Gönül Evi


15.6.2020

Küçük, şirin, pembe panjurlu sıcacık bir gönül evi gördüm.
Aşk rengine boyanmıştı tüm çehresi.
Davet etmeden hane sahibi;
Sessizce girdim içeri...
Utangaç, çekingen ve bir o kadar da cür'etkar bir kapısı vardı;
Aralanıyor fakat, açılmıyordu öyle hemencecik gelene geçene...
Ufka bakan göz göz pencerelerinden içeri sızan masmavi gökyüzü;
Sanki sonsuz bir hayat kaynağıydı...
Zaman durduran saat asılıydı saadet renkli gönül evinin baş köşesinde;
Muhabbet kokusu sinmiş duvarlarına; renk renk izler bırakmıştı hatıralar...
Bahçesindeki ab-ı hayat çeşmesinden su içen boynu bükük çiçekler;
Baş kaldırıyorlardı hep birlikte hüzne, kedere...
Çatısına sarsılmaz fikirlerden akıl örtüsü çekilmiş, direniyordu boş laflara...
Küçük, pembe panjurlu,
sıcacık bir gönül evi gördüm.
Aşk rengine boyanmıştı tüm çehresi.
Ayrılırken oradan,
Merakla baktım uzaktan;
Var mıydı acaba bir sahibi?

Sitedeki yazıların tüm hakları ve sorumluluğu yazı sahiplerine aittir. Yazıların izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Aksi davranışlara karşın yasal işlemlere başvurulacaktır.


2 Yorum
16.06.2020 - 16:35
Çoğu zaman birinin gönül evine kolay kolay girilmez. Girildiği zamanda dostluklar pekişir gönül evinde kadim bir dostluk çıkar ortaya... Gönül Evini yıkmak çok kolaydır, ağızdan çıkan bir yanlış kelime gönül evini yerle bir eder de tekrar yapmaya imkan olmaz. Güzel bir yazı kotarılmış kutlarım içtenlikle Cemil Bey...

16.06.2020 - 21:54
Çok teşekkür ederim üstadım. Sizden bunları duymak ne güzel.