuma 03:30:17
Benden de sizlere gönül dolusu selamlar sevgiler,sağ olun var olun emeğiniz boşa gitmez biliyorum,selamlarımla.

Necibe Çetinkaya
06 Ekim 2017 Cuma 13:01:42
Güzel dilekleriniz için sağolun Mehmet Bey. Selam ve saygılar.

Seferi (Nurcan Bedir Ören)
06 Ekim 2017 Cuma 16:48:29
Izlenimlerinizi, duygu ve düsüncelerinizi paylastiginiz icin tesekkürler... Gönlümüzle ordaydik, simdi gercekten ordaymisiz gibi hayalimizde de canlandirdik... bir dahaki sefere insallah...diyoruz. Selamlar, sevgiler...

Necibe Çetinkaya
06 Ekim 2017 Cuma 17:04:28
Teşekkür ederim canım. İzlenimlerimle gönlünüze dokunabildiysem ne mutlu. İnşallah daha güzel etkinliklerde beraber oluruz. Selam ve sevgiler

Aytül Kaplan
06 Ekim 2017 Cuma 22:42:42
Necibe hanım...tekrar yaşadık o günü... teşekkür ederim... sizleri tanıdığıma ve Esas Der'de sizlerle birlikte olduğuma çok çok seviniyorum... kucak dolusu selamlar... sevgiler...

Necibe Çetinkaya
07 Ekim 2017 Cumartesi 00:17:08
Ben de seni tanıdığım için çok mutluyum. İnşallah tekrar görüşmek nasip olur. Tabiki yanımızda Seferi'de olursa harika olur. Selam ve sevgiler.

Aytül Kaplan
11 Ekim 2017 Çarşamba 12:30:54
inşaallah

Yorum Yaz

Yorum yazmak için üye girişi yapınız...